Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Aşık Veli

Kirpikler mevali kaşlar yay gibi Ben bugün pirimi gördüm vallahi Onbeşinde bedirlenmiş ay gibi Görünce salavat verdim vallah La feta illa Ali özünde La seyfe illa Zülfikar gözünde Ayetin benleri çoktur yüzünde Ayet ezberimdir virdim vallahi Ayet benleri de yüzünde çoktur Hüseyin üstünde okunacaktır Efendime layık hediyem yoktur Bir canım isterse verdim vallahi Kur’an’a yakışır
Değirmenler döner gözüm yaşından Gönül çarka döner gider dost deyü Yar dedikçe yarelerim sızılar Dertli sinem yanar gider dost deyü Bir kişinin bir sultanı olmazsa Garip kalır ha bir zaman gelmezse Sevdakar olurum o yar gülmezse Garip gönlüm sunar gider dost deyü Rakip taan etmiş Ali zatına Bilmem nice varır Hakk’m katına Yar dedikçe gönül
O yer ile göğün binasın kuran Muhammet Ali’dir bir Hacı Bektaş Şu iki cihana gıdasın veren Sana inanmayan kör Hacı Bektaş Sen Ali’sin Muhammed’in öz yarı Gül kokulamadan dermişsin harı Yoluna koymuşum can ile seri Vermezsem dergahtan sür Hacı Bektaş Kul olup da şehir şehir satılan Gahi mancılıkla göğe atılan Cevher topu olup nura katılan
Ararken Allah’ı buldum Dedi gezme hele hele Yanıldım yanına vardım Keşki varmayaydım n’ola Dedim hizmetkarın var mı Dedi bana sen durman mı Gezme dedi hey avare İk’ellerin sala sala Dedi bana gel yanıma Seni ortakçı edeyim Bir çift öküz verdi bana İkisi de alavula Tohumumu yere saçtım Ben bir helal kara düştüm Öküzleri çifte koştum
Senin abdalların semaa döner Hünkar Hacı Bektaş Veli hu deyü Cümle alem sana secdeye iner Hünkar Hacı Bektaş Veli hu deyü Arif olan senin ahvalin bilir Gidi rakip bu manadan ne alır Mağripten maşrıktan top sesi gelir Hünkar Hacı Bektaş Veli hu deyü Dört kitapta ismin mevcut okunur Otuz altı bin can sana bakınır Hint’de
Bir bacı kudretten kuşak kuşansa Erin hak bilmezse zaydır emeği Turap olup ayaklara döşense Erin hak bilmezse zaydır emeği Hacc’ı tavaf edip serhacı olsa El etek yandırmış bir bacı olsa Doksan bin er ona duacı olsa Erin hak bilmezse zaydır emeği Günde Hacc’a bin bir niyaz götürse Erenlerin lokmasını yetürse Fatm-Ana elinden tutsa getirse Erin
Yaz bahar ayında gideyim dedim Gidemedim gülyüzlü yar küstü mü Hakipaye yüzler süreyim dedim Süremedim gülyüzlü yar küstü mü Ziyarettir Beytullah’ın yolları Orda engin burda zordur yelleri Al yanakta al kırmızı gülleri Deremedim gülyüzlü yar küstü mü Aşık oldum Beytullah’ın nuruna Amasya’da şehitlerin birine Eli bağlı kolu bağlı darına Duramadım gülyüzlü yar küstü mü Veli’m
Huriler gılmanlar dergaha gider Giderim onların yoluna karşı Seherde tutiler kumrular öter Bülbül aşık olmuş gülüne karşı Seherde dostumun iline baksam Ben bir derya olsam gölüne aksam Ya bir seyyah olsam seyrana çıksam Bakarım dostumun iline karşı Dost bezirgan olsa ben de bir esir Köle deyü alsa bulmasa kusur Gerdanın dar olmuş ben olsam Mansur
Horasan ilinden Anadolu’ya Islahata geldi Pir Hasan Dedem Seyreyle didemden akan selini Islahata geldi Pir Hasan Dedem Peşinden ordusu gayet fırkatlı Taçları yeşildir dilleri tatlı Böyle er görmedim gayet heybetli Islahata geldi Pir Hasan Dedem Haydarı Berek’e bekçidir koydu Necef denizinden kılıçın aldı Tahta kılıç ile çok kafir kırdı Islahata geldi Pir Hasan Dedem Ol
Ayn
Ayn-i cem içinde olan bir naşi Müşkül halletmesi güç olur imiş Gözede sızar mı her çayın taşı İrakibin bağrı tuç olur imiş Tilki ile üleş yemem haylarım Arslan ile bile çıkar yaylarım Bu manayı alanlara söylerim Almayanın hali nic’olur imiş Rehbersiz yükünü tutmuş ağırdan Mürebbi bilmeyen sapar çığırdan Bezirganım deyü yüke seğirden Onun bahacığı pul
