Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Erzincan Türküleri

Altın tasda incim var Sol böğrümde sancım var Piyadeyim piyade Dostlar derdim ziyade Altın tas altın kilden Severim canı dilden Yaralarım oyuldu Göz göz oldu soyuldu
Sürüne sürüne kapına geldim Halimden anlayan yarim olsaydı Boynumda urganım durur gezerim Hakkın divanında darım olsaydı Sen ulu canansın ben de kulunum Dilerim sevdiğim verme zulümün Eğer sen Leyla’ysan ben de Mecnun’um Bir sahra köşede yerim olsaydı Beyhani bileydi derman olurdu Cevheri olsaydı kervan olurdu Belki de Mısır’a sultan olurdu Yusuf-i Kenan’ın nurum olsaydı
Sökmüş çadırların göç etmiş (leyli) Vardım ki boş kalmış viran hanları Mesken etmiş çölleri biçare Mecnun Akıtmış gözünden şol ırmakları (of of) Seyit haber verdi ol aşıklarına Dedi ne beklersin ey bahtı kara Leyla’yı verdiler bugün ağyara Var git dağıt başından bu efkarı (of of)
Şol cennetin ırmakları Akar Allah deyu deyu Çıkmış İslam bülbülleri Öter Allah deyu deyu Aydan aydındır yüzleri Şekerden tatlı sözleri Cennette huri kızları Gezer Allah deyu deyu Hakk’a aşık olan kişi Akar gözlerinin yaşı Pür nur olur içi dışı Söyler Allah deyu deyu Salınır tuba dalları Kur’an okur hem dilleri Cennet bağının gülleri Kokar Allah
Suya çaldım sılığı (aman düğmelim aman) Çıksın suyun balığı (siyah perçemlim oğlan) Düştüm zarına oğlan Yandım narına oğlan Gel beraber kaçalım Kalma yarına oğlan Yük üstünde halıyım (aman düğmelim oğlan) Halının hayalıyım (siyah perçemlim oğlan) Düştüm zarına oğlan Yandım narına oğlan Gel beraber kaçalım Kalma yarına oğlan Yük üstünde iğneyim (aman düğmelin oğlan) Dur yanına
Yiğidim gitti yaylaya Ecel çekmişti oraya Tabip yok ki derdim yaza Yiğidim ağlatma bizi Yiğidim ağlattın bizi Viran koydun köyümüzü Kimse sormaz halimizi Karşı dağda kuş oturur Kuş kuşa da yem götürür Evvel şenlik bağımızda Şimdi baykuşlar ötüşür Yiğidim ağlattın bizi Viran koydun köyümüzü Kimse sormaz halimizi
Yıldızlar oynaşır çarh-ı felekte Gözüm yoktur (ey) hurilerde melekte (ağalar hey) Bir elim duada biri dilekte Gözüm kaldı (ey) kadehinde sakinin (ağalar hey)
Dut ağacı boyunca Dut yemedim doyunca Ağzım dilim kurudu Yar demedim doyunca Oy zaman zaman zaman Vay zaman zaman zaman Eller düğün ediyor Bizim düğün ne zaman Karşıda kara kapı İçinde yeni yapı Beni yardan ayıran Dilensin kapı kapı Oy zaman zaman zaman Vay zaman zaman zaman Eller düğün ediyor Bizim düğün ne zaman
Şamil kara kuş oldu Aldı dereye daldı Ağlama İsmet bacım Çenizim sana kaldı Furun üstünde kürek Ne titrersin a yürek Her dertlere dayandın Buna da dayan yürek
(Oğul) Bağdatlıyam bahtım yok (Oğul) Devletliyem tahtım yok (Oğul) Gerdana sinek konmuş (aman aman aman aman aman) (Oğul) Sinek kadar bahtım yok (ele) (Oğul) Yüz olsun yüz olsun (Oğul) Sür harmanın yüz olsun (Oğul) (Tara zülfün düz olsun) Doksan dokuz yaram var (aman aman aman aman aman) (Oğul) Bir de sen vur yüz olsun (ele)
Gönül verdim bir esmere Yanaklardaki benlere (vay dile vay dile) Kurban olam o dillere (hop) Hop hop meralım Kalk oyna görelim Zillere şıngır Darbukaya dımbırdam vuralım Yüzünü benzettim aya Kaşını kurulu yaya (vay dile vay dile) Gülleri de at havaya (hop) Hop hop meralım Kalk oyna görelim Zillere şıngır Darbukaya dımbırdam vuralım İnce belin çok
Süpürgesi yoncadan (Emine’m) Gayet beli inceden (of) Ben seni sakınırım (Emine’m) Yerdeki karıncadan (of) Vay bana vaylar bana (Emine’m) Yıl oldu aylar bana (of) Susadım su isterim (Emine’m) Su vermez çaylar bana (of) Süpürgesi saz olur (Emine’m) Gül açılır yaz olur (of) Ben yarime gül demem (Emine’m) Gülün ömrü az olur (of) Vay bana vaylar
Yiğidin kır atı şaha kalkınca Ciğer lazım üzerinde dik dura Nal parlamasıyla şimşek çakınca Gömüle toprağa taşlar yarıla Şahlan kır at şahlan yine ün bizim Yiğit ölürse de meydan şan bizim Kırat bilir misin Otlukbelini Dik tut kafan salla yelelerini Er meydanı bura göster kendini Düşman bölüm bölüm ola yarıla Şahlan kır at şahlan yine
Aşağıdan gelen geline bak Saçı kılapdun teline benzer Ben o yari nerde görsem tanırım Çiçekli bağçenin gülüne benzer Çeşmenin başında söylenen sözler Yaktı gitti beni o ela gözler İleride gelinler geride kızlar Hiçbirisi nazlı yare benzemez
Ağılın önü kenger Çoban davarı dönder Sen Mevla’yı seversen Mahmut begi tez gönder Ölürem ben ölürem Nere gitsem gelürem Mahmut begi aluram Türk gelini oluram Ağılın önü taştan Aklımı aldın baştan Eğil eğil öpeyim Al yanak kalem kaştan Ölürem ben ölürem Nere gitsem gelürem Mahmut begi aluram Türk gelini oluram Çıktım kerpiç duvara El ettim