Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Hasan Erdoğan

O dost beni atmış bakın Uzak dağların ardına Sahipsiz kullar misali Atmış dağların ardına Başım alıp nere gidem Bitmez derdim bitmez çilem Benim derdim bugün değil Bırakın ben yare gidem Gülün dallarını kırmam Sensiz bu cihanda durmam Ondan başkasını sarmam Atmış dağların ardına Başım alıp nere gidem Bitmez derdim bitmez çilem Benim derdim bugün değil
Düşenin elinden kimse tutmazmış Yaralarım çıban oldu baksana Benim günüm geçti ah u zarınan Ömrüm yataklarda geçti baksana Derman aranır mı zalim kullarda Boşuna yürüdüm uzun yollarda Soran olmaz garip kullar ne hâlde Tanınmaz hallere geldim baksana Sarı telli sazım giymiş karayı Neyleyim Hasan’sız tahtı sarayı Yol eyleyen çoktu önce burayı Yiyip içen gelmez oldu
Ben felekten davacıyım Kaybedecek neyim kaldı Kem talihim kötü kader Kaybedecek neyim kaldı Neyim kaldı neyim kaldı Kaybedecek neyim kaldı Dertlerim hep ayan beyan Olmadı sesimi duyan Atlı idim kaldım yayan Kaybedecek neyim kaldı Neyim kaldı neyim kaldı Kaybedecek neyim kaldı Hasan nedir bunca efkâr Gerçeği gör etme inkâr Çok gezdim dost diyar diyar Kaybedecek
Şu zalim günlerden bıktım usandım Geçen günler birbirini tutmuyor Doğduğuma yüz bin defa pişmanım Geçen günler birbirini tutmuyor Nazlı yarde bütün idi bu ahdim Daha bundan sonra gülmez ki bahtım Yıkıldı sarayım virane tahtım Geçen günler birbirini tutmuyor Erdoğan’ım bu derdime ne derler Mekan oldu gurbet elde bu yerler Bağımdaki gülü yolmuş yad eller Geçen
Ben beni unuttum bende değilim Şaşırdım yolumu deli ettiler Koştum ki yetişem dostun ardından Gözyaşımı bahar seli ettiler Ah ben nidem gülüm ben nasıl edem Ayrılığın çok zor ben nere gidem Bağıma diktiler incir ağacı Yanıyor yüreğim bitmez bu acı Lokman’da hekimde yoktur ilacı Dermanı bulunmaz deli ettiler Oy ben nidem soysuz ben nasıl edem
Kula boyun büke büke Ne hallere geldim eyvah Vazgeçtim kendi kendimden Ne dertlere düştüm eyvah Baktım kara alın yazım Kimse çekmiyor bu nazım Dermansızım takatsizim Ne hallere düştüm eyvah Erdoğan’ım olmuş olan Çiledir yanıma kalan Umutlarım oldu yalan Ne hallere düştüm eyvah
Dökersen derdini bir bilene dök Cahile sır açma dedim bin defa Her yüze güleni dost deyi kanma Aldanma ellere dedim bin defa Bin defa ölem bin defa Bin defa cahil bin defa Sarmaşık gül açmış yoktur kokusu Ben seni sevmişim inan doğrusu Sende hiç mi yoktur Allah korkusu El sözüne gitme dedim bin defa Bin
Savcı bey koluma zincir Vurdun amma kim çözecek Bana her gün binbir tuzak Kurdun amma kim çözecek savcı bey Görmüyor hiç gerçek şeyi Adalet burda yok deyi Prangayı kelepçeyi Vurdun amma kim çözecek savcı bey Hasan seni Hak koruyu Zalimler boşa yoruyu Akla gelmeyen soruyu Sordun amma kim çözecek savcı bey
Vurur seni yerden yere Dost feleğinen yarışma Sırrına sır erdirmek zor Dost feleğinen yarışma Dost Ali nerde Dost Veli nerde Dost Pir’im nerde dost Çokları puta tapıyı Sendeki canlı yapıyı Açar kapalı kapıyı Dost feleğinen yarışma Dost Ali nerde Dost Veli nerde Dost Hünkâr nerde dost Kuşlar Hak deyi ötüşür Sesi menzile erişir Candan çağırsam
Beni her gün söyleyenin uğruna Koskoca dünyayı yıkar giderim Sevdiğimden haber getiren olsa Koskoca cihanı yıkar giderim Aman giderim giderim Valla başım alır bu cihandan giderim Valla bu diyarları terk eder geçer giderim Bu ne ha sevdiğim bu nasıl çile Bir gün derdimi yaz getir dile Dermandan takatten kesilsem bile Koskoca dünyayı yıkar giderim Aman