İlm-i hakikatten sual sorarsan Onu da her cana diyebilin mi Varlığın var ise desti bus eyle Birini erteye koyabilin mi Kime layık görmüşlerdir duayı Arif olan boylar umman ovayı Bir sofrada yedi katar deveyi Sen bir oturuşta yiyebilin mi Deve yerken arif seni görürse Arayıp da çiğ yerlerin bulursa Katarın birisi eksik gelirse Altı katar
Yüzüm süre süre dergaha geldim Erenler meydanı uludur deyü Günahımı aldım darına durdum Kusura bakmayan Ali’dir deyü Şehzadem var deyü inandım geldim Arayı arayı dostumu buldum Gönül kuşunu da avına saldım Gevher avladığım gülüdür deyü Cevahir madeni dostun elleri Seherde açılır bülbül dilleri Kılavuzla aştım geldim belleri Menzilim erenler yoludur deyü Hakisar olmuşum pîrin yoluna
Bin canın içinde görsem tanırım Seçer de vaz gelmem billah yar senden Adulardan ben hayfımı alırım Alır da vaz gelmem billah yar senden Yar beni düşürdü tora al ile Gönlümü eğliyor şirin dil ile Demir çarık ile hırka şal ile Gelir de vaz gelmem billah yar senden Yar elinden zehirlenir ölürüm Serim sağ oldukça vaz
Çeke çeke bu dert beni öldürür Gönül nazlısını bulana kadar İnsan vaz mı gelir nazlı yarinden Yanıp ateşlere ölene kadar Gözüm yaşın name saldım gel imdi Eğer tabip isen yarem bil imdi Ferhat gibi şirin yari bul imdi Ararım yarimi bulana kadar Gözüm yaşın name saldım götürür Derdime bir hazık tabip getir Yarim küsmüş melül
Kimse bilmez yüreğimin derdini Derdimin dermanın bilen Allah’tır Kan revan eyledim çeşmim yaşını Sefil ağlatıp güldüren Allah’tır Ağlatmayınca vermedin safa ah Hacetimi yazıp veren güzel Şah Hacenin hacesi Ali’dir billah Aşıklara üstat olan Allah’tır Kimin esir eder kul deyü satar Kiminin derdine dermanlar katar Herkesin nasibin bir yana atar Rızkın ardı sıra salan Allah’tır Muhammet
Aşkın ateşine yanmayan aşık Dostun sinesinde yara mı olur Dosta gidem dedim yollar dolaşık Korkarım bellerde harami olur Engel ara yerde olmuş harami Muhanetten niçin uman keremi Lokman Hekim sarabilmez yaramı Dost eli değmezse çare mi olur Bu nasıl yar ahvalimi bilmeye Ağlamışım takatim yok gülmeye Aşık maşukunun halin sormaya Böyle adet böyle töre mi
Alıcı kuş cücesini uçursa Cüce yurtta kalır evvel baz gider Bir yiğit ah etse göğsün geçirse Vardır hasireti ömrü tez gider Sineme vurdular türlü düğümler Yücesine çıkmış yar bizi ünler Yar ile dem devran sürdüğüm günler Edalı şifalı cilve naz gider Veli’m eyder garip başa ne gele Dostlarım ağlaya düşmanlar güle Dünya ne güle kaldı
Çeke çeke bu dert beni öldürür Gönül nazlısını bulana kadar Adam vaz mı gelir nazlı yarinden Yanıp ateşlere ölene kadar Gözüm yaşın name saldım gel imdi Eğer tabip isen yarem bil imdi Demir çarık giydim o da delindi Ararım yarimi bulana kadar Gözüm yaşın name saldım götürür Derdime bir hazık tabip getirir Yarim küsmüş melil
Ağlatırsan beni yoluna ağlat Beni nagah yere ağlatma Ali Didemin yaşını deryaya çağlat Kuru çaylarına çağlatma Ali Giriftar eyledin beni bu derde Bu aylarda bu sahrada bu yerde Bin derman verseler vermem bu derde Yarem açıp canım sağlatma Ali Cevrin bana mıdır yoksa yare mi Hançer vurup sızılatma yaremi Hasan Hüseyin için sar bu yaremi
Muhammet Mustafa Miraç deminde Dedi esselamü aleyk-es-selam Ali-yyül Murtaza kırklar ceminde Dedi esselamü aleyk-es-selam Dünyada yok idi ne ün ne sada Bir yeşil kubbeyi halketti Huda Kubbenin içinden geldi bir nida Dedi esselamü aleyk-is-selam O kubbenin köşeleri on iki Fatıma’dan ziya bulmuştur hepi İçinden açıldı nurdan bir kapı Dedi esselamü aleyk-es-selam Akıl ermez ol Ali’nin
12