Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Dertli Divani

Has bahçede biten bir gül uğruna Bülbül gibi almış ahu zar beni Özümü yandırdım aşkın narına Bundan sonra kabul etmez har beni Bir güzel sevmişem hublar içinde Emsali bulunmaz Çin u Maçin’de Anadan doğmayım dört dağ içinde Üşütmez etraftan yağan kar beni Bir kerece gelmiş oldum cihana Bu aşkın elinden ben yana yana Bir Dertli
Hab-ı gafletten uyanıp Doğru yola bastım kadem İhlasla Hakk’a dayanıp Aşina oldum dembedem Erler cem olmuş bir yerde Arada göründü perde Gel gir düşmeyesin derde Burayaca geldin madem Bizim mektebi irfana Mana öğrettiler bana Vuslat oldum ilmikana Çün babı vahdette bu dem Okudum elifi beyi Farkeyledim teyi seyi Saki destindeki meyi Sundu nuş eyledim ol
Evel Bahar Yaz Ayları Doğanda Akar Deryalarda Sel Yavaş Yavaş Sefil Bülbül Feryat Edip Ötende Açılır Bahçemde Gül Yavaş Yavaş Sözün Doğrusunu Söyle Ahkamın Sözün Doğrusunu Söyle Ahkamın Muhabbet Bağına Basma Kademin Emsal İle Konuşmayan Adamın Olur Altın Adı Pul Yavaş Yavaş Her Olur Olmazın Sözün İşitme Her Olur Olmazın Sözün İşitme Dalga Vurup Kalb
Güftumu guşune mengüş eyleyegör ey ihvan Ağyare meyil edenin arzusu yar olamaz Cemalından cemal vermiş sana Hazreti Süphan Na-haktaysa gözün çün gördüğün didar olamaz Elaman ey Şir-i Yezdan Şah-ı Merdan elaman Teslimi Rıza’dan çün gelmişiz bu baba Yummamışam desem yalan gözüm gaflet-i hâba Bir taraftan bir tarafa esince bad-ı saba Terse harman savuranın kazancı kar
Bu cehalet yaktı gitti milleti Gelin buna çare bulalım canlar Silelim gönülden kini nefreti Sevgi saygı ile dolalım canlar Kimse boş laflarla nara atmasın Nefsine uyup da gönül yıkmasın Her kafadan ayrı bir ses çıkmasın Sözde özde birlik olalım canlar Onurlu bir yaşam felsefesinden Barış huzur doğar her ilkesinden Der Dertli Divani şah nefesinden Sevgi
Her nesnede Hak eseri Gören canlara aşk olsun Dost yoluna canı seri Veren canlara aşk olsun Gel mecaza dikme gözün Daim doğru söyle sözün Gerçek erenlerin izin Süren canlara aşk olsun Dertli Divani’nin dili Andırır şeyda bülbülü Dost bağında açan gülü Deren canlara aşk olsun
Zaman herşeyin ilacı kendine gel imanım Boz bulanık akan sular durulacak bilesin Böyle gelmiş böyle gider diye bir şey yok canım Kokuşmuş düzenin çarkı kırılacak bilesin Kötü söz sahibinindir bunu iyi anla bil Bu yol çok çetin bir yoldur bildiğin gibi değil Ne kimseyi aşağıla ne de kimseye eğil Kişi kendi vicdanından sorulacak bilesin Gel
Sırat-i müstakim bu menzil kardaş Varamayıp geri dönen de oldu Hakikat yolunda olmuşken sırdaş Nefsine yenilip sönen de oldu Dört kitabı dört satırla okuyup Çulha olup türlü bezler dokuyup Bülbül gibi gül dalında şakıyıp Varıp necasete konanda oldu Gel Dertli Divani gafletten uyan Sıtkı sadakatla pirine dayan Helalı gözetir gerçek er olan Harama elini sunan
Bugün yasta gördüm zülfü siyahı Gülmedi sultanım bilmem ne haldır Halım arz eylerim dinle ahvalim Bilmedi sultanım bilmem ne haldır Nenni de nenni dost nenni Nenni de nenni has nenni O sultanı aşık pirden sorarım Bugün dünya yarın ahret ararım Aşkına kıldığım sabrı kararım Kalmadı sultanım bilmem ne haldır Nenni de nenni dost nenni Nenni
