Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Aşık Veysel

Orman yurdun temelidir Nesillerin evvelidir Her sanatın ilk eli’dir Ormandaki varlığa bak Orman memleketin süsü Hem ufağı hem irisi Her dalında bir kuş sesi Ormandaki varlığa bak Güneşten aldığı hızlar Toplar havayı temizler Sıhhatli yaşarız bizler Ormandaki varlığa bak Orman yurdun öz evladı Ormansız yok dünya tadı Cümle işlerin kanadı Ormandaki varlığa bak En sevimli
Ağaçlar al giydi kuşlar dillendi Açtı bahar çiçekleri Ada’nın Toprak mevce geldi yer yeşillendi Açtı bahar çiçekleri Ada’nın Kuğul kuğul ötüşüyor kumrular Çağlayıp akıyor bulanık sular Meleşir koyunlar körpe kuzular Açtı bahar çiçekleri Ada’nın Adapazarı’na demişler Ada Yar elinden yaralarım ziyade Çiğdemleri dağda (baÄŸda) gülü ovada Açtı bahar çiçekleri Ada’nın Mektup yok sıladan dağlar kar
Esti bahar yeli karlar eridi Kubarmış dağlarda kar çiçekleri Kavlettim yar ile ahdim var idi Birlikte dermeye mor çiçekleri Baharda coşarsa bu ulu toprak Vücuda getirir her türlü yaprak Al yeşil giyinmiş dağlara bir bak Besleyip büyütür yer çiçekleri Yürümüş güzeller helke kolunda Sivrialan köyünde yayla yolunda Devşirmiş bağlanmış top top elinde Kokular koynuna kor
Devri Cumhuriyet asırı yirmi Uyan bu gafletten uyuma yurttaş Dünya ayaklanmış aya gidiyor Uyan bu gafletten uyuma yurttaş Bırak sar’öküzü varsın yayılsın Set çekme gözlere herkes ayılsın Her köşeye bir fabrika koyulsun Uyan bu gafletten uyuma yurttaş Yürüyen yolcuyu çekme geriye Dikkat eyle karıncaya arıya Gidiş böyle kavuşaman huriye Uyan bu gafletten uyuma yurttaş Zarar
(of of) Yüce dağ başında kar var buzunan Yaktın beni edayınan nazınan (vay vay) (of of) Yaremi doldurdun ince duzunan Üstüne de biber ektin öl deyi (vay vay) (of of) Sabahtan kalktım da günden ileri Ben kimi sevmişim senden ileri (vay vay) (of of) Ziyaret olmuşsun kurban istersin Dahi malım yoktur candan ileri (vay vay)
Dünya dolsa şarkıyınan Türküz türkü çığırırız Yola gitmek korkuyunan Türküz türkü çığırırız Türküz Türkler yoldaşımız Hesaba gelmez yaşımız Nerde olsa savaşımız Türküz türkü çığırırız Türklerdir bizim atamız Halis Türküz kanı temiz Şarkı gazeldir hatamız Türküz türkü çığırırız Bayramlarda düğünlerde Toplantıda yığınlarda Sıkılınca dar günlerde Türküz türkü çığırırız Yaylalarda yataklarda Odalarda otaklarda Koyun gibi koytaklarda Türküz
Bir yar için diyar diyar dolandım Yoruldum da Çamlıbel’e yaslandım Irmak oldum çalkalandım bulandım Duruldum da Çamlıbel’e yaslandım Gahi gönül oldum yüksekten uçtum Ferhat oldum aşk uğrunda çalıştım İrenk irenk çiçeklere karıştım Dirildim de Çamlıbel’e yaslandım Yıldızdağı Pir Sultan’ın yaylası Kılıç kalkan kırat beylerin süsü Kulağıma değdi Köroğlu sesi Dirildim de Çamlıbel’e yaslandım Feleğinen çok
Kambur felek sanki beni kayırdı Eşten dosttan nazlı yardan ayırdı Gizli sırrım memlekete duyurdu Sanki benim bir ettiğim var gibi Kimine at vermiş eştirir gezer Kimine aşk vermiş coşturur gezer Kimine mal vermez koşturur gezer Sanki bunu zengin etmek zor gibi Bir kısmına yayla vermiş köy vermiş Bir kısmına büyük büyük pay vermiş Sevdiğine güzellikle
İtimat edersen benim sözüme Gel birlik kavline girelim kardaş Birlik çok tatlıdır benzer üzüme İçip şerbetini duralım kardaş Son verelim iftiraya bühtana Kardeşane sevişelim can cana Elbirlikle çalışalım Vatana Çok okul fabrika kuralım kardaş Çalışalım kurtulalım buhrandan Nedir senlik benlik usandık candan Irkımız neslimiz aynı bir kandan Yurdun yaraların saralım kardaş Yürüyelim Atatürk’ün izine Boş
