Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Musa Eroğlu

Bulut bulut üstüne Bulut yağmur üstüne Bulut gurban olayım Doğma yarin üstüne Martinimin pulunu Poyraz kesti kolumu Hangi dağdan aşacaksan Bekleyeyim yolunu
Heveslik eyledim yavru getirdim O da hayalınan düşümüş meğer Yavrumu gözümden ıramam derdim Kurduğum hayallar boşumuş meğer Beş gün evvelinden düşünü gördüm Yaradan Mevlaya sığındım durdum Dünyada yavrusuz duramam derdim Çektiğim emekler boşumuş meğer Bunu böyle yapan elbette Haktır Sabır et dünyanın buhranı çoktur Yokladım yavrumu yarası yoktur Yürekte yarası beşimiş meğer
Hey Erenler Pazarım Var Hal Ehline Hal Satarım Terazim Tartım Bulunmaz Doyumuna Bal Satarım Tezgah Üstü Söz Söylerim Sözümü Gülle Peylerim Aslı Sitemi Neylerim Ben Dikensiz Gül Satarım Erenler Bir Pazar Kurdum Hak Hak Dedim Döndüm Durdum Aşkın Mühürünü Vurdum Aşk Zarfına Pul Satarım Ben Sarrafım İnci Düzdüm Gevher Denizinde Yüzdüm Akıl Süzgecinden Süzdüm Cevri
Çoktan geçti senin devir devranın Has bahçesi viran eldesin gönül gönül Som altından idi tahtın revanın Revanın revanın revanın Akibet kuru bir saldasın gönül gönül gönül Tükendi gençliğin geri vermezler Azar yaraların sarı vermezler Dağları delsende geri vermezler Yari vermezler yari vermezler Ferhatı kandıran dildesin gönül gönül gönül Yağtığın saraylar kalmış virane Bacası tütmeyen garip
Açma yaram derin derin Dermanını bilen gelsin Başka tabipler istemem Beni derde salan gelsin Ömür bir nefes arası Sizede gelir sırası Bu yara gönül yarası Beni derde salan gelsin Bilen gelsin bilen gelsin Dermenını bilen gelsin Başka tabipler istemem Beni derde salan gelsin
Geyinmiş guşanmış yayladan gelir Bize bu ayrılık Mevla’dan gelir Aman Ayşem yaman Ayşem Dağlar başı duman Ayşem Dağlar başı duman olsa Seni burda koymam Ayşem Aşağıdan gelir Türkmen koyunu Selviye benzettim yarin boyunu Aman Ayşem yaman Ayşem Dağlar başı duman Ayşem Dağlar başı duman olsa Seni burda koymam Ayşem Kınanın okkası çıktı elliye Benden selam
Bakıp cemali yare Çağırırım dost dost Dil oldu pare pare Çağırırım dost dost Mescitte meyhanede Hanede viranede Kabede puthanede Çağırırım dost dost Gördüğüm hep dost yüzü Ondan ayırmam gözü Kabedir dostun yüzü Çağırırım dost dost Gelmişim dost ilinden Koklayarak gülünden Niyazi’nin dilinden Çağırırım dost dost
Niye gamlanırsın dîvane gönül Elbet bir gün bu kış gider yaz gelir Ben dertliyim deyi şikayet etme Aşıklara böyle cefa az gelir Elbet bir gün bu kış gider yaz gelir Güven o Mevlaya kalmazsın naçar Kara gün derler de tez gelir geçer Seni eken bir gün kıymatın biçer Gerçeklere elin sözü az gelir Elbet bir
Bir kere uğradım hakkın cemine Her can bencileyin dara çekildi Canlar elin sundu aşkın demine İkrarda mest olan pire çekildi Müsahib olanlar başa geçtiler Anda hakkın kitabını açtılar Hakkın dolusunu dört can içtiler Aşkın bülbülleri pire çekildi Bize bade geldi içip mest olduk Kendimizden geçip pervane döndük Aşık söyle deyip tutuşup yandık Yanmış sinelerim nara
Karaman’ın yazıları Aman meleşiyor kuzuları Yardan haber geldi bana Aman geçti gönül sızıları Ağlama sızılama yörük kızı Sen allar giy ben kırmızı Eller ne der ise desin Sensin gönlümün yıldızı Karaman’ın suyu çağlar Aman altı yeşil bahçe bağlar Nazlı yarim verin bana Aman hasret yüreğimi dağlar Ağlama sızılama yörük kızı Sen allar giy ben kırmızı