Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Yunus Emre

Muradıma maksuduma ermezsem Hayıf bana yazık bana vah bana Kadir Mevlâm cemalini görmezsem Hayıf bana yazık bana vah bana Daima isyandır hep benim işim Nic’olur kabirde ol garip başım Duadan unutman eşim yoldaşım Hayıf bana yazık bana vah bana Âsi kulum defterine bak derse Yüzün karaları gör ne çok derse Yerim göğüm arasından çık derse
Mana beratın aldık uş yine elimize Aşk sözün veribidi padişah dilimize Aşk sözlerin söyler can canları eyler hayran Cahiller eremezler bu bizim sırrımıza Sırrımıza ermezler inen yoldaş olmazlar Değmeler haldaş olmaz bu bizim halimize Halimize haldaş ol sırrımıza sırdaş ol Müşkülün ayan olsun baş indir ulumuza Yunus sen bahri olgıl aşk göllerine dalgıl Bu hak
Ey dost aşkın denizine Girem gark olam yürüyem İki cihan meydan ola Devranım sürem yürüyem Girem denize gark olam Ne elif ne mim dal olam Dost bağında bülbül olam Güllerin derem yürüyem Bülbül olubanı ötem Gönül alam canlar utam Başımı elimde tutam Yoluna verem yürüyem Bülbül olubanı gidem Ey nice gönüller güdem Yüzüm aşk ile
Haber eylen aşıklara aşka gönül veren benem Aşk bahrisi olubanı denizlere dalan benem Deniz yüzünden su alıp sunuveririm göklere Bulutlayın seyran edip arşa yakın varan benem Yıldırım olup şakıyan gökte melaik dokuyan Bulutlara hüküm süren yağmur olup yağan benem Gördüm göğün melekleri her biri bir işteyimiş Hak Çalabın zikrin eder İncil ve Hem Kur’an benem
Aşık eteğin tutmak gerek akıbet zeval olmaya Aşkdan bir elif okuyan kimseden sual olmaya Aşk dediğin bilir isen eğer aşka gönül verir isen Aşk yoluna mal ne olur can dahi muhal olmaya Asil zadeler nişanın eğer bilmek diler isen Her sözün manası var sözü sebük-sal olmaya Ariflerden nişan budur her gönülde hazır ola Kendini teslim
Sordum sarı çiçeğe Benzin neden sarıdır Çiçek eydür ey derviş Ahım dağlar eritir Yine sordum çiçeğe Sizde ölüm var mıdır Çiçek eydür ey derviş Ölümsüz yer var mıdır Yine sordum çiçeğe Kışın nerde olursuz Çiçek eydür ey derviş Kışın turab oluruz Yine sordum çiçeğe Tamuya girer misiz Çiçek eydür ey derviş Ol münkirler yeridir Yine
Miskin ademoğlanı nefse zebun olmuştur Hayvan canavar gibi otlamağa kalmıştır Oğlanlar öğüt almaz yiğitler tövbe kılmaz Kocalar taat kılmaz sarp ruzigar olmuştur Beyler azdı yolundan bilmez yoksul halinden Çıktı rahmet gölünden nefs gölüne dalmıştır Yunus sözü alimden zinhar olma zalimden Korkadurun ölümden cümle doğan ölmüştür
Bu cihana gelmeden maşuk ile bir idim Kul huva’llah sıfatlı bir bi-nişan nur idim Ol dem ki dirlik idi Hakk ile birlik idi Ol payansız devirde ne Musa ne Tur idim Bile idim hazrette ol bi kıyas kudrette Ne şerikim var idi ne kimseyle yar idim Yer gök yaratılmadan kalu bela denmeden Levh-kalem çalınmadan Mirac’a
Dağlar ile taşlar ile Çağırayım Mevlam seni Seherlerde kuşlar ile Çağırayım Mevlam seni Sular dibinde mahi ile Sahralarda ahu ile Abdal olup Yahu ile Çağırayım Mevlam seni Gök yüzünde İsa ile Tur Dağı’nda Musa ile Elimdeki asa ile Çağırayım Mevlam seni Derdi öküş Eyyub ile Gözü yaşlı Yakub ile Ol Muhammed mahbub ile Çağırayım mevlam
Aldı benim gönlümü Nolduğum bilimezem Yavıkıldım ben beni İsteyip bulımazam Gönülsüz girdim yola Halimden gelmez dile Bir dem derdim demeğe Bir dertli bulımazam Şakirim derdim ile Sataştım güle güle Dertliler bulucağız Ben beni bulımazam Ayık olup oturman Ayıksızlar getirmen Severim aşk esriğin Ben ayık olımazam Yunus’a kadeh sunan Enel – Hak demin vuran Bir cur’a
