Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Pir Sultan Abdal

Güzel aşık cevrimizi Çekemezsin demedim mi Bu bir riza lokmasıdır Yiyemezsin demedim mi Yemeyenler kalır naçar Gözlerinden kanlar saçar Bu bir demdir gelir geçer Duyamazsın demedim mi Çıkalım meydan yerine Gidelim Ali seyrine Can-u başı Hak yoluna Koyamazsın demedim mi Pir Sultan’ım Ali şahımız Hakk’a ulaşır rahımız On İki İmam penahımız Uyamazsın demedim mi ***
Kazanıp kazanıp verme havaya İletmez eksilmez iletmez seni Hak’tan olmayınca ağlayan yüze Ona gül dememiş güldüremezsin Ona melhem eyleme azmış yaraya Düşürmektir şol düşkünden çaresi İnkar işitmiştir benlik sadası Dirilmiş kurdunu öldüremezsin Gelin zikredelim gani Hüda’yı Müminler kılar beş vaktın edası İkrar işitmiş dürür İblis sadası Onu Hakk’a doğru döndüremezsin Gaziler sözümüz rızasız soru Müminler
Sabah olur koyun kuşluğa gelir Her koyun arar da kuzusun bulur Ağca koyun meler arada kalır Gel koyun meleme vazgel kuzundan Benim kuzum kuzuların beyidir Ağca koyun yüreğimin yağıdır Anın gideceği Yıldız Dağı’dır Gel koyun meleme vazgel kuzundan Koyun meler kuzusun adı yok Sıra sıra küleklerin südü yok Kuzusuz yaylanın hiçbir tadı yok Gel koyun
Eksiğim aldım da meydana geldim Ben günahkar kulum erenler mürvet Kabahatim andan cürmümü bildim Ben günahkar kulum erenler mürvet Erenler yerdeki yüze basmazlar Can olanlara derinden küsmezler Bir suç ile bir kardaştan geçmezler Ben günahkar kulum erenler mürvet Erenler bağlı kapılar açarlar Müşkülü de müşkülünden seçerler Kan edenin günahından geçerler Ben günahkar kulum erenler mürvet
Giden kimdir kimden haber alayım Er hak nedir geda nedir kul nedir Eğlen hocam eğlen haber sorayım Tarik nedir erkan nedir yol nedir Aşık ile ma’şuk bir yere gelse Aşkın kitabını ellere olsa Sual olunursa cevabın verse Ağız nedir dudak nedir dil nedir Gönlümde bir mana yazıp dururum Aşkın gemisini düzüp dururum Arab’ı Acem’i gezip
Gitdim seyreyledim felek içini Bunda aşıklara seyran kalmamış Elinden aldırmış gevherin Hüseyn Bunda dertlilere derman kalmamış Evlerinin dıvarları delinmiş Harami girmiş kumaşı alınmış Aliminden gayn alim bulunmuş Üstat yapısından yapı kalmamış Burca vermiş çiçek gibi yetmişsin Varmış muhabbete gönül katmışsın Varmış da sonra inkarın etmişsin Pirler ceminde de yerin kalmamış Kahr-eylemiş de yanma bakmazsın Şeytan
Yine gönül havalandı za ile Beni İmam Hüseyin’e gönderin Medet merhamet olmasın za ile Beni İmam Hüseyin’e gönderin Kutlu günde pirden doğup aşmada Ceset gerip olup aklım şaşmada Dağlar ıssılanıp soğuk coşmada Beni İmam Hüseyin’e gönderin Yüklendi purçunum develer ile Yoldaş olmuş kardaş livalar ile Büyük küçük kardaş dualar ile Beni İmam Hüseyin’e gönderin Pir
Gidi Yezit eyi kirdin elime İmam Hüseyin’in kanı nicoldu İk’ellerin bileğinden kesdiniz İmam Hüseyin’in kanı nicoldu Ak ceriye geyip horan teptiniz Güzel İmamları şehit ettiniz Kellesini top yerine attınız İmam Hüseyin’in kanı nicoldu Derilip kasıt ettiniz canına Buz ettiniz İmamlar sultanına Yüzü kara varırsız divanına İmam Hüseyin’in kanı nicoldu Geyikler meleşti erler sağmadı Yerde insan
Cennetten Ali’ye bir nida geldi Ali’ye terceman gelen elmalar Ali kokladı hem yüzüne sürdü Ali’ye terceman gelen elmalar Elma’sın elma’sın seni aşlarlar Meyveni yerler de dalın taşlarlar Sultan olan kulun bağışlarlar Ali’ye terceman gelen elmalar Elma’sın elma’sın rengini boya Cümle melaikler donunu geye Kadrini bilmeyen kabuğun soya Ali’ye terceman gelen elmalar Elma’sın elma’sın misk ile
Hak nasib eylese nura batmaz mı Kalkıp arzulayıp ceme gelenler Cümle boş gelenler dolu gitmez mi Kalkıp arzulayıp pire gelenler Muhammed Ali’nin düştük peşine Mevla’m uğratmasın gönül tişine Pek sevap yazılır adem başına Kalkıp arzulayıp ceme gelenler Muhammed Ali’yi buldum burada Mevla’m ayırmasın beri arada Muhammed Ali diyen erer murada Kalkıp arzulayıp pire gelenler Tecelliyi
