Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Feyzullah Çınar

Dolanı dolanı gelir Ölüm yavaşça yavaşça Kalem alıp yaz derdimi Gülüm yavaşça yavaşça Söyünmüyor bir dem narım Sevda oldu öz diyarım Güz dedi geçti baharım Selim yavaşça yavaşça Garip gönlüm durmaz oldu Gözüm ırak görmez oldu İşe güce varmaz oldu Elim yavaşça yavaşça Sevdiğim bu yana bakmaz Kaş eğip kirpiğin yıkmaz Kırıldı kanadım kalkmaz Kolum
Bana gül diyorlar Ağlamak şanıma düştü neyleyim Elin gülü açmış da alınan yeşil Şu benim güllerim soldu neyleyim Haberin alayım seher yelinden Ördek kalkar m’ola kendi gölünden Korkum ayrılıktan fikrim ölümden Geldi tattı beni buldu neyleyim Ben derdimi kime söyleyim Pir Sultan Abdal’ım da kırklar yediler Bu yolu erkanı onlar koydular Allah verdiğini de almaz
Akdeniz yakası aydın elleri Kuşlar gider bizim dede sultana Cemalin görünce yürüdü dağlar Taşlar gider bizim dede sultana Katardan ayrılan turna sürüler Her andıkça sinelerim sızılar İrili ufaklı emlik kuzular Koçlar gider bizim dede sultana Elim aydır dört kitabtan eveli Seydoğlu Bedrettin Bektaşi Veli Ortaklar adına bileyim seni Dağlar gider bizim dede sultana
Zalim dünya sırtımıza yük oldu Bu nasıl gurbettir bitmek bilmiyor Katık arar iken ekmek yok oldu Bu nasıl gurbettir bitmek bilmiyor Yalan dünya yüzümüze gülmüyor Oğul uşak Almanya’ya yazıldı İşçi Bulma kapısına dizildi Evler işsiz kaldı yuva bozuldu Bu nasıl gurbettir bitmek bilmiyor Yalan dünya yüzümüze gülmüyor Çekemiyom kahpe dünya derdini Çok aradım bulamadım merdini
Nice defterlerden ismim sildirdin Gelmedi hiç senden ses kara bahtım Bahtın gemisinde yelken yok bildin Durma lodos gibi es kara bahtım Ahdettim bir gonca bulmamasına Bulmadım çaresin solmamasına Bu derdinden iflah olmamasına Katiyen ümidi kes kara bahtım Alem yıkıcıdır yoktur yapıcı Kimi cellat olmuş kimi kapıcı Ezel giymez idik mesti pabucu Dedirdin çarığa mes kara
Dünyam mı değişti bilmem ne oldu Felek kemendini takdı gelemem Bir bahçe yapmışım filizi soldu Esti de sam yeli yaktı gelemem Gece gündüz dert dökerim sazıma Kime gidem ben ağlarım yazıma Sarıldılar eteğime dizime Yavrular boynunu büktü gelemem Mihneti der ne ağladım ne güldüm Ne aradım ne yitirdim ne buldum Koca bir çınardım kumdum kaldım
Geldim şu alemi ıslah edeyim Özümü meydanda gördüm sonradan Zaman mahlükuna meylimi verdim Sermayemden zarar gördüm sonradan Geldi bizim ele sevdi sevişti Al kadeh ver kadeh doldurdu içti Sadık yarim diye yeminler içti Özü çürük imiş duyduk sonradan Şu zalimin kara kara gözleri Yaramıza yaramadı tuzları İki dinli şu cahilin sözleri Durdukça kar etti cana