Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Türkü Sanatçıları

1962 yılında Ordu’da doğdu. Lise tahsilini Ordu’da tamamladı. Müzikle ilgisi ortaokul yıllarında başladı. Lisede iken Ordu Halk Eğitim Merkezi Halk Müziği Korosuna devam etti. Bölge genelinde konserlere katıldı. Çeşitli okulların korolarını yönetti. 1981 yılında İ.T.Ü. Türk Musikisi Devlet Konservatuvar Temel Bilimler Bölümüne girdi. Konservatuvara devam ederken 1986 yılında Kültür ve Turizm Bakanlığı Ankara Devlet THM
1936 senesinde İstanbul’da hayata gözlerini açan Ahmet Sezgin, 1954 senesinde İstanbul Radyosu tarafından açılan imtihanı birinci olarak kazanarak bu radyoda şan, nota ve solfej eğitimi aldı. Vatani görevini bitirdikten sonra Ankara Radyosuna girdi ve çalışmalarını burada sürdürdü. 1963 senesine kadar Yurttan Sesler Topluluğunda yer aldı. Aynı sene tekrar İstanbul Radyosu’na döndü ve yüzlerce plak oluşturdu.
Hicri 1000’de (1591) Eğridere’de doğan, 1065 yılı Rabiülahır’ının yirmi ikinci günü sabah çağında İstanbul’da vefat eden İbrahim, “Sohbet-Name”de geçen bir sözüne nazaran, atasının, bir şiirdeki; Varımı ol dost verdim gayrı varım kalmadı mısraını okurken, daha çocuk olduğu hale, “Bir varı var mıydı ki” demesi üzerine tahsin ederek “Bu oğlancık şeyhtir” demesi dolayısıyle “Oğlanşeyh” diye anılmış,
Rumelilidir. Son çağ Bektaşi ozanlarının büyüklerindendir. İstanbul’da oturur, çok güzel keman çalardı. Mürşit payesine ermiştir. İstanbul’da Sütlüce Bektaşi Tekkesi Şeyhi Münir Baba’nın mürşididir. Kültürlü bir kişidir. Bektaşiliği ile övünürdü. 1900 yılında İstanbul’da öldü.
1949 yılında Erzincan’da doğdu. 1965 yılında Emre Taner’in teşviki ile müzik çalışmalarına başladı. Beş yıl süre ile meşk etti, ud ve makam dersleri aldı. Askerlik görevini tamamladıktan sonra Erzincan Ağır Bakım Tamir Fabrikasında çalışmaya başladı. Kendi gayretiyle keman çalmayı öğrendi. Pek çok sanatçıya eşlik etti. 1991 yılından beri de Erzincan Musiki ve Folklor Derneği bünyesinde
On üçüncü asrın ortasiyle on dördüncü asrın ilk yarısında yaşamış alan Erdebilli Şeyh Safiyeddin’in soyundan gelen İsmail Safevi 1486-87’de doğdu. Şiirlerinde Hatayi tapşırmasını kullandı. İsmail Safevi’nin babası Şeyh Haydar’dır. Anasının babası olan Uzun Hasan’ın ölümünden sonra İran ve Azerbeycan’da beliren kargaşalıklardan faydalanmasını bilmiş olan İsmail Safevi, dillerini konuştuğu ve kültürlerini benimsediği şii-alevi Türkmen aşiretlerini başına
Sinop’un Durağan ilçesine bağlı Baybükü köyünde 1951 yılında doğdu. 1963 yılında ilkokulu bitirdikten sonra, bir süre öğrenime ara verdi ve yılında Kastamonu Göl İlköğretmen Okuluna girdi. Altı yıllık öğrenimden sonra 1971 yılında Bingöl iline bağlı Solhan ilçesinin Dilektepe İlkokuluna öğretmen olarak atandı. Bir yıl öğretmenlikten sonra Sinop, Durağan ilçesine bağlı Ortaköy İlkokulu’na nakledildi. İki yıl
1932’de Isparta, Gönen’de doğdu. Babası Kadir Acar Demirci Efe’nin kızanı olup, Isparta’nın ünlü türküsü “Evlerinin Önü Mersin”in de kaynak kişisidir. Acar, çocukluğunda babasından dinlediği türküleri günümüzde bizlere ulaştıran önemli bir kaynak kişidir. Hizmetli olarak uzun yıllar çalıştığı devlet memurluğu görevinden emekli olmuş, halen Isparta, Gönen’de ikamet etmektedir.
1945’te Sivas’ta doğdu. Orta öğrenimi sırasında Sivas Halkevinde müzik çalışmalarına katıldı. Müziğe olan tutkusundan dolayı İstanbul Belediye Konservatuvarı THM İcra Heyetine katıldı. Adnan Ataman yönetimindeki koronun konser ve radyo programlarında yer aldı. 1966’da İstanbul Radyosunda açılan ses sanatçısı sınavını kazanarak radyoda Türk halk müziği sanatçısı olarak çalışmaya başladı. Bu arada Türk Folklor Kurumunda halk müziği
1951 yılında Kemaliye’de doğdu. A.Ü. İktisadi ve Ticari İlimler Akademisi Kamu Yönetimi bölümünden mezun oldu. Bankacılık sektörüne girerek yirmi iki yılı şube müdürlüğü olmak üzere otuz iki yıl çalışıp emekli oldu. Müzik hayatına 1970 yılında Ankara Halkevleri Genel Merkezi Halk Müziği korusunda başladı. Halkevi kapanana kadar devam etti. Halen çeşitli etkinliklerle amatör olarak müzikle ilgilenmekte
1966 yılında Adıyaman’da doğdu. Müzik çalışmalarını mahalli sanatçı olarak kendi imkanlarıyla yürütmektedir. Birçok yerel albüm çıkardı. “Siz gidin biz gelok” gibi söz ve bestesi kendisine ait olan on civarında eseri mevcut olup “Buralısın sevemem” adlı eseri de ilk okuyan sanatçıdır. Halen Adıyaman’da yerel TV’lerde program yaparak, düğün ve kültürel etkinliklerde yer alarak hayatını sürdürmektedir. “Dönsene”,
1932’de Isparta Şarkikaraağaç’da doğmuştur. Öğrenim görmedi. Halen çiftçilikle uğraşmaktadır. Boğaz havası çalmakta ve türkü söylemektedir. Göçer, yöresinde “Topal Bayram” adıyla biliniyor.
