Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Aşık Veysel

Arzusun çektiğim Beserek Dağı Elvan elvan çiçeklerin açtı mı Çevre yanın güzellerin otağı Bizim eller yaylasına göçtü mü Güney tarafında Kurban Pınarı Kalktı mı Mezarlı Boyunun karı Garip öter Meşeliğin kuşları Yavru şahin yuvasından uçtu mu Doğrusu Beyyurdu Şahinkayası Batısı Aşılık taştır boyası Üçoluk’tan geçer Türkmen mayası Sultan Sulağından suyun içti mi Yeşil atlas giymiş
Çırpınıp içinde döndüğüm deniz Dalgalanır coşar ürüzgarından Mevce gelip cuş eyleyen aşkımız Ah çektikçe kaynar gelir derinden Derya coşar inci saçar kenara Aşk ehli dayanır ateşe kora Bülbüller gül için geymişler kara Seherler uyanır bülbül zarından Aşıklara gurbet bülbüle firkat Derdimi sorarsan dürülü kat kat Ey gönül derdinden etme şikayet Yüce dağlar gurur duyar karından
(Ah) Ne ötersin dertli dertli (Ah) Dayanamam zara bülbül Hem dertliyim hem firkatli Yakma beni nara bülbül Ötme bülbül ötme bülbül Derdi derde katma bülbül Benim derdim bana yeter Bir dert de sen katma bülbül (Ah) Bilirim aşıksın güle (Ah) Benim halimden kim bile Bizim bahçedeki güle El atıp dolaşma bülbül Ötme bülbül ötme bülbül
(ah) Yaz bahar ayları gelince Kızılırmak kenarını sel alır (aman aman) (ah) Bi çift mor menevşe boynun eğince Oğlan gıza nergiz (vay nergiz ey ey ah) verir gul alır (ah) Kayseri elleri deyi gonlum haseri Ah eylersem aylar ah gözler yaşarır (aman aman) Çok çıharma zülüflerin dışarı Yel değer de zülüfünden tel alır (aman aman)
Neler yaptı bana kader Uyansana kara bahtım Yel değdikçe erir gider Karşı dağda kara bahtım Tecellinin ters kalemi Bana dar etti alemi Dedim güzel sar yaremi Çıkageldi hora bahtım İçimden gitmez kederim Mihnet ile doldu derim Dünya kalsın ben giderim Bilet veren kara bahtım Yükün aldı gam kervanı Terk edip gider bu hanı Bilinmez nerde
Dost dost diye nicesine sarıldım Benim sadık yarim kara topraktır Beyhude dolandım (ey yar) boşa yoruldum Benim sadık yarim kara topraktır Nice güzellere (ey yar) bağlandım kaldım Ne bir vefa gördüm ne fayda buldum Her türlü isteğim (ey yar) topraktan aldım Benim sadık yarim kara topraktır Koyun verdi kuzu verdi süt verdi Yemek verdi ekmek
Yeni mektup aldım gül yüzlü yardan Gözletme yolları gel deyi yazmış Sivralan köyünden bizim diyardan Dağlar mor menevşe gül deyi yazmış Beserek’te lale sümbül yürüdü Güldede’yi çayır çimen bürüdü Karataş’ta kar kalmadı eridi Akar gözüm yaşı sel deyi yazmış Eğlenme gurbette yayla zamanı Mevlayı seversen ağlatma beni Benek benek mektuptadır nişanı Göz yaşım mektupta pul
Ağgül seni camekanda görmüşler (ağ gülüm gülüm) Siyah saçın sırma ile örmüşler (ağ gülüm gülüm) Rüyamda seni bana vermişler (ağ gülüm gülüm) Beni böyle yakar kor gider misin (yar eğlen eğlen dur ben de gelim) Evvel sevip sonra terkeder misin (yar eğlen eğlen dur ben de gelim) Acı poyraz gibi deli esmedim (ağ gülüm gülüm)
Girdim dostun bahçesine Hayran oldum o dallara Çiçeklerin rayhasına Hayran oldum o dallara Kimi ufak kimi iri Her biri tutmuş bir yeri Her zaman ayak üzeri Hayran oldum o dallara Baktım acıdım halına Kuşlar kondurmuş dalına Yaprak sesi kuş diline Hayran oldum o dallara Yel estikçe hışır hışır Olan yaprak titireşir Seher yeliyle koklaşır Hayran
Galiba dünyanın sonuna kaldık Gelin belli değil kız belli değil Ne nasihat duyduk ne öğüt aldık Sohbet belli değil söz belli değil Dünya güzellendi tadı kalmadı İnsanın edebi udu kalmadı Günahın sevabın adı kalmadı Hakikata giden iz belli değil Aylarca yol çeken develer atlar Onları kurtardı bu ferasetler İnsanlar yol için taktı kanatlar Yokuş belli
