Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Pir Sultan Abdal

Ben gayrı nesne bilmezem Allah bir Muhammed Ali Özümü gayra salmazam Allah bir Muhammed Ali Bir mum yanar bir şişede Bülbül eğlenmez meşede Yedi iklim dört köşede Allah bir Muhammed Ali İki kuş gördüm yuvada Döner muallak havada Dağda deryada ovada Allah bir Muhammed Ali Yaktıcağım bir çırağdır Bindiceğim bir Burak’tır Yerden göğe bir direktir
Be sevdiğim seni benden ayıran Din iman bulmaya diyelim Allah Şu sinemi aşk oduna dağlayan Bekası olmayan diyelim Allah Bir münafık sebep oldu bu işe Umarım başına hem taşlar düşe Kör yılanlar ura cesedi şişe Eriye döküle diyelim Allah O da benim gibi yana kuruya Kısmeti tükene başı çürüye Seyit Vakkas bir ok ura devire
Kalbi kara kallaş sofi Şu cihana gelse gerek Adı Helal Zade konmuş Helal haram yese gerek Helal haram yiyen kişi Hakk’ınan yoktur bir işi Oturmuş da sallar başı Zikrullahım dese gerek Görmez amma gönül katar Çıkmaz yataklarda yatar Ödünç alır ödünç satar Karı ziyan olsa gerek Hem pirinden gülbank alır Nasihata kulak urur Nefis için
Meyil verme nasa murdar olursun Dünya kadar malın olsa ne fayda Tutulur dilin söylemez olursun Bülbül gibi dilin olsa ne fayda Bir gün olur çıkarırlar evinden Allah’ın ismini koyma dilinden Kurtulamazsın Azrail’in elinden Dünya kadar fendin olsa ne fayda Yalan söyler kov gıybette sözün var Güvenir gezersin oğlun kızın var Şunda senin üç beş arşın
Karşıda görünen ne güzel yayla Bir dem süremedim giderim böyle Ala gözlü Pirim sen himmet eyle Ben de bu yayladan Şah’a giderim Eğer göğerüben bostan olursam Şu halkın diline destan olursam Kara toprak senden üstün olursam Ben de bu yayladan Şah’a giderim Bir bölük turnaya sökün dediler Yürekteki derdi dökün dediler Yayladan ötesi yakın dediler
Evvel baştan bu dünyaya Tanrı’nın Aslanı geldi Yüz döndürmez yüz bin erden Kuşağına dolu geldi Ali’dir gazilerin başı Hızır Nebi’dir yoldaşı Ali manendi bir kişi Sultan Seyyit Gazi geldi Yusuf’u kuyuya attılar Hem aldılar hem sattılar Kurtlara bühtan ettiler Mısır’ın sultanı geldi Halil Kabeyi yapınca İslam dinine tapınca Gökten Muhammed kopunca Nur aleme dolu geldi
İsm-i azam duasıdır Hergiz usanılmaz imiş Uçtu bülbül kafesinden Göçen canlar dönmez imiş Alay göçmüş yurd’uğradım Bir acıkmış kurd’uğradım Bir acayip derd’uğradım Çekmeyenler bilmez imiş Ezelidir gönül ezel Olur bahçelerde gazel Gel ahımı alma güzel Bir ah yerde kalmaz imiş Cevrilüben konan iller Yaylamızdır Çamlıbel’ler Bülbülün arzusu güller Hüb açılan solmaz imiş Pir Sultan’ım Emirzade
Yanlış fetva ile yola gidilmez Arif isen bu manadan fark eyle Eğri hacet ile metah dokunmaz Üstat isen endazeni derk eyle Maşuk olan aşıkına düş gelir Aşıkın başına olmaz iş gelir Her dem böyle kalmaz bir gün kış gelir Yapı yap da üzerini berk eyle Kulak ver de dinle arşta horoza Belki erişesin ilm-i arıza
Kuş olup güvercin donunu geyen Uyan dağlar uyan Ali geliyor Mucizatın cümle aleme bildiren Uyan dağlar uyan Ali geliyor Karataşı konukluğa konduran Rahmetile şu alemi kandıran On iki kurbanı bir kazana dolduran Uyan dağlar uyan Ali geliyor Kuru ağacın şehadet getiren Gece gündüz aşk postuna oturan Aluç ağacında elma bitiren Uyan dağlar uyan Ali geliyor
Usul boylu sevdiğimden ayrıldım Arada bir kelam söz olmayılan İşitenler hayran oldu zarıma Ateşim yanuban köz olmayılan Kimi al geyinmiş kimi beyazı Gerçek erenlere eylen niyazı Dostun dosta bir almadır ayvazı Kusurun yazar mı az olmayılan Ali’nin duası arşa direktir İnanman gaziler dünya kalleştir Ben gördüm dersen görücüler çoktur Münkir de görür mü göz olmayılan
