Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Köroğlu

Derya kenarında biter kamışlar Geliyor bizlere türlü yemişler Bezirgan malından türlü kumaşlar At sürüp de almamıza ne kaldı Seçin hey ağalar yiğidi seçin Koçyiğit olana libaslar biçin Yeğin at besledim kara gün için Dizgin edip binmemize ne kaldı Kırımızı çizmeyi geymeli imiş Kırat’ın üstüne binmeli imiş Dövüşe dövüşe ölmeli imiş Güneş gibi batmamıza ne kaldı
Uyan gözü mestan uyan Çok uyumak ömre ziyan Uyan yastığına dayan Ne düş gördüm eyle beyan Ne yatarsın sabah oldu Hep alem nur ile doldu Karlı dağlar revnak buldu Uyan gözü mestan uyan Boyuna allar biçildi Aşkına camlar içildi Hacet kapısı açıldı Uyan gözü mestan uyan Ferah geldi her bülbüle Çiy düşmüş kırmızı güle Kalk
Yüce dağlardan aştım da geldim Hayaline tutuştum da geldim Serimi sevdana saldım da geldim Ayvazım bir danem seni al-giderim Yüce dağlarda da koyun güderim Billah kar etmeden zarar m’ederim Ayvaz’ım bir danem nurum Ayvazım bir danem seni al-giderim Ayvaz’ım dükkanda gezer Ala gözlerini süzer Gelip geçenin bağrın ezer Ayvazım bir danem seni al-giderim Bohçalarım yoktur
Benden selam olsun Bolu Beyi’ne Çıkıp şu dağlara yaslanmalıdır Ok gıcırtısından kalkan sesinden Dağlar gümbür gümbür seslenmelidir Düşman geldi tabur tabur dizildi Ak alnıma kara yazı yazıldı Delik demir çıktı mertlik bozuldu Eğri kılıç kında paslanmalıdır Köroğlu düşer mi yine şanından Çoğunu ayırır er meydanından Kır at köpüğünden düşman kanından Çizme dolup şalvar ıslanmalıdır ***
Namem varır Çamlıbel’im sallanır Okuyup dinleyen cümle bulanır Yirmi dört boğumlu kargı kullanır Şol Koca Kenan’ın günüdür bugün Benden selam olsun Deli Hoylu’ya Kaplan sıfatıyla fidan boyluya Dal kılıcı şimşek gibi parlaya Şol Deli Hoylu’nun günüdür bugün Deryalar üstünde oynar gemiler Dalga vurur inim inim iniler Baş kesende aslan gibi ünüler Şol Kabre Sığmaz’ın günüdür
Yürü bezirganlar günümüz doğdu Yeminliyim bugün döğüş olmasın Keserdim kelleyi saçardım kanı Yeminliyim bugün döğüş olmasın Ver yolun bac’ını gel geç bezirgan Seyreyledim yüce dağdan indiniz Yönünüzü Çamlıbel’e döndünüz Yıktınız kervanı ata bindiniz Yeminliyim bugün döğüş olmasın Ver yolun bac’ını gel geç bezirgan Yükünüzü Çamlıbel’e çözerdim Sizin ile doğru hesap düzerdim Topuz vurur denginizi bozardım
Ay batsın ağalar güneş tutulsun Parladı parladı çalın kılıcı Oklar gıcırdasın ayyuka çıksın Mevlanın aşkına basın kılıncı Koşun at çatlasın kuvvet bacakta Keyif günü değil köşe bucakta Haydi savaş gerek kelle kucakta Mevlanın aşkına çalın kılıncı Yiğit gelsin harpte gönül eğlesin Doru at kişnesin al at oynasın Kaynaklarda kızıl kanlar kaynasın Esir etmek yok ha
Gayre bakma yüzün göster Ben gönlümü bilmez miyim Günde padişahlık ister Ben gönlümü bilmez miyim Yürü hey şeh nazın nazın Edelim Hakk’a niyazın Götürmez muhannet sözün Ben gönlümü bilmez miyim Şahinleyin yüksek uçar Kaplan gibi kanlar saçar Gökte buluttan nem kapar Ben gönlümü bilmez miyim Köroğlu der giden gelmez Bir yaram vardır onulmaz Attan cıvandan
Meydan başında duranda Çekip bıyığım buranda Dişlerim kamaştıranda İsterim pulat kemirem Karat çıkıp eşinende Yaralanıp deşinende Kavga sesi işitende İsterim dağlar yuğuram Köroğlu’yum yucalmışam Nice beyden bac almışam Yüz deseler kocalmışam Gücüm var dağlar devirem
Ağalar dinleyin şu bezirganı Bize haber verir ellerimizi Hasan için gidek Güllü Nigar’a Gonca iken derek güllerimizi Düğünüm var haber salın komşuya Nişanlandım Döne Hanı Hoylu’ya Emir verin hazırlansın orduya Ördek gibi yüzek göllerimizi Yanarım ağalar yerlerim diken Babamın öcüdür belimi büken Düğün kurulmadan günümüz varken Göz oyanlar görsün sellerimizi Döktüler babanın gözü kanını Söndürmeli
