Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

İhsan Güvercin

Arguvan Alevi köyleri; Akören, Alhasusagı, Armutlu, Asar, Asmaca, Asagısülmenli, Bozan, Cavus, Çayırlı(Arakel), Çobandere (Soti, Duydum, Ermisli, Eymir, Göçerusagı, Gökagaç, Gümüşlü, Güngören (Gadabela), İsaköy, Karahüyük, Kuruttas, Kisla, Kızık, Koçak, Konakbasi, Koyuncu, Kömürlük, Kuyudere (Mineyi, Morhamam, Sigirciusagi, Tarlacık (Ektirli), Yamaç, Yeniköy, Yenisu, Yoncali, Yukari Sülmenli, Gecekondu, Cimenusagi Kaynak: Alevi Köyleri
Adını andıkça dilim takılır Sanki yüreğime bir şey çakılır Orda semah dönen nara yakılır Kızılırmak boylarında bir şehir Aydınlığa karanlıklar yağdırdı Ruhsatiyi hanesinden kovdurdu Pir Sultanı hınzırlara boğdurdu Kızılırmak boylarında bir şehir Can alıcı kuşlar oraya doldu Güneş utancından sararıp soldu Otuz yedi gülü dalından yoldu Kızılırmak boylarında bir şehir Güvercinler gide baykuşlar öte Ne
Pirim Hünkar Hacı Bektasi Veli Ele bele dile sahip ol demiş Doğru söz diyene hü dost demeli Ele bele dile sahip ol demiş Haklıyı haksızca asmayın diye Namus belaları kusmayın diye Kem söyleyip dosta küsmeyin diye Ele bele dile sahip ol demiş Hakikat ilminin budur emeli Üç kelime sözdür asıl temeli Güvercin’im pirim Hacı Bektaşi
Arapgir Alevi Köyleri; Alıçlı, Boğazlı, Çakırsu, Çaybaşı, Çignir, Çimen, Egnir, Gebeli, Gözeli, Günyüzü, Onar, Suceyin, Taşdelen, Tasdibek, Ulaçlı, Yazılı, Yeşilyayla Kaynak: Alevi Köyleri
Karadenizde Aleviğe Giriş Karadeniz aleviliğinin oluşumunda, sık söylendiği üzere çepni boyunun büyük önemi vardır. Öncelikle çepniler kimdir diye soracak olursak Oğuzlar’ın 24 boyundan bir tanesi olup savaşçı özellikleriyle önplana çıkmaktadırlar. Çepniler Oğuzlar’ın en kalabalık boylarından olup anadoluya geldikleri süreçte islamlaşmaları tamamlanmamıştır. Anadolu üzerine genel Oğuz göçleri İran coğrafyası üzerinden olduğundan anadolunun ilk türkleri, şia olarak
Dinle gönül figanımı zarımı Haydi kalk gidelim Hüsey’n’e doğru Ya bil bir bağrımın yanan narını Ya da kalk gidelim Hüsey’n’e doğru Yüreğime ince sızı takılır İlim ilim gözüm yaşı dökülür Su içtikçe boğazıma çakılır Gönül kalk gidelim Hüsey’n’e doğru Bağımızda güller açılmaz oldu Muhabbette bade içilmez oldu Gündüzüm gecemden seçilmez oldu Gönül kalk gidelim Hüsey’n’e
Bahçemde açılan o gonca gülü Dost dediğim saldı derdi de gitti Dalında şakıyan iki bülbülü Benli kurşunuynan vurdu da gitti Bahçe viran oldu gül viran oldu Bülbülün ardından dil viran oldu Sazımın döşünde tel viran oldu Curayı çöğürü kırdı da gitti Güvercin’im küstüm zalim feleğe Güvenemem gayrı huri meleğe Gönlümdeki muradıma ermeye Dostluk defterini dürdü