Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Köroğlu

Çıktım şu alemi seyran eyledim Açılmış baharı gülü dağların Sökülmüş bendleri cuşu yenilmez Çağlayuban akar seli dağların Yiğit atına binmese yakınır Yüreğinde olan elbet çekinir Kar yağar da dört köşesi yekinir Yol vermez aşmaya yeli dağların Aslanı kaplanı yanar yolunur Şikar almış alçağına dolanır Yel estikçe safasından salınır Aheste aheste dalı dağların Ben kamilim zerresine
Yataktan kalkmış bir aslan Gelir horlayı horlayı Buluttan çıkmış ay gibi Gelir parlayı parlayı Döne seyreyle Ayvaz’ı Sim bilikli o zorbazı Cılbatmış kara kaptazı Gelir gürleyi gürleyi Şimdi görürsün kendini Gülden kırmızı rengini Görmedim bunun dengini Gelir gürleyi gürleyi Döne Ayvaz bunun adı Geldi bu meydanın tadı Köroğlu’nun bir evladı Gelir zorlayı zorlayı
Mevlam seni bana verse Derim hey gidinin oğlu Arşa direk direk oldu Zarım ey gidinin oğlu Beni önünde assınlar Emret kellemi kessinler Derim aşkına yüzsünler Verem hey gidinin oğlu Canım sen bir adil hansın Han oğlusun hem hansın Yalancı dünyada sensin Varım hey gidinin oğlu Köroğlu gidişin Acem Ne günüm belli ne gecem Hem halifemsin
Ay batsın ağalar güneş tutulsun Parladı parladı çalın kılıcı Oklar gıcırdasın ayyuka çıksın Mevlanın aşkına basın kılıncı Koşun at çatlasın kuvvet bacakta Keyif günü değil köşe bucakta Haydi savaş gerek kelle kucakta Mevlanın aşkına çalın kılıncı Yiğit gelsin harpte gönül eğlesin Doru at kişnesin al at oynasın Kaynaklarda kızıl kanlar kaynasın Esir etmek yok ha
Gel gidelim Karaman’a yukarı Başı telli canım Ayvaz ağlama Çok ağlama başa sevda getürür Başı telli canım Ayvaz ağlama Gel geçelim Karaman’ı beriden Körpe kuzu idin aldım sürüden Kasap baban duyar gelir beriden Başı telli canım Ayvaz ağlama Görünüyor Çamlıbel’in illeri Bahçesinde açılmıştır gülleri Ne dökülür gözlerinin selleri Başı telli canım Ayvaz ağlama Gel gidelim
(KöroÄŸlu) Benden selam olsun Cevher Paşa’ya Can ister ki bu firkata dayana Şimdi yiğitliğin geldi sırası Eğilip de öz kanını yalana (DemircioÄŸlu) Şükür olsun yaradana çok şükür Şükür ki serdarım geldi üstüme Bu yarayla ölsem bile gam değil Şükür ki Köroğlu’m geldi üstüme (KöroÄŸlu) Ah edende gözden yaşı dökerim Gazap etsem nice beller bükerim Peg
O senin tekdirin bize abestir Bu yiğitlik sana kimden mirastır Erenler verirse bana da destur İnan üçten beşten geri değilem Kavga görmeyince açılmaz aynım Benimle beraber Mustafa kaynım Eğer ki kavgada kızarsa beynim İnan üçten beşten geri değilem Köroğluyum dört bucağı gezmişem Nice nice alayları bozmuşam Bin kelleyi bir cıdaya dizmişem İnan üçten beşten geri
Ayvaz benim senden yana Kurban olam şirin cana Sağda duran Köse Kenan Vur diyende vurmaz mısın Kır diyende kırmaz mısın Ayvaz’ın kolları bağlı Ciğerciğim oda dağlı Sol tarafta Demircioğlu Vur diyende vurmaz mısın Kır diyende kırmaz mısın Köroğlu’m söylüyor zatı Ülkelerde vardır methi Acemoğlu sür Kırat’ı (Sür diyende sürmez misin) Vur diyende vurmaz mısın Kır
Derya kenarında biter kamışlar Geliyor bizlere türlü yemişler Bezirgan malından türlü kumaşlar At sürüp de almamıza ne kaldı Seçin hey ağalar yiğidi seçin Koçyiğit olana libaslar biçin Yeğin at besledim kara gün için Dizgin edip binmemize ne kaldı Kırımızı çizmeyi geymeli imiş Kırat’ın üstüne binmeli imiş Dövüşe dövüşe ölmeli imiş Güneş gibi batmamıza ne kaldı
Uyan gözü mestan uyan Çok uyumak ömre ziyan Uyan yastığına dayan Ne düş gördüm eyle beyan Ne yatarsın sabah oldu Hep alem nur ile doldu Karlı dağlar revnak buldu Uyan gözü mestan uyan Boyuna allar biçildi Aşkına camlar içildi Hacet kapısı açıldı Uyan gözü mestan uyan Ferah geldi her bülbüle Çiy düşmüş kırmızı güle Kalk
