Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Aşık Mahzuni Şerif

Güzel sevdim Gümüşhacıköyü’nde Ona gelenlerin dizi yorulmaz Hüseyin kokuşlum Ali bakışlım Sevdiğini kıramaz da kırılmaz Yıllar yılı gitmez benden bu vebal Geçmiş yıllar olmaz ki bize masal Ona kusur değil ayağı topal Onu sevmekten hiç aşık yorulmaz Mahzuni Şerif’im kendini tanı Bir dağda rast geldim dostuma yani Bana bu sevgili Hakk’ın İhsan’ı Ulaşılmaz kolay kolay
Öyle bir zamana geldik Küfrün adı iman oldu Doğru dürüst gider iken Hakkın yolu duman oldu Koyun sesi kurdun sesi Bir çıkıyor neyin nesi Adamın adam sevmesi Geçti hayli zaman oldu Dost rüzgarı kesti hızı Okşadı gitti camızı Daha dünün suratsızı Şimdi kaşı keman oldu Irgat koşar ekmek zalım Ele geçmez de bakalım Der Mahzuni
Kalemine kurban olduğum katip Yaz şikayet defterine yaz beni Boynuma musallat tokunu takıp Elet götür divanına diz beni Ferhat misaliyim dağlar delerim Sevinirim derdim ile gülerim Yaralı kuzuyum ayrı melerim Anam öldü kabul etmez yoz beni Mahzuni Şerif’im sarardım soldum Derdimin içinde dermanı buldum Artık ben zevkimden dünyadan kaldım Ne tatlı belaya saldı dost beni
Ne uzaktır şu Maraş’a Aman köyüm dertli köyüm Yol bitmiyor koşa koşa Aman köyüm yiğit köyüm Ocakları tezek dolu Gözlerime gider külü Çamurdan çıkılmaz yolu Eyvah köyüm yiğit köyüm Avukat yer parasını Muhtar eker merasını Kimse sarmaz yarasını Aman köyüm dertli köyüm Savaş gelince köy köydür Seçim gelince köy köydür Ondan başka hiçbir şeydir Aman
Dostlar ben Allah’ı inkar etmedim Bu şekilde hayvan kalana çattım Şeriat’ı sevdim yere yatmadım Gösterişe namaz kılana çattım Arapça değildir Allah’ın dili Allah evi yapmaz Allah’ın kulu Camiden geçer mi cennetin yolu Burda cehennemlik olana çattım Ne sakal ne bıyık dosta yetirir Ne dua ne telkin canlar bitirir Ne muska ne divit Hakk’a götürür Ben
Bize layik bize her türlü bela Biz bize kıyana uyduk ondandır Hırsızı koruduk azgını sevdik Nerde yiğit varsa kıydık ondandır Kırk yaşlımız bilmem dedi huylaştı Bebekler huylandı kötü toylaştı Yerdeki toprağı aldı paylaştı Şükür dedik hatır saydık ondandır Mahzuni Şerif’im paylaşmak güzel Söylerim sözümü çalmam hiç gazel Korku kalkar birleşirse bir çok el Ayrı gayrı
Kör olası devran tersine döndü Akar gözlerimin yaşı dem gibi Bize doğan güneş yoruldu söndü Zalım hayat sanki benim nem gibi Bahar geldi pınarlarım kurudu Dağlarımı kara bulut bürüdü Bize tatlı bakan gözler çürüdü Karşımızda beyler gezer kem gibi Evrak evrak günahımız yazıldı Yavaş yavaş kör kuyular kazıldı Korkarım dünyanın karnı bozuldu Beyler bizi yedi
Benim Hakk’a bağlı özüm Kıblemde taraftır gözüm Hoca kılmasın namazım Ahirette yerim yoktur Veli Hoca Veli Hoca Ben gitmiyorum sen git hacca Veli Hoca Veli Hoca Can bir güvercindir gelir Giden geldiğini bulur Beni veren geri alır Benim bundan karım yoktur Veli Hoca Veli Hoca Senin olsun elif hece Mahzuni Şerif kör idi Adı yolcuydu
İşte geldim gidiyorum Elveda dostlar elveda Bilmem kime ne diyorum Elveda dostlar elveda Koyun postundaki kurtlar Söylemekle bitmez dertler Böyle işgal olmuş yurtlar Elveda dostlar elveda Dost yoluna kurban canım Ne vezirim ne sultanım Beni bekler çevre yanım Elveda dostlar elveda Mahzuni’yim gide gide Dost lokmasın yuda yuda Ne hocayım ne de dede Elveda canlar
Anadolu İslamıyım çok şükür Cihat duran şeriata karşıyım Her güzel inancın şeriatı var Başlar vuran şeriata karşıyım Allah’ın elçisi sevmez kıt’ali Çünkü bunun çok büyüktür vebali Olur ya efendim insanlık hali Fazla soran şeriata karşıyım Kitaba inandım yalana değil Öfkem namaz kılana değil İtikadım canlar alana değil Kök koparan şeriata karşıyım Şeriat ilk kapı doğru