Aşık oldum erene ermek ile Hakkı buldum er yüzün görmek ile Ere erdim evde buldum maksudum Bulamadım taşradan sormak ile Haktan erer türlü nasib canlara Olmazımış Kabe’ye varmak ile Pınar idim erenler kıldı nazar Deniz oldum dört yana ırmak ile
O dost bize gelmez ise ben dosta geri varayım Çekeyim cevr ü cefayı dost yüzün görüvereyim Sermaye bir avuç toprak onu dahi aldı bu aşk Ne sermaye var ne dükkan pazara neye varayım Gönlüm der ki dost benimdir gözüm der ki dost benimdir Gönlüm der ki göze sabret bir dem haberin sorayım Taptık’ım der ki
Yeni bu bad-ı nev-bahar Hoş nev’ile esti yine Yine kışın soğukluğu Fuzulluğun kesti yine Yine rahmettir bikıyas Yine işret oldu demsöz Yine geldi bu yeni yaz Kutlu kadem bastı yine Yine yeni hazineden Yeni hil’at giydi cihan Yine verildi yeni can Ot ve şecer süstü yine Yeni seher merguzarı Hoş akar esrük suları Cihanlara saçtı
Uş gene geldim ben bunda sır sözün ayan eyleyem Bir söz ile yeri göğü cümlesin beyan eyleyem Dilensem ten eyleyem dilerisem can eyleyem Gönlümü Tur canım Musa taht-ı Süleyman eyleyem Dirlik bana karşı gele ben dirliğin boynun vuram Ölüm eğer vacip ola canımı kurban eyleyem Azrail ne kişidürür kastedebile canıma Ben onun kastını yine kendine
Dolap niçin inilersin Derdim vardır inilerim Ben Mevlaya aşık oldum Onun için inilerim Benim adım dertli dolap Suyum akar yalap yalap Böyle emreylemiş Çalap Derdim vardır inilerim Ben bir dağın ağacıyım Ne tatlıyım ne acıyım Ben Mevlaya duacıyım Derdim vardır inilerim Beni bir dağda buldular Kolum kanadım yoldular Dolaba layık gördüler Derdim vardır inilerim Dağdan
Bugün sohbet bizim oldu bize bizim diyen gelsin İçirdi aşk bize şehdin nuş eyleyip yudan gelsin Kanaat hırkası içre selamet başını çektim Melamet göynegin biçtim arif olup giyen gelsin Bu aşk meydanı içinde çağırdım bir avaz ettim Müezzinlik bizim oldu imam oldum uyan gelsin Bu ummanda delim türlü güher vardır ele girmez Bahasız inci bulunmaz
Çarh-ı felek yok idi canlarımız var iken Biz ol vaktin dost idik Azrail ağyar iken Nice yıllar biz onda cem idik can kanında Hakikat aleminde marifet söyler iken Çalap aşkı candaydı bu bilişik ondaydı Adem Havva kandaydı biz onunla yar iken Dün geldi safi Adem dünyaya bastı kadem İblis aldadı ol dem Uçmakta gezer iken
Yar yüreğim yar Gör ki neler var Bu halk içinde Bize güler var Ko gülen gülsün Hak bizim olsun Gafil ne bilsin Hakkı sever var Bu yol uzaktır Menzili çoktur Geçidi yoktur Derin sular var Girdik bu yola Aşk ile bile Gurbetlik ile Bizi salar var Her kim merdane Gelsin meydana Kalmasın cana Kimde hüner
Dost senin aşkın oku key katı taştan geçer Aşkına düşen kişi canıla baştan geçer Dünyanın muhabbeti ağılı aşa benzer Ahirin sanan kişi ağılı aştan geçer Başında aklı olan ücrete amel etmez Hurilere aldanmaz göz ile kaştan geçer Yunus’un gönlü gözü doludur Hak sevgisi Sohbet ihtiyar eden yad ve bilişten geçer
Geldi geçti ömrüm benim Şol yel esip geçmiş gibi Hele bana şöyle gelir Bir göz açıp yummuş gibi Miskin Ademoğulları Ekinlere benzer gider Kimi biter kimi yiter Yere tohum saçmış gibi Bu dünyada bir nesneye Yanar içim göynüm özüm Yiğit iken ölenlere Göğ ekini biçmiş gibi Yunus Emre’m bu dünyada İki kişi kalır derler Meğer