Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Karacaoğlan

Sabahtan uğradım ben bir güzele Görünce aklımı verdim talana Leylağı sünbülü bilece yetmiş Cennet kokuları vardır alana Gök yüzünde meleklerin pirisin Yer yüzünde arıların balısın Yeni açmış has bahçenin gülüsün Kömür gözlüm kıymatını bilene Selam versem selamımı alman mı Ben seninim sen de benim olman mı Al yanaktan bir bergüzar vermen mi Seni deyi özleyip
Turnam yavrusun aldırmış Havada çığrışıp öter Günde görürken yüzünü Ayda bir gördüğüm yeter Ne bakarsın melül olup İk’elin yanına koyup Dün gece seyrimde görüp Hayalin kurduğum yeter Benim sevdiğim mah deyü Saçı sünbül siyah deyü Her gördükçe bir ah deyü Sinemi döğdüğüm yeter Karac’oğlan dünya fani Veren Allah alır canı Dilberim sevmezse beni Ben onu
Geliyor nazlımın göçü Tel tel olmuş ipek saçı Fındık fıstık badem içi Çerez olmuş memeleri Nideyim dünyada malı Boyunca geyinmiş alı Payas’ın da portakalı Turunç olmuş memeleri Cemali gösteren beldir İhsan eyle beni öldür Biri rayhan biri güldür Ne hoş kokar memeleri Karac’oğlan böyle demiş Balınan kaymağın yemiş Biri altın biri gümüş Ne bahalı memeleri
Aşağ’dan yukarı tırmandım geldim Şirindir dillerin eğlendim kaldım Vebalım boynuma işte ben öldüm Ölürsem mezarım göğsüne kaz kömür gözlüm Aşık olan aşıklar da bilir alasın’ Kalem sandım kaşlarının karasın’ Orda burda kul mu ararsın İşte ben kuluna gül kömür gözlüm Aşık olan aşıklar billir suçunu Cennet sandım kız göğsünün içini Taramış zülüfü de dökmüş saçını
Ala gözlerini sevdiğim dilber Güzellikte yarim idin bir zaman Gece gündüz kız sevdana yelerdim Can içinde canım idin bir zaman Ağır idin cilve ile naz ile Sinemi doldurdun acı söz ile Ahdım olsun konuşmaya kız ile Sıdkı bütün yarim idin bir zaman Al yanaktan akan ballar sanırdım Top kara zülfünü teller sanırdım Daha evvel değmez
Benden selam eylen gül yüzlü yare Bir saat karşımda dursun da gitsin Az mı çok mu sinemdeki yaralar Gelsin gözü ile görsün de gitsin Ben de pazar edemedim kız ile Aldı beni cilve ile naz ile Merhem eylesin de ballı söz ile Ak elile yaram sarsın da gitsin Fenadan da Karac’oğlan fenadan Bir selam geldi
Gel gözlerin öpeyim gel Ben aşıkım yalan değil Kaçma benden başın için Ağlar gözüm güller değil Bizde dilber bade içer İçer de ak göğsün açar Sürü sürü ceylan geçer Bu yol bizim yollar değil Bizde dilber nazlı olur Sürmeli ala gözl(ü) olur (Bu kısımdaki kelimeler aktarılmıyor) Bu dağ bizim dağlar değil Karac’oğlan yasın yazar Yasar
Aydın kazasında Turgut ilinden Aradım evlerin buldum gezerek Sırma karıştırmış sünbül saçına Döküp gider dal boyuna düzerek Hezeli de deli gönlüm hezeli Güz gelince dağlar döker gazeli Küçücükten sevdiceğim güzeli Aradım evlerin buldum gezerek Dağlarım dağlarım meskenim dağlar Divane gönlümü ya kimler eğler Oturmuş karşıma naz ile söyler Ak göğsünün düğmelerin çözerek Mestenedir Karac’oğlan mestene
Ala gözlerini sevdiğim dilber Senin bakışların bana yan gider On beşinde bir güzeli sevmeyen Bu dünyaya hayvan gelir bön gider Düğün olur Arap atlar yarışır Bayram gelir kanlı kinli barışır Durmaz gözüm gözlerine ilişir On parmağım memen ile san gider Karac’oğlan der ki böyle oluptur Ala gözün kan yaş ile doluptur Ol asırdan beri adet
Bir civan götürdü beni bahçeye Gördüm o bahçenin dalları sarhoş Yağmurlar yağar da rüzgarlar eser Eğilmiş selvinin dalları sarhoş Gül yarim oturmuş zerbab üstüne Hiç bakmıyor yarenine dostuna Yaz gelende çayır çimen üstüne Yar bade doldurur elleri sarhoş Yavrum çıkmış yücesine yuvalar İnmiş düz ovaya şahin kovalar Değmeyin Suna’ma beyler ağalar Humar humar bakar gözleri