Sabahınan kalktım ezan okunur Ezan sesi kulağıma dokunur Duyar düşmanlarım kına yakınır Uyan Mehemmed’im sinem bülbülü Mehemmed’in atı tavlada bağlı Ananın babanın ciğeri dağlı Mehemmed gideli boynumuz eğri Uyan Mehemmed’im sinem bülbülü Mehemmed’in atı bağdan boşandı İndi ak göğdeler yere döşendi Kılıcın kalkanın eller kuşandı Uyan Mehemmed’im sinem bülbülü Mehemmed’in atın saza koydular Sinne taşlarını
Çok ağlatma beni derdim böyüktür Derdimin dermanı coşmadan gel gel Benim ciğerciğim delik deşiktir Aşıklar muzundan şaşmadan gel gel Gel bizim bağçeyi edelim seyran Bülbüller mest olmuş güllere hayran Seni benden ayırır bir gün devran Araya ayrılık düşmeden gel gel Şunda bir üç beş gün vaktını ettik Emanet sahibi gel dedi gittik Aldık pazar ettik
Alay alay olmuş gelen turnalar Kanadı kolları vardır turnanın Silkinip uçamaz menzil görenler Gök yüzünde yolları var turnanın Silkinip uçar da kanadın çatar Seçer kılavuzlar önüne katar Hasan Hüseyin’in semaın tutar Kerbela’da mekanı var turnanın Sesleri naziktir medhi okunur Avazı bağrımı deler dokunur Yalabık yalabık tüyler takınır Eğrim eğrim telleri var turnanın Pir Sultan yardımcın
Bizim içtiğimiz dolu Dolulann dolusudur Ela gözlü mestaneler Ali’nin kuzusudur Şah’tan gelen gaziler Gönül de mürşit arzular Bu gün de bayramdır bize Her gün bayramdır bize Hak bize nasip verdi Lokmanın hasın verdi Yezid’e cevr-i cefasın Mümine safasın verdi Alçacık yemiş dalı Altında yeşil halı Ver muradımı benim Ya Muhammed ya Ali Yezitler aralandı ya
Şah’ın illerinden gelen turnalar Çağrışıp karışıp konar Şah deyü Talib olan mürşidini arzular Destine el salıp sunar Şah deyü İki kuş bir yavru besler yuvada Ona mürşit gerek yuyup arıda İki yüce şahin döner havada İmam evlerine konar Şah deyü Aramıza düştü ayrılık tozu Buymuş başımıza yazılan yazı Bağrımızı deldi turna avazı Suvaz göllerine iner
Gönül gel karardan aşma Gafillen bacadan düşme Sözüm sana meveddettir Evvel kapı şeriattır Şeriattan edep öğren Al bu pendi belin bağlan İlimle üstad olur oğlan Kimi farz kimi sünnettir Eğer bu sıra erersen Tarikat farzın sorarsan Dolan kapıdan girersen Yedi farz üçü sünnettir Gelin girelim bu babı Eğer anlarsan hesabı Açılsın aşık kitabı Andan sonra
Kurban olam kalem tutan ellere Katip arzıhalim yaz Pir’e doğru Şekerler ezeyim dudu dillere Katip arzıhalim yaz Pir’e doğru Münafıkın dedikleri oluyor Sararuban gül benzimiz soluyor Düşmanlarım şad oluban gülüyor Katip arzıhalim yaz Pir’e doğru Gine eski yurda kalktı eviler Bir dahi yar sevmem olsun töbeler Al geyinmiş dağlar vurur sadalar Katip arzıhalim yaz Pir’e
Bakmaz mısın yeryüzünde bostana Özün türap etmiş kendi mestane Burda alçak olan orda üstüne Gel gönül yerlerden alçak olalım Alçaklık dediğin bir eyi şeydir Erden evliyadan kalma bir huydur Toprağı sorarsan atası nurdur Gel gönül yerlerden alçak olalım Toprağa eyi dedi Hak onu öğdü Erenler evliyalar topraktan geldi Kulunun nasibin topraktan verdi Gel gönül topraktan
Yine ılgın ılgın seher yeller esince Bulutlar kaynaşır bülbül nic’oldu Şah İmam’a beli diyen gaziler Sürülen tarikat erkan nic’oldu Erenler meyl’etmez bunda yalana İçi süver olup dışı gülene Evvel ikrar verip sonra dönene Sürdüler dergahtan hali nic’oldu Bek imiş kurulmaz feleğin yayı Ezelden soyunmuş aşıklar bayı İki dinli yüze gülücü devi Sürdüler dergahtan hali nic’oldu
Kabe’den Kabe’ye giden bezirgan Hint malını kem bahaya satar mı Muhammed Ali’yi candan sevenler Onun hikmetine akıl yeter mi Bir bezirgan konmuş yolun üstüne Arının kazancı balın üstüne Bülbül figan eder gülün üstüne Gülistansız bağda bülbül öter mi Bir hoyrat gelip de bağına girse Dermeyi bilmese dalını kırsa Ol hoyratın eli gülüne değse O gül