Sen bu sevdamıza da bitti demişsin İnan ki ben seni de öldü sayarım (yar daha gelmez sayarım) Söz etmiş derdime de derman olamaz O zaman ben seni de öldü sayarım (tövbe dönmez sayarım) Buluşum zor yitirişim tez oldu Ayrılığın sebebi kimler oldu Anlamadım dünya senin mi oldu İnan ki ben seni de öldü sayarım (yar
Güzel senin derdin ile İnan bir gün öleceğim Dönüp bir baksan yüzüme Senin için öleceğim Bahar çiçeğini bilsin Billah ömrümün gülüsün Bana deme sen delisin Derdin ile öleceğim Ne zaman murat alırım Kız seni benim sanırım Her nerde görsem tanırım Derdin ile öleceğim Hasan’ı derdi söyletir Dost ömrün boşa tüketir Kırk dereden su getirir Bir
Alev almış ateş gibi Söneceğin yok bugünler En son gittin uzaklara Döneceğin yok bugünler Herkes geldi selamın yok Mektubun yok haberin yok Gam kasavet kederin yok Bileceğin yok bugünler Açtılar dostla aramı Saran bulunmaz yaramı Ne tez unuttun Hasan’ı Soracağın yok bugünler
Ne gülersin benim berbat halime Ah çektikçe ahım tutar seni yar Ocağıma incir ağacı diktin Ah çektikçe ahım tutar seni yar Tükettin ömrümü bitirdin beni Ayırıp yanından yitirdin beni Tanınmaz hallere getirdin beni Ah çektikçe ahım tutar seni yar Zalim yad ellerin sözüne kanma El için ateşe sen düşüp kanma Her yüze güleni dostundur sanma
Olanlardan haberi yok (aman aman) Kullarınan başım dertte Engel olmuş yollarıma (aman aman) Yollarınan başım dertte Kurumuş bağlarda sümbül (aman aman) Sebebi var onu sen bil Gül dalında ötmez bülbül (aman aman) Dallarınan başım dertte Hasan kaşların eğmeden (aman aman) Yoksa ayrılık mı neden Usanmış kara giymeden (aman aman) Allarınan başım dertte
İkrarım var eğer nasip olursa Gül yüzlü Pir’ime gitmek muradım Dermansız dertlerin dermanı olan Gül yüzlü Hünkar’a gitmek muradım Dost dost Ali dost Dost dost Veli dost Ya Hünkâr’ım dost Bir daha doğarsam ben yeni baştan Geçmek istiyorum Deliklitaş’tan Gözlerim görmese dost kanlı yaştan Gül yüzlü Ali’ye gitmek muradım Dost dost Ali dost Dost dost
Ey zalim yar beni ne derde koydun Hayalinle düşer yatar ağlarım Beni bu derdinen bırakıp gittin Derdin ile düşer yatar ağlarım Ağlarım ölem ağlarım Ağlarım soysuz ağlarım Mecnun misaliyim düştüm çöllere Bunca sen düşürdün beni nice yollara Kondurmaz eyledin beni güllere Hayalinle düşer yatar ağlarım Ağlarım ölem ağlarım Ağlarım sunam ağlarım Erdoğan’ım köşelerde ağlama Vefasız
Dertlerime çoban gerek Yoksa bu dert çekilmiyor Bir gün değil beş gün değil İnan bu hal çekilmiyor Gül oldum yad eller yoldu Esti rüzgar gülüm soldu Gayrı yüzüm gülmez oldu Dostum bu dert çekilmiyor Dertlerim yolcu benimle Çileye düştüm elinle Nere varsam dert benimle Dostum bu dert çekilmiyor Dert ortağım kırık sazım Nazdayım çeker mi
Sılanın özlemi dost senin derdin Yüreğimde ateş gibi yanıyor Zalimin açtığı yara çok derin Ciğerimde ateş gibi yanıyor Söylemez anlayam nedir niyetin Der yanında yoktur benim kıymetim Gözümün önünden gitmez hasretin Ciğerimde ateş gibi yanıyor Saçların kusursuz üç günlük aydan Dertten başka yoktur Hasan’a faydan O senin sevgin o senin sevdan Ciğerimde ateş gibi yanıyor
Kışa bahar dedik yaza sonbahar Mevsimler değişti yıllar değişti Özünü yitirdi benim diyenler Fikirler değişti kullar değişti İkrarında durmayan cana bakın Elim yakandadır kendini sakın Halden yoldan bilmiyorsa vefasız Ataşlara verip yurdunu yakın Sazım yas çekiyor ses vermiyor tel Çok acı esiyi zalim kaba yel Yıktı viran etti deli coşan sel Dereler değişti seller değişti