Nazlı yarim yol göründü Gurbet benim köy senindir Yolumu duman bürüdü Gurbet benim köy senindir Sesle yavrularım gelsin Gittiğimi onlar bilsin Babasız yavru neylesin Gurbet benim köy senindir Sanma ki gider gelirim Can bir kuştur ne bilirim Belki dönmeden ölürüm Gurbet benim köy senindir Divani’yim nice nice İnlerim gündüz ve gece Bu yoksulluk bitmeyince Gurbet
Bu ahvali bir kamile Sor bakalım ne olacak Gel gönül aşkın teline Vur bakalım ne olacak Ben çobanım diyen çoktur Sürüsünden eser yoktur Gözleyen gözeten Hak’tır Dur bakalım ne olacak Bil Dertli Divani suçun Havadan uğratma göçün Bu dert bize için için Kor bakalım ne olacak
Yaşanılası dünyanın ne tadı ne tuzu kaldı Ömür denen şu zamanın çoğu gitti azı kaldı Çalışmadan yiyenlerin derimizi giyenlerin Nice benim diyenlerin ne izi ne tozu kaldı Çürük ökçe yırtık taban kurdu kuşu ettik çoban Gariban daha gariban ne çulu ne bezi kaldı Bizden geçinen kalleşler döner gelir bizi taşlar Sıvıştı yaren yoldaşlar ne sözü
Selam söylen sofulara Kız başlığın almasınlar Kız başlığı alanları Hak cemine koymasınlar Şah Ali’m hü Pir Veli’m hü Gerçek erenlerin demine hü Soyunup da üryan olsa Ciğerciği büryan olsa Ahirete revan olsa Cenazesin kılmasınlar Şah Ali’m hü Pir Veli’m hü Gerçek erenlerin demine hü Nesimi’yim gafil olma Her deftere kalem vurma Hacet alıp hacet verme
Ne istersin benden divane gönül Ben senin kahrını çekemez oldum Fitne tarlasına sevgi tohumun Ne kadar uğraştım ekemez oldum Ne baharın bahar ne de yazın yaz Bu ne biçim sevgi bu ne biçim naz Kendi mezarını var elinle kaz Dönüp de yüzüne bakamaz oldum Divani ak ile karayı seçti Sanma yadlar ile konup da göçtü
Ahdine vefa etmeyen Cana da yazıklar olsun Damara kan iletmeyen Huna da yazıklar olsun Zalımların saltanatı Tedirgin eder milleti Hele böyle bir şöhreti Şana da yazıklar olsun Bizimle çağlayıp aktı Dönüp gönül evim yıktı Her taraktan bezi çıktı Ona da yazıklar olsun Bozulmuş lezzetin tadın Bilmedin aşnayla yadın Halimizden anlamadın Sana da yazıklar olsun Dertli
Bahri aşk boylayan canım erenler Özü katrenize ark edip geldik Ayn-el yakın dost cemalin görenler Pervazı aşk ile çark edip geldik Ali’den medet medet medet medet Veli’den medet medet medet Deli’den medet medet medet Atıp gözümden galleti hab-i Böyle idi bize dostun hitabı Vechinde okuyup ummul kitabı Sırrı men areti hark edip geldik Ali’den medet
Altım üstüm kaç kuruşluk Efsaneyim efsaneyim Aşık olmak dile kolay Bahaneyim bahaneyim Aşığın gönlü külhanda Çok marifet vardır onda İki kapılı bir handa Mihmaneyim mihmaneyim Durmaz eser aşkın yeli Buna revan çeşmim seli Ben bir günahkar kul Dertli Divaneyim divaneyim
Ah eyledim oh eyledim Yıkamadım şu feleği Ben bu feleğe neyledim Neyimiş benden dileği Bulsam bir gerçek yoldaşı Veririm can ile başı Kireci çakılı taşı Hiç eler mi un eleği Divani gafletten uyan Gerçek bir mürşide dayan Yazdan odunun almayan Kışın yandırır küreği