Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Kemal Eroğlu

Gürül gürül akan nehire benzer Benim sevdalarım hep deli olur Bazen köye bazı şehire benzer Benim sevdalarım hep deli olur Ne beni bırakır ne de ben onu Bilmem nere varır bu işin sonu Pusulası yoktur şaşırır yönü Benim sevdalarım hep deli olur Sevdiğim güzeller yaşımdan aşkın Hercai bu gönül güzele düşkün Eroğlu utanmaz pişkinmi pişkin
Kor ateşlere yanarım Tenim tutuşur tutuşur Sevdan benden geçer sandım Külüm tutuşur tutuşur Emek verdim yıllarına Canım koydum yollarına Dolanaydım kollarına Elim tutuşur tutuşur Ağrı dağı kadar yüce Derdim dağlardan da koca Hiç durmadan gündüz gece Yolum tutuşur tutuşur Eroğlu’yum desem dile Düşürdün dilden dile Ahirete göçsem bile Ölüm tutuşur tutuşur
Güne karşı duran güzel Yanar tenim eylenme gel Beni derde salan güzel Ardımızda söylenme gel Dün severdin yalan oldu Gül bahçemde gülüm soldu Hoyrat gelip dalım kırıldı Seher vakti çiğlenme gel Eroğluyum orda burda İçim yanar tenim korda Al hançeri beni vurda Yad ellerde eylenme gel Dün severdim yalan oldu Gül bahçemde gülüm soldu Hoyrat
Aradım derdimin dermanı yoktur Medet sende n’olur gel yetiş yetiş Fele ile derd-i davamız çoktur Medet sende n’olur gel yetiş yetiş Tenhalarda haber saldım yüceden Bir cevap bekledim mimden heceden Hiç haberim yoktur günden geceden Medet sende n’olur gel yetiş yetiş Yüce dağ başını mekan eyledim Kurda kuşa müşkül halim söyledim Bilmem ki ben sana
Baharı unutup kışa dönmüşüm Kar yağmış başıma yaşlanmışım ben Kanadı kırılan kuşa dönmüşüm Yaz günü altında haşlanmışım ben Bugün yarın dedim geçmiyor zaman Dertler boynum büktü vermiyor aman Ayrılık hasreti yamandı yaman Sevdiğim dostlardan dışlanmışım ben Bir yanım bağdadır bir yanım talan Bir yanım doğrudur bir yanım yalan Verseler cenneti istemem kanmam Eroğlu doğarken taşlanmışım
Yaz baharı geldi geçti ömrümün Hazan yeli talan etti gidiyom Vahı kaldı ahi geçti ömrümün Bu gün yarin o da bitti gidiyom Önce emekledim sonra yürüdüm Niceleri pesim şifa sürüdüm Bunca yıldır ucun ucun eridim Yok oldu bedenim bitti gidiyom Eroglu’yum ummanlara dalarım Bir dokunsan bin bir derdi sayarım Zembereğin bozuk yoktur ayarım Ayları yıllarca
Deli gönül senden şikayetim var Neden bir soysuza kul ettin beni Gönül dağlarımdan eksik olmaz kar İndirip düzede sel ettin beni Hayali uzakta varamaz elim Kesildi dermandan her iki kolum Yanıma gelince açılan dilim Pelteğe döndürdün lal ettin beni Eloğlu anlamaz bendeki derdi Felek bunca gamı hep bana verdi Yalanım yok bunu her kişi gördü
Nazlı yar ardından gidem diyorum İleri gidemem yol bana küsmüş Bülbülsüz gönlümde gülü nideyim Açmıyor bahçemde gül bana küsmüş Bir selam gönderdim almamış yarim Çağırırım bana dönmüyor zalim Nazlı yar küserse nic’olur halim Gelmiyor mektubu pul bana küsmüş Eroğlu’yum yanıp kül olsam bile Söylenir sevgimiz hep dilden dile Alışmalı artık şu gurbet ele Sılaya dönemem