Sevdiğim sendedir mayanın hası Bağrımı deliyor çanının sesi Her sabah her seher göçün arkası Ağaları beyleri arzular gider Ulam ulam olmuş yatar yazılar Ceylan kovar gök boncuklu tazılar Burnu hırızmalı çepkenli kızlar Hanı yaylam der de arzular gider Havayı da deli gönül havayı Alıcı kuş yüksek yapar yuvayı Türkmen kızı katarlamış mayayı Hanı yaylam der
Dağ salına konan kervan Yağmur yağar gerilenir Bir kötüye düşen dilber Ölmez ama zarilenir Bizim ilde bir gül biter Vaktı gelince tez yiter Her kötü de bir söz atar Bitmiş işim geriler Ovalarda olur harman Yanakların derde derman Gönül dediğin değirmen Ufalanır irilenir Karac’oğlan der ki eller Bahçende açılmış güller Koç yiğide düşen dilber Al
Sabahtan vardım da yoluna durdum Gül yüzünü yere yıktı da geçti Sen kimin yarisin diye de sordum Bir cevap vermeden baktı da geçti Dilber nerde doğmuş nerde illeri Ermeni mi yoksa Rum mu dilleri Al yanakta açan gonca gülleri Bir hoşça gönlüme koştu da geçti Karac’oğlan der ki örülmüş başı Daha on beşine girmemiş yaşı
Bülbül ne yatarsın bahar erişti Akan sular göl olduğu zamandır Kat kat oldu gül yaprağa karıştı Gene bülbül kul olduğu zamandır Gene bahar oldu açıldı güller Figana başladı dalda bülbüller Başka bir hal olup açtı sümbüller Aşıkların del’olduğu zamandır Gene bülbül bilir gülün halinden Yeter deli oldum yarin elinden Aşıp aşıp gelir yayla belinden Yardan
Sabahleyin tan yüzüne Sürmeler çekmiş gözüne İk’elin almış yüzüne Güller nazlanı nazlanı Dostun bahçesine girdim Tomurcuk güllerin derdim El bağlayıp selam verdim Alır nazlanı nazlanı Karac’oğlan der merdane Güzel içinde bir dane Zülüfün dökmüş gerdane Tarar nazlanı nazlanı
Sevdi(ğ)im seher yeli kokun getirir Al güllere misal top yanakların Aşıkın gönlüne nice gam verir Dermansız hastaya hap yanakların Karaman’dan nazlı yarim Konya’dan Geldik de ne bulduk yalan dünyadan O ak kollarını dola boynumdan Leblerime yoldaş yap yanakların Karac’oğlan Mevlam visal vermesin Şu gözlerim gördü turunç memesin Gönül ister yar şeftalin dermesin Eydür bana yarin
Salını salını gelir sevdiğim Ne de ırast geldik yol yola karşı Lisanı dür döker lebleri kiraz Tatlı tanışalım dil dile karşı Bülbülüm kekliğim öter kafesten Dudu kumrumu aldırdım destten Yüzükler yaptırmış kaşı elmastan Kınalı parmaklar el ele karşı Ak eline de kınalar yakdırmış Kulağına elmas küpe takdırmış Cevahir misali toplar döktürmüş Mercanlı bilekler kol kola
Ak kuğum ablak kuğum Dal burnuna kondu bu gün Menendinden sakınırdın Enginlere indin bu gün Helkeleri ele aldın Bezirgan bunarına suya indin Gül verip menevşe aldın Dostum neler duydun bu gün Kızlar çıktı kol kol oldu düzüldü Etim kemiğimden üzüldü Ne dedim de gün benzin bozuldu Dostum neler duydun bu gün Fani Karaca Oğlan fani
Düğmeler diktireyim lal-ü mercan Yarsız kalan dünya başıma zindan Ben seni severim sıtkile candan Sen beni sevmezsen söyle ar değil Düğmeler döktüreyim göğsün ağ ise Çevre yanın mor sünbüllü bağ ise Çünkü güzel bende meylin yoğ ise Benim işim minnet ile zor değil Karac’oğlan der ki almaz mı bacı Ayrılık şerbeti zehirden acı Döküvermiş kolunca
Ark altında su doldurur Eteğini yel kaldırır Karşıki evin kızları Bakışı adam öldürür Kır at gelir hecin gibi Yağmur yağar sicim gibi Anam kızı bacım gibi Gelir de karşımda durur Karac’oğlan kavli yalan Kimdir aşnasına gülen Komşusundan bir yar seven Şaşar aklını aldırır