Canım Kırat gözüm Kırat Kaçıp çekilip gidelim Her yanında çifte kanat Uçup çekilip gidelim Budur Kırat’ın durağı Bilmez yakını ırağı Ab-ı Kevser’dir sulağı İçip çekilip gidelim Köroğlu söyler ezeli Bağlar döküyor gazeli Silistre’den güzeli Alıp çekilip gidelim
Gel Ayvaz atlanıp gitme Kıştır bu dağın yolları Keleş’ten aldım haberi Beştir bu dağın yolları Yollarında diken biter Düşmanın ardından yeter Yamranıp yamranıp yatar Leştir bu dağın yolları Büker Demirc’oğlu büker Yollarına çakıl döker Atın nallarını söker Taştır bu dağın yolları Bir yanımız Harmandalı Bir yanımız Zorlubeli Bolu Beyi keser yolu Şaştır bu dağın yolları
Yine ben öğüt aldım pirimden Eyilik ettiğinden sakın kendini Hazreti Ali’den kalma erkandır Eyilik ettiğinden sakın kendini Ol sana düşmandır dost gibi bakar Fırsat da bulunca urganın çeker Yürek dalga vurur çevrilir akar Eyilik ettiğinden sakın kendini Belinde götürür gümüşlü bıçak Eyilik olsa öküze olmazdı bıçak Ağaya hayır etmez asla uşak Eyilik ettiğinden sakın kendini
Canım Kırat gözüm Kırat Şu ortalık düz olaydı Koçaklar iki yanımda Düşman yüz be yüz olaydı Beylerden aldım haracı Bezirganlar verir bac’ı Çekeydim eğri kılıcı Dere tepe toz olaydı Kırat’ımı gezdirirken Düşmanımı ezdirirken Irmaklarda yüzdürürken Elimdeki saz olaydı Yiğit meydana girende Çekip bıyığı buranda Sarraflar değer vuranda Bin tümen bir söz olaydı Köroğlu Çamlıbel’inde Kalmışım
Bir bölücek turna gördüm Medet bir şahine medet Zülüfleri burma gördüm Medet bir avcıya medet Geçen avlattık şurayı Ördeği kazı turnayı Ayvaz yetiştir curayı Medet bir şahine medet Ürker kara kuştan ürker Yırtıcıdan yavuz korkar Şimdi kanat vurup kalkar Medet bir ispire medet Köroğlu der ki pirlere Ünün yettiği yerlere Haber eylen esirlere Medet bir
Gökten uçan telli turnam Bizim beyler yerinde mi Türlü tevri cenge giren Demirc’oğlum yerinde mi Suratı aslan suratlı Görmedim öyle heybetli Yedi çift camız kuvvetli Demirc’oğlum yerinde mi Belindedir altın divit Cihana verirdi öğüt Sözü merttir kendi yiğit Demirc’oğlum yerinde mi At yürütür eşkin eşkin Zor düşmanı eyler şaşkın Kendi yiğit özü pişkin Demirc’oğlum yerinde
Gel Ayvaz atlanıp gitme Kıştır bu dağın yolları Keleş’ten aldım haberi Beştir bu dağın yolları Yollarında diken biter Düşmanın ardından yeter Yamranıp yamranıp yatar Leştir bu dağın yolları Büker Demirc’oğlu büker Yollarına çakıl döker Atın nallarını söker Taştır bu dağın yolları Bir yanımız Harmandalı Bir yanımız Zorlubeli Bolu Beyi keser yolu Şaştır bu dağın yolları
Ağalar dinleyin şu bezirganı Bize haber verir ellerimizi Hasan için gidek Güllü Nigar’a Gonca iken derek güllerimizi Düğünüm var haber salın komşuya Nişanlandım Döne Hanı Hoylu’ya Emir verin hazırlansın orduya Ördek gibi yüzek göllerimizi Yanarım ağalar yerlerim diken Babamın öcüdür belimi büken Düğün kurulmadan günümüz varken Göz oyanlar görsün sellerimizi Döktüler babanın gözü kanını Söndürmeli
Canım benden ak göğsünü saklarsın Tenhalarda ak gerdanın açarsın Canım benden ne kem gördün kaçarsın Aman güzel insaf eyle de bana Aman dilber melek misin nur musun Aman dilber Cennetteki hur musun Söyle bana sonuna dek yar mısın Aman güzel insaf eyle de bana Köroğlu’dur Çamlıbel’in aslanı Şekerle kaymakla besler hep seni Senden ister bir
(Köroğlu) Arzu edip Çamlıbel’den gelmişim Arayı arayı seni bulmuşum Sazım kırılınca melul kalmışım Aman usta çabuk kayır sazımı (Sazcı) Çamlıbel elinden dolandın geldin Arayı arayı yerimi buldun Ne sevdaya yeldin sazını kırdın Başım kalabalık götür sazını (Köroğlu) Sazımı yüksekten kalktım indirdim İndirdim de sağ dizime bindirdim Bir keyfe geldim de vurdum sındırdım Aman usta çabuk