Muhammed’in üç beni var yüzünde Biri sabır biri şükür bir dua Kudretten yanar anın çırağı Biri sabır biri şükür bir dua Şükür imiş her işleri bitiren Mümin kulu rahmetine yetiren Sabır imiş şu dünyayı götüren Biri sabır biri şükür bir dua Sabır imiş şu dünyanın temeli Verdiği nasibe şükür demeli İsteyen kullara hayır ameli Biri
Batın erlerinden Sultan Server Geldi dergahımız oldu münevver Yanında rehberi Hazret-i Kanber Heman bir dem geşt-ü güzar göründü Bir ulu dergaha varıp eriştim Erenler elinden bir dolu içtim Aklımı zay edip hal olup düştüm Kuruldu bir ulu pazar göründü Gönüller tahtının bülbülü geldi Elinde bir dolu gül rengi geldi Önümde bir sini dopdolu geldi Bu
Banaz’dan sürdüler bizi Sıvas’a Erler himmet edin ben gidiyorum Garipçe canıma kıldılar cefa Erler himmet edin ben gidiyorum Gidi kafir gelir dedim imana Kuzular ağlıyor hem yana yana Getirip de hapsettiler zindana Erler himmet edin ben gidiyorum Gidi dideceğim (…) olmadı Güzel Şah’a gelir dedim gelmedi Pirimizden bize himmet olmadı Erler himmet edin ben gidiyorum
Yükseklerden alçaklara indirdi Felek şol kanadım kıraldan beri Aklım aldı divaneye döndürdü Kudret oku ile vuraldan beri Şu dünyaya gelen bir bir gitmede Hiç eksilmez derdim her gün artmada Tur Dağı tutuşmuş yanıp tütmede Hakk’ın dizarını görelden beri Musa söyler idi bin bir kelamı Kudret eli ile çaldı kalemi Öküze yükletti cümle alemi Dünyanın temelin
Bana gül diyorlar neme güleyim Ağlamak şanına düştü neyleyim Elin gülü açmış al ile yeşil Şu benim güllerim soldu neyleyim Kolumdan aldırdım nerre bazımı Arşa çıkarlar ah-u suzumu Elimden aldırdım yavru kuzumu Firkatı bağrımı deldi neyleyim Haberin alayım seher yelinden Ördekler kalkar mola kendi gölünden Korkum ayrılıktan fikrim ölümden Geldi çattı beni buldu neyleyim Ulu
Eğer dost ırmağın gözün ararsan Serçeşme’den gelir suyun durusu Ali Muhammet’tir Muhammet Ali İkisi de bir elmanın yarısı Ali’m engür ezdi kırklar da içti Kırkı da mest oldu kendinden geçti Muhabbetin kapısını kim açtı Cümlesi de bir ikrarın çerisi Ali’m yola gider menzili keser Sofi nerde olsa yalanı basar Bir kale yaptırmış on iki hisar
Güzel aşık cevrimizi Çekemezsin demedim mi Bu bir riza lokmasıdır Yiyemezsin demedim mi Yemeyenler kalır naçar Gözlerinden kanlar saçar Bu bir demdir gelir geçer Duyamazsın demedim mi Çıkalım meydan yerine Gidelim Ali seyrine Can-u başı Hak yoluna Koyamazsın demedim mi Pir Sultan’ım Ali şahımız Hakk’a ulaşır rahımız On İki İmam penahımız Uyamazsın demedim mi ***
Kazanıp kazanıp verme havaya İletmez eksilmez iletmez seni Hak’tan olmayınca ağlayan yüze Ona gül dememiş güldüremezsin Ona melhem eyleme azmış yaraya Düşürmektir şol düşkünden çaresi İnkar işitmiştir benlik sadası Dirilmiş kurdunu öldüremezsin Gelin zikredelim gani Hüda’yı Müminler kılar beş vaktın edası İkrar işitmiş dürür İblis sadası Onu Hakk’a doğru döndüremezsin Gaziler sözümüz rızasız soru Müminler
Sabah olur koyun kuşluğa gelir Her koyun arar da kuzusun bulur Ağca koyun meler arada kalır Gel koyun meleme vazgel kuzundan Benim kuzum kuzuların beyidir Ağca koyun yüreğimin yağıdır Anın gideceği Yıldız Dağı’dır Gel koyun meleme vazgel kuzundan Koyun meler kuzusun adı yok Sıra sıra küleklerin südü yok Kuzusuz yaylanın hiçbir tadı yok Gel koyun
Eksiğim aldım da meydana geldim Ben günahkar kulum erenler mürvet Kabahatim andan cürmümü bildim Ben günahkar kulum erenler mürvet Erenler yerdeki yüze basmazlar Can olanlara derinden küsmezler Bir suç ile bir kardaştan geçmezler Ben günahkar kulum erenler mürvet Erenler bağlı kapılar açarlar Müşkülü de müşkülünden seçerler Kan edenin günahından geçerler Ben günahkar kulum erenler mürvet