Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Nesimi Çimen

Dostluklar kurulsun insanlar gülsün Barış güvercini uçsun Dünya da Yok olsun kötülük düşmanlık ölsün Barış güvercini uçsun Dünya da Dostluklar kurulsun insanlar gülsün Son bulsun savaşlar kimse ölmesin Dünya cennet olsun yaşasın insan Gelin barışalım dökülmesin kan Son bulsun savaşlar kesilsin figan Barış güvercini uçsun Dünya da Dostluklar kurulsun insanlar gülsün Son bulsun savaşlar kimse
Şu diyar-ı gurbet elde Şen değil gönlüm şen değil Kimse bilmez ahvalimden Şen değil gönlüm şen değil Sergerdan oldum gezerim Hem okuyup hem yazarım Leyl ü nehar intizarım Şen değil gönlüm şen değil Ben cismimi yaktım nara Gönlüm uğradı efkara Tecellim yok bahtım kara Şen değil gönlüm şen değil Mücrimiyem didem yaşı Gamdan ayrılmadı başı
Nedir ey gaziler benim yandığım Haldan bilmez yar elinden dertliyim Bu aşkın ateşi yaktı sinemi Pervaneyim nar elinden dertliyim Gafletten uyandım gözümü açtım Aşkın küresinde kaynadım piştim Yavru şahan gibi tuzağa düştüm Kurtulamam tor elinden dertliyim Binbir niyaz ettin eğledin beni Bir kadim ikrara bağladın beni Gül diye tikene dağladın beni Kokulatmaz har elinden dertliyim
Canım kurban olsun senin yoluna Adı güzel kendi güzel Muhammet Söylenirsin cümle alem dilinde Adı güzel kendi güzel Muhammet Adı güzel kendi güzel Mustafa Terazinin bir ucunda Haydar oturur Yanısıra cümle ümmet yetirir Elinde de yeşil alem getirir Adı güzel kendi güzel Muhammet Adı güzel kendi güzel Mustafa Sen bir peygambersin şeksiz gümansız Sana inanmayan
Ayrılık hasreti kar etti cana Seher yeli sevdiğimden bir haber Selamım tebliğ et kutbi cihana Seher yeli sultanımdan bir haber Bülbül gibi bağlanmışım kareler Ayrılık derdine nedir çareler Merhem kabul etmez dilde yareler Seher yeli sevdiğimden bir haber Sıtkı’yam kalmışam ıssız çöllerde Böyle dert bulunmaz gayri kullarda Dilim intizarda gözüm yollarda Seher yeli sevdiğimden bir
Bir ricam var sana ey yüce tanrım Beni yakan o da yansın kavrulsun Sığınmasın sana yüce settarım Beni yakan o da yansın kavrulsun Evliya enbiya gayip erenler Çağırınca gelip car’v erenler İstiyenin muradını verenler Beni yakan o da yansın kavrulsun Abdal Musa şahım ey Kızıl Deli İkrarım var size demişim beli İnandığım yüce Bektaşi Veli
Aç kulaklarını dinle sözümü Yalan söz gerçeğe bir tuzak değil Ehli irfan olan hakkın mekanı İşte böylesinden hak uzak değil İrfan meclisine girmeyen kişi Pişmemiştir özüsünün ateşi Yenilmez ekmeği zehirdir aşı Lanet böylesine hiç yazık değil İnsan haklarını hak bilen kişi Özünde nur doğar yalan ateşi Kamili taşlamak cahilin işi Cahilden kötülük hiç uzak değil
Her seherde tan yıldızı doğarken Ararım nazlı yar hep seni seni Seherde bülbüller figan eylerken Görürüm nazlı yar hep seni seni Mecnun gibi sahralarda çöllerde Yola giden yolcularda yollarda Aşk derdine düşen Mecnun kullarda Sorarım nazlı yar hep seni seni Dağlara taşlara ovaya baksam Canlıya cansıza sahraya baksam Nesimi’yem hangi diyara baksam Görürüm nazlı yar