Arzusun çektiğim Beserek Dağı Elvan elvan çiçeklerin açtı mı Çevre yanın güzellerin otağı Bizim eller yaylasına göçtü mü Güney tarafında Kurban Pınarı Kalktı mı Mezarlı Boyunun karı Garip öter Meşeliğin kuşları Yavru şahin yuvasından uçtu mu Doğrusu Beyyurdu Şahinkayası Batısı Aşılık taştır boyası Üçoluk’tan geçer Türkmen mayası Sultan Sulağından suyun içti mi Yeşil atlas giymiş
Çırpınıp içinde döndüğüm deniz Dalgalanır coşar ürüzgarından Mevce gelip cuş eyleyen aşkımız Ah çektikçe kaynar gelir derinden Derya coşar inci saçar kenara Aşk ehli dayanır ateşe kora Bülbüller gül için geymişler kara Seherler uyanır bülbül zarından Aşıklara gurbet bülbüle firkat Derdimi sorarsan dürülü kat kat Ey gönül derdinden etme şikayet Yüce dağlar gurur duyar karından
(Ah) Ne ötersin dertli dertli (Ah) Dayanamam zara bülbül Hem dertliyim hem firkatli Yakma beni nara bülbül Ötme bülbül ötme bülbül Derdi derde katma bülbül Benim derdim bana yeter Bir dert de sen katma bülbül (Ah) Bilirim aşıksın güle (Ah) Benim halimden kim bile Bizim bahçedeki güle El atıp dolaşma bülbül Ötme bülbül ötme bülbül
(ah) Yaz bahar ayları gelince Kızılırmak kenarını sel alır (aman aman) (ah) Bi çift mor menevşe boynun eğince Oğlan gıza nergiz (vay nergiz ey ey ah) verir gul alır (ah) Kayseri elleri deyi gonlum haseri Ah eylersem aylar ah gözler yaşarır (aman aman) Çok çıharma zülüflerin dışarı Yel değer de zülüfünden tel alır (aman aman)
Neler yaptı bana kader Uyansana kara bahtım Yel değdikçe erir gider Karşı dağda kara bahtım Tecellinin ters kalemi Bana dar etti alemi Dedim güzel sar yaremi Çıkageldi hora bahtım İçimden gitmez kederim Mihnet ile doldu derim Dünya kalsın ben giderim Bilet veren kara bahtım Yükün aldı gam kervanı Terk edip gider bu hanı Bilinmez nerde
Dost dost diye nicesine sarıldım Benim sadık yarim kara topraktır Beyhude dolandım (ey yar) boşa yoruldum Benim sadık yarim kara topraktır Nice güzellere (ey yar) bağlandım kaldım Ne bir vefa gördüm ne fayda buldum Her türlü isteğim (ey yar) topraktan aldım Benim sadık yarim kara topraktır Koyun verdi kuzu verdi süt verdi Yemek verdi ekmek
Yeni mektup aldım gül yüzlü yardan Gözletme yolları gel deyi yazmış Sivralan köyünden bizim diyardan Dağlar mor menevşe gül deyi yazmış Beserek’te lale sümbül yürüdü Güldede’yi çayır çimen bürüdü Karataş’ta kar kalmadı eridi Akar gözüm yaşı sel deyi yazmış Eğlenme gurbette yayla zamanı Mevlayı seversen ağlatma beni Benek benek mektuptadır nişanı Göz yaşım mektupta pul
Ağgül seni camekanda görmüşler (ağ gülüm gülüm) Siyah saçın sırma ile örmüşler (ağ gülüm gülüm) Rüyamda seni bana vermişler (ağ gülüm gülüm) Beni böyle yakar kor gider misin (yar eğlen eğlen dur ben de gelim) Evvel sevip sonra terkeder misin (yar eğlen eğlen dur ben de gelim) Acı poyraz gibi deli esmedim (ağ gülüm gülüm)
Girdim dostun bahçesine Hayran oldum o dallara Çiçeklerin rayhasına Hayran oldum o dallara Kimi ufak kimi iri Her biri tutmuş bir yeri Her zaman ayak üzeri Hayran oldum o dallara Baktım acıdım halına Kuşlar kondurmuş dalına Yaprak sesi kuş diline Hayran oldum o dallara Yel estikçe hışır hışır Olan yaprak titireşir Seher yeliyle koklaşır Hayran
Galiba dünyanın sonuna kaldık Gelin belli değil kız belli değil Ne nasihat duyduk ne öğüt aldık Sohbet belli değil söz belli değil Dünya güzellendi tadı kalmadı İnsanın edebi udu kalmadı Günahın sevabın adı kalmadı Hakikata giden iz belli değil Aylarca yol çeken develer atlar Onları kurtardı bu ferasetler İnsanlar yol için taktı kanatlar Yokuş belli
Ziyaret eyledim koca Sivas’ı Silindi gönlümün kalmadı pası Durmayıp çalışır cer atelyesi Gittikçe artıyor şanı Sivas’ın İptida kongre kuruldu burda Cumhur(i)yete karar verildi burda Bulanık fikirler duruldu burda Yayıldı aleme ünü Sivas’ın Atatürk’ün yattığı yer nur olsun Memlekete hor bakanlar kör olsun Çok çalışkan bu valimiz var olsun Gün günden üstündür günü Sivas’ın Uzun gitmez