Yüce dağlardan aştım da geldim Hayaline tutuştum da geldim Serimi sevdana saldım da geldim Ayvazım bir danem seni al-giderim Yüce dağlarda da koyun güderim Billah kar etmeden zarar m’ederim Ayvaz’ım bir danem nurum Ayvazım bir danem seni al-giderim Ayvaz’ım dükkanda gezer Ala gözlerini süzer Gelip geçenin bağrın ezer Ayvazım bir danem seni al-giderim Bohçalarım yoktur
Benden selam olsun Bolu Beyi’ne Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır Ok gıcırtısından kalkan sesinden Dağlar gümbür gümbür seslenmelidir Düşman geldi tabur tabur dizildi Ak alnıma kara yazı yazıldı Delik demir çıktı mertlik bozuldu Eğri kılıç kında paslanmalıdır Köroğlu düşer mi yine şanından Çoğunu ayırır er meydanından Kır at köpüğünden düşman kanından Çizme dolup şalvar ıslanmalıdır ***
Namem varır Çamlıbel’im sallanır Okuyup dinleyen cümle bulanır Yirmi dört boğumlu kargı kullanır Şol Koca Kenan’ın günüdür bugün Benden selam olsun Deli Hoylu’ya Kaplan sıfatıyla fidan boyluya Dal kılıcı şimşek gibi parlaya Şol Deli Hoylu’nun günüdür bugün Deryalar üstünde oynar gemiler Dalga vurur inim inim iniler Baş kesende aslan gibi ünüler Şol Kabre Sığmaz’ın günüdür
Yürü bezirganlar günümüz doğdu Yeminliyim bugün döğüş olmasın Keserdim kelleyi saçardım kanı Yeminliyim bugün döğüş olmasın Ver yolun bac’ını gel geç bezirgan Seyreyledim yüce dağdan indiniz Yönünüzü Çamlıbel’e döndünüz Yıktınız kervanı ata bindiniz Yeminliyim bugün döğüş olmasın Ver yolun bac’ını gel geç bezirgan Yükünüzü Çamlıbel’e çözerdim Sizin ile doğru hesap düzerdim Topuz vurur denginizi bozardım
Ay batsın ağalar güneş tutulsun Parladı parladı çalın kılıcı Oklar gıcırdasın ayyuka çıksın Mevlanın aşkına basın kılıncı Koşun at çatlasın kuvvet bacakta Keyif günü değil köşe bucakta Haydi savaş gerek kelle kucakta Mevlanın aşkına çalın kılıncı Yiğit gelsin harpte gönül eğlesin Doru at kişnesin al at oynasın Kaynaklarda kızıl kanlar kaynasın Esir etmek yok ha
Gayre bakma yüzün göster Ben gönlümü bilmez miyim Günde padişahlık ister Ben gönlümü bilmez miyim Yürü hey şeh nazın nazın Edelim Hakk’a niyazın Götürmez muhannet sözün Ben gönlümü bilmez miyim Şahinleyin yüksek uçar Kaplan gibi kanlar saçar Gökte buluttan nem kapar Ben gönlümü bilmez miyim Köroğlu der giden gelmez Bir yaram vardır onulmaz Attan cıvandan
Meydan başında duranda Çekip bıyığım buranda Dişlerim kamaştıranda İsterim pulat kemirem Karat çıkıp eşinende Yaralanıp deşinende Kavga sesi işitende İsterim dağlar yuğuram Köroğlu’yum yucalmışam Nice beyden bac almışam Yüz deseler kocalmışam Gücüm var dağlar devirem
Ağalar dinleyin şu bezirganı Bize haber verir ellerimizi Hasan için gidek Güllü Nigar’a Gonca iken derek güllerimizi Düğünüm var haber salın komşuya Nişanlandım Döne Hanı Hoylu’ya Emir verin hazırlansın orduya Ördek gibi yüzek göllerimizi Yanarım ağalar yerlerim diken Babamın öcüdür belimi büken Düğün kurulmadan günümüz varken Göz oyanlar görsün sellerimizi Döktüler babanın gözü kanını Söndürmeli
Canım Kırat gözüm Kırat Kaçıp çekilip gidelim Her yanında çifte kanat Uçup çekilip gidelim Budur Kırat’ın durağı Bilmez yakını ırağı Ab-ı Kevser’dir sulağı İçip çekilip gidelim Köroğlu söyler ezeli Bağlar döküyor gazeli Silistre’den güzeli Alıp çekilip gidelim
Gel Ayvaz atlanıp gitme Kıştır bu dağın yolları Keleş’ten aldım haberi Beştir bu dağın yolları Yollarında diken biter Düşmanın ardından yeter Yamranıp yamranıp yatar Leştir bu dağın yolları Büker Demirc’oğlu büker Yollarına çakıl döker Atın nallarını söker Taştır bu dağın yolları Bir yanımız Harmandalı Bir yanımız Zorlubeli Bolu Beyi keser yolu Şaştır bu dağın yolları