Ziyaret eyledim koca Sivas’ı Silindi gönlümün kalmadı pası Durmayıp çalışır cer atelyesi Gittikçe artıyor şanı Sivas’ın İptida kongre kuruldu burda Cumhur(i)yete karar verildi burda Bulanık fikirler duruldu burda Yayıldı aleme ünü Sivas’ın Atatürk’ün yattığı yer nur olsun Memlekete hor bakanlar kör olsun Çok çalışkan bu valimiz var olsun Gün günden üstündür günü Sivas’ın Uzun gitmez
Gahbe felek sana nettim neyledim Attın gurbet ele parelerimi Ahırında beni silamdan ettin Kestin mümkünümü çarelerimi Saher yeli sevdüğümden bir haber Ben kemlik gormedim hüsn-ü aladen Gozlerim ki mektub gele siladan Ölürüm gurtulmam ben bu yaradan Dost olan bağlasın karalarını Tecellim böyledir kime ne deyim Bakmaz mısın tenden akan ganıma Yaralarım ceza verir canıma Gelenim
Ayrılık günleri geldi dayandı Eğlenip burada kalan elveda Eridi cesedim yüreğim yandı Sinem delik delik delen elveda Gelin birer birer helallaşayım Yol verin ki şu dağları aşayım İstemezdim senden uzaklaşayım Hasreti kalbime dolan elveda Kalbimde kadimdir gurbet korkusu Gitmiyor burnumdan sıla kokusu Bir güzelin meftunuyum doğrusu Beni bu sevdaya salan elveda Karlar erir akar gider
Bir seher vaktinde gençlik çağımda Hayali kalbime geldi gizlendi Boynum iğri semeserhoş gezerken Aklımı başımdan aldı gizlendi Bu sevda başımdan ırılmaz dedi Aşkın deryaları durulmaz dedi Her güzele meyil verilmez dedi Bir baktı yüzüme güldü gizlendi Hayal mıdır rüya mıdır ben şaştım Çok aradım köşe köşe dolaştım Sevda derler bir sahilde ulaştım Aşkın deryasına daldı
Memlekete destan oldum Karım beni beğenmedi Eşten oldum dosttan oldum Yarım beni beğenmedi Ne söylesem deli dedi Meyva vermez çalı dedi Açma bana kolu dedi Sarım beni beğenmedi Ben gönlümün valisiyim Altı çocuk velisiyim Bir güzel delisiyim Durum beni beğenmedi Yine düştüm dilden dile Gözyaşlarım sile sile Attı beni gurbet ele Yerim beni beğenmedi Geçti
Gönül senin ile gel konuşalım Türlü cefaların bana bu senin Darılma sözüme hal danışalım Güzeller uğrunda çıkacak canın Ey gönül kendini yüksek gözetme Sana zor geleni herkese tutma Her güzeli güzel sanıp meyletme Kalleş olur en sonunda aldanın Bilirim aslını nursun gevhersin Bütün mevcudatta her şeyde varsın Yenilmez yorulmaz ne hoş damarsın Bir gün olur
Bu alemi gören sensin Yok gözünde perde senin Haksıza yol veren sensin Yok mu suçun burda senin Kainatı sen yarattın Her şeyi yoktan var ettin Beni çıplak dışar’attın Cömertliğin nerde senin Evli misin ergen misin Eşin yoktur bir sen misin Çarkı sema nur sen misin Bu balkıyan nur da senin Kilisede despot keşiş İs’Allahın oğlu
Atatürk’tür Türkiye’nin ihyası Kurtardı vatanı düşmanımızdan Canını bu yolda eyledi feda Biz dahi geçelim öz canımızdan Sinesini hedef etti düşmana Ölmüşken vatanı getirdi cana Çekti kılıcını çıktı meydana Gören ibret aldı meydanımızdan Çekildi sancaklar dayanmaz canlar Şarktan garba gitti Türk’teki şanlar O kadar paşalar o zabitanlar Ayrılmadı asla sağ yanımızdan Dumlupınar Sandıklı’nın cephesi Dağları yıkıyor
Derdim gizli kapağını kaldırma Yayılır aleme ziyan görünür Her kişi dayanmaz cevrü cefaya Aşıktan maşuka isyan görünür Bu hasta gönlümün ne idi derdi Daima durmayıp feryat ederdi Sanma şu sineme bir tek yar vurdu Feleğin hançeri her an görünür Sardı her yanımı felek çemberi Zulmü mazlumadır öteden beri Gahi deli eder gahi serseri Mecnunuz Leylamız
Aslıma karışıp toprak olunca Çiçek olur mezarımı süslerim Dağlar yeşil giyer bulutlar ağlar Gökyüzünde dalgalanır seslerim Ne zaman toprakla birleşir cismim Cümle mahluk ile bir olur ismim Ne hasudum kalır ne de bir hasmım Eski düşmanlarım olur dostlarım Evvel de topraktır sonra da adım Geldim gittim bu sahnede oynadım Türlü türlü tebdilata uğradım Gahi viran