Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Kul Hüseyin

Ancak güzelleri seyrettim ancak Salınsa karşımda dursa ikisi Biri sağda biri solda otursa Muhabbet meylini salsa ikisi Gülistan zeyn olmuş baharın çağı Eridi kalmadı yüreğim yağı Dostum bahçesine kurmuş otağı Muhabbet tuzağın tutsa ikisi Yeşil geyer al görünür donları Hak nasip eyiese görsem onları Şefaat umarız mahşer günleri Sinede sünbülü derse ikisi Hub avaz işittim
Kalktı Malatya’dan huruç eyledi Bin Hüseyin-i Gazi Seyyit Battal Ben atamın kanını alırım dedi Bin Hüseyin-i Gazi Seyyit Battal Şemmas seyrde gördü idi düşünü Dua kıldı Hak onarsın işini İndi kesti Mihribal’ın başını Bin Hüseyin-i Gazi Seyyit Battal Battal da haykırdı meydana girdi Naranın sesi asumana erdi Babik’in gözünü oydu çıkardı Bin Hüseyin-i Gazi Seyyit
Adem oğlu bu dünyaya gelince Taze açılmış bir fidana benzer Bir yaşına da kadem basınca Bülbül gibi şakır gülşene benzer İki yaşında da kalkar oturur Üç yaşında çok manalar getürür Dört yaşında hamaylisin götürür Beş yaşında bağ-u bostana benzer Altısında fehmeder hep düşünü Yedisinde düşürür ön dişini Sekizinde fehmeder her işini Dokuzunda mah-ı tabana benzer
Arap atlı koç yiğitler Uygun meydana çevrilir Silahşor marifetliler Dest-i uryana çevrilir Benim yarim kederlendi Leb-i şirin şekerlendi Kaş kirpiği siperlendi Dilim dendane çevrilir Benim efendim gelince Boyu usul beli ince Al yanakta gülü gonca Gülü harvana çevrilir Uyma naşinin sözüne Riya getirme özüne Halka halka mah yüzüne Zülüf gerdana çevrilir Hüseyin’im duyarlarsa Eğnim şalım
Ala gözlü güzel Şah’ım Gelir mihman olur bir gün Haklıyı haksızı seçer Herkes suçun bilir bir gün Kim çeker İmam sancağın Gerçek bilir ne olacağın Mat eder Urum sancağın Şah Urum’u alır bir gün Mehdi çıkınca minbere İsa gökten iner yere Mümin olan durur dara Hakk’a secde kılar bir gün Gör münkirin işini Seyret gözünün
Kelp irakiplerden bir söz işittim Eğer gerçek ise büktü belimi Dediler yarin özgeye yar olmuş Duydunuz mu bize olan zulümü Ta ezelilen ahd-ü ikrar güderken Sermest olup aşkın meyin tadarken Arzulayıp ben dostuma giderken Harami var imiş kesti yolumu İrakibe bağlamışsın özünü Otlamışsın süremedim izini Yeliğine yalatmışsın yüzünü Yad ellere kokulattı gülümü Coşkun sular gibi
Hükmün geçmiş karimişsin sevdiğim Hupluğunda benim idin bir zaman Gece gündüz hayalınla yanardım İl de bilir yârım idin bir zaman Bir vakıt da at sürerdim kapına Niceleri geldi geçti tapına Sen bir gülsün ben Mecnun’um kapına Saçı sünbül Leyla’m idin bir zaman Gayret imandandır alınmaz satın Hiçbir yer bulmadım ahdine bütün Kaşları kara da Hadice