Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Kul Mehmet

Yardan ayrılalı derdim çoğaldı Bağrım yanık daim o dosttan yana Hasretle firkatle derdim çoğaldı Çaresiz kalmışım o dosttan yana Aman nazar edin benim halıma Ayrılığın kuşu kondu dalıma Ayırdılar hasret kaldım yarıma Haber bekler gönlüm o dosttan yana Kul Mehmet’im der ki buna ne çare Hasret kaldım cemallara didara Abdal olup katılmışım katara Yönümüz çevrili
Be yarenler yine evvelbahardır Bülbül intizarlık kılar durmayıp Kuşlar ahenk edip çığrışıp öter Kalbin kasavetin siler durmayıp Kadir Mevlam kudretini bildirir Daim ağlar kullarını güldürür Menekşeler külahını kaldırır Yeşil çimenlerde yeler durmayıp Hep ırmaklar sücü olmuş içilmiş Yer yüzüne ab-ı hayat saçılmış Gök sümbül kırmızı lale açılmış Güller ağzın açmış güler durmayıp Misal-i Ravza’dır cennet-i
Yattım bir dalda uyudum Medet pirim Ali yetiş Beni kimse kaldırmadı Medet pirim Ali yetiş Kimse kaldırmadı neden dost Medet pirim Ali yetiş Elinde kamçısı yeşil Cümle alemi dolaşır Medet diyene ulaşır Aman pirim Ali yetiş Medet diyene ulaşır dost Medet pirim Ali yetiş Kul Mehmet’im n’olamadım Yollarında ölemedim Kim olduğun bilemedim Medet pirim Ali
Her dem yüzüme gül gibi Gülen dilberin kuluyum Ben ağladıkça yaşımı Silen dilberin kuluyum Naz ile salan başını Oynadıp göz ü kaşını Rahmedip ben yoldaşını Anan dilberin kuluyum Mağrur tutmayıp kendini Alçak tutuben gönlünü Arayıp derdimendini Bulan dilberin kuluyum Soyunup giren koynuma Rahimsiz gelmez aynıma Siyah zülfünü boynuma Salan dilberin kuluyum Kul Mehemmed eydür ferman
Bunca demdir hasretliğin çekerim Gel sevdiğim geld’ayrılık günleri Gözlerimden kanlı yaşlar dökerim Gel sevdiğim geld’ayrılık günleri Neler gelir koç yiğidin serine Gece gündüz yanar aşkın narına Gün bugündür Hak kefildir yarına Bil sevdiğim geld’ayrılık günleri Kapında bulunur bay ile geda Can ile ser gayrı yoluna feda Şimden sonra sana gayrı elveda Kal sevdiğim geld’ayrılık günleri
Behey ela gözlü canım Kul olmaya geldim sana Gönül tahtında sultanım Kul olmaya geldim sana Ne yerdeyiz ne gökteyiz Dün ü günü firkatteyiz Elim ermez hasretteyiz Kul olmaya geldim sana Evlerinin önü yoldur Kerem kıl aşığın güldür Gerek ağlat gerek güldür Kul olmaya geldim sana Koynunda turuncu gizli Tatlı dilli şirin sözlü Şahin gibi kara