Sana diyeceğim var eğlen yolcu Kurduğun yuvayı yık da öyle git Zamanede ilk görevdir insana Baştan dinden Hak’tan çık da öyle git Bir sudan geçince köprüyü devir Sel basmış tarlaya ırmağı çevir Birlik dümenini tersine kıvır Sağa sola sövüp dök de öyle git Allah bir deseler sen söyle haşa Nadan ehliyle çıkılmaz başa Komşunun açlığı
Gene it dilinden çaldı makamlar Çok ayılar göbek attı hırsınan Çayırın harmanı çıktı bakalım Uyuz beygir şaha kalktı tırsınan Kolay çıkmaz bu tahtanın cilası Temeli bulaşık oldu olası Bizim başımızın böyle belası Özel gelmiş mektebinen kursunan Gizli pazarlığın yahşi rızası Ne bir tesadüftür ne iş kazası Çok yamandır doğru sözün cezası Tepem ezer tırpanınan örsünen
Yalvarırım sana millet adına Kurban olam eskisine benzeme Bu millet bıkmıştır yalan dolandan Kurban olam eskisine benzeme Yeniden gelenler bizi taşlamaz Haziran ayını böyle kışlamaz Sanma ki aşıklar şahı taşlamaz Kurban olam eskisine benzeme Bunca şehitlerin başı hakkıyçün Mustafa Kemal’in başı hakkıyçün Anayın babayın yaşı hakkıyçün Kurban olam eskisine benzeme Mahzuni Şerif’im ne kadar yersen
Bir geceye benzemiyor Diyarbakır geceleri Bulutları süzemiyor Diyarbakır geceleri Diyarbakır ovaları İnliyor zarı zarı Doğunun bahtsız diyarı Diyarbakır geceleri Mahzuni’yim ne diyorum Canı dosta adıyorum İşte geldim gidiyorum Diyarbakır geceleri
Bu kafirdir diye yol tefrik etme Adem’i kınamak ayıptır softa Bildiğim mezatı mal diye satma Hak aşikar köre kayıptır softa İbtida Adem’e secde kılındı Çar-anasır Adem ile bilindi Divitten dökülen yazı silindi Ak üstünde kara kalıptır softa Bir kurbanın bir lokmasın yer mi Hak Allah neye muhtaç söyle neyi yok Havaya bakarsın kuldan mı uzak
Bütün evren semah döner Hü hü Hacı Bektaş dost Gökyüzünde delil yanar Hü hü Hacı Bektaş dost Biz acıyı bal eyleriz Hakkımız helal eyleriz Bize Bektaşi Can derler Gidersek Hakka gideriz dost Gökyüzünde uçan turna Hü hü Hacı Bektaş dost Feryadı Şahlar Şahına Hü hü Hacı Bektaş dost Hor olanı hoşlarız biz Hak diyerek başlarız
Dem dem dem dem Ali demi Erenler sürüyor erkanı yolu Ya Hızır ya Hızır ya Hızır Dem Ali dem dem Hey erenler bir gül açmış Hicaz’dan Yaprağı Muhammed dehası Ali Gönül demden gezer aşk ile nazdan Menzili Muhammed pevazı Ali Ya Hızır ya Hızır ya Hızır Dem Ali dem dem Tadına doymadım yeşil donunun Vuran
Acı acı günlerim Şamatacı günlerim Güneş yüzü görmedi (vay) Hacı bacı günlerim Değirmenin çarkı yok Bu bahçenin parkı yok Ali gider Veli gelir külhana (vay) Birbirinden farkı yok Acı acı günlerim Göz boyacı günlerim Ahı vahınan geçti gitti Hacı bacı günlerim Bir ipte iki cambaz Zor olur oynayamaz Dili tatlı içi zehir güzelim (vay) Böyle
Barış gelsin dağlara Yollar birleşsin haydi Geçmişten gelecege Yıllar birleşin haydi yıllar birleşin Bu memleket bizim can ocagımız Hak’tan başka yoktur varacağımız Çağımız insanı sevme çağıdır Kollar birleşin haydi kollar birleşin Dinli dinsiz insandır Boş yere akan kandır Bu kök bu agaçtandır Dallar birleşin haydi dallar birleşin Ağrı’nın gölgesi Tekidağ’ında İzmir’in kuyusu Van bucağında Bayram
Gel üzülme deli gönlüm Ömür döne döne geçer Acı tatlı giden günler Gene gelir gene geçer Ömür gider dilme dilme İstersen bil ister bilme Giden günlere üzülme Gene gelir gene geçer Geçip giden yıllar aylar Yatan deniz akan çaylar Gün olur koca saraylar Ta yerin dibine geçer Yiğid ölmez bir yaradan Kaldır gümanı aradan Sevgi