Abdurrahman Sev, yaklaşık 1930 doğumlu olup 1990’ların başında vefat etmiştir. “Davulcu Abdo” olarak tanınır. Sanatçı Aziz Çelik ve Nuri Büyükyolcu ailesi ile akrabalığı vardır. Abdurrahman Sev, çok usta bir davulcu olup birçok Adıyaman halk oyunları ekibinin yarışmalarda derece almasına katkıda bulunmuştur. Adıyaman halk oyunlarının şekillenmesi ve disipline edilmesinde büyük emeği vardır. O’nun katıldığı düğün, program
1936’da Isparta, Sütçüler’de doğdu. Annesi ve babası Atatürk’ün ilk öğretmenlerindendir. O zamanlar öğretmenlerin bir enstrüman çalma zorunluluğu olduğu için annesi ud, babası keman çalardı. 1956’da İstanbul’a geldi. Memleket Havaları Ses ve Saz Birliğini yöneten Sadi Yaver Ataman ile tanıştı ve koroya misafir saz sanatçısı olarak katıldı. 1966’da TRT’nin açtığı sınavı kazanarak stajyer olarak göreve başladı,
Özlem Özdil, 8 Aralık 1979’da dünyaya gelmiştir. Aslen Kahramanmaraşlı’dır. Gurbetçi babası Dursun Özdil ve annesi Nadide Özdil, Almanya Hannover’de Özlem Özdil’i dünyaya getirmişlerdir. Babası Dursun Özdil, önemli bir halk ozanı ve bağlama üstadıdır. Özlem Özdil de bağlamayı babasından öğrenmiştir. Aynı zamanda babasının geniş repertuvar bilgisinden de faydalanma imkanı bulmuştur. On yedi yaşındayken Sinan Çelik’in desteği
1958 yılında Adıyaman’da doğdu. 2004 yılında vefat etti. Sesi güzeldi. Geleneksel müziği ve makamları bilirdi. Adıyaman halk türküleri ve gazellerini çok iyi yorumlardı. Birçok müzik gecelerinde bulunmuştur. Bantları vardır. 1978 yılında Adıyaman’da Abdurrahman Erdem / Kısmet Plak’a kaset yapmıştır. “Havalar ayaz gelin hanım” türküsünü 1978 yılında ilk olarak kendisi bu kasette okumuştur.
1959 yılında Erzincan, İliç, Sarıpınar’da doğdu. Tiyatro ve müzik sanatını birlikte geliştirdi. İlk albüm çalışmasını Türk Halk Müziği dalında 1990 yılında yaptı. Günümüze kadar bu sayı dörde yükseldi. Söz ve müziği kendisine ait olan bir çok bestesi bulunmakta. Bir çok radyo ve TV programı yapan sanatçı, çeşitli sinema filmleri ve TV dizilerinde oyuncu olarak rol
1952 yılında Ordu’da doğdu. İlk ve Ortaokulu aynı ilde okudu. 1970 yılında Perşembe İlköğretim Okulunu bitirerek İlkokul öğretmeni oldu. Aynı yıl girdiği Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Müzik Bölümünü bitirdi ve müzik öğretmenliğine başladı. Çankırı Kız İlköğretmen Okulu Müzik Öğretmenliği (1973-1975), Giresun Öğretmen Lisesi Müzik Öğretmenliği (1975-1976), Giresun Eğitim Enstitüsü Müzik Öğretmenliği (1975-1976) ve Müdür yardımcılığı
Karslı Aşık Kahraman, 1863 senesinde Kars’a bağlı merkez köylerinden Kalo / Derecik köyünde doğmuş, 1944 senesinde vefat etmiştir. Bu köyde yaşamış ve köyün adıyla yazdığı destanlardan sadece birkaçı var elimizde. Yaşamı hakkında öyle kayda değer bir bilgiye sahip olmadığımızı söylemeliyiz. Sadece Prof. Dr. M. Fahrettin Kırzıoğlu’nun “Edebiyatımızda Kars II” kitabında verdiği notlar ve birkaç yöre
1946 yılında Erzincan’da doğdu. Erzincan Lisesi ve Gümüşhane İlköğretmen Okulunu bitirdi. Çeşitli kurumlarda memur olarak çalıştı. 1997 yılında emekli oldu ve son görev yeri olan Kayseri’ye yerleşti. Gençlik yıllarından itibaren bağlama çalan ve türkü söyleyen Erkal halen Kayseri Halk Eğitimi Merkezi ve Kayseri Belediyesi Türk Halk Müziği Topluluğunun çalışmalarına sanatçı ve hoca olarak devam etmektedir.