Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Aşık İhsani

İzmir bura Kordon boyu Üç kişi bir tabuttayız Elimiz ağzımız bağlı Üç kiçi bir tabuttayız Altımız taş üstümüz taş Ayaklar su içinde yaş Sancı bastı yavaş yavaş Üç kişi bir tabuttayız Tavan alçak bacası dar Uzunluğu bir metre var Eni altmış santim kadar Üş kişi bir tabuttayız Nöbetçiler dizi dizi Tenimizde yara izi Ölmeden koydular
İçimde yanıyor aşkın ateşi Vuruldum ararım Aslı Hanımı Ne Hint’i bıraktım ne de Habeş’i Yoruldum ararım Aslı Hanımı Türkistan Pakistan ara ha ara Mısır çöllerinde eylendim yara Tükenmez bilinmez tozlu yollara Sürüldüm ararım Aslı Hanımı Cezayir bir yanda Yemen bir yanda Acem beylerinin elleri kanda Kimi gün Halep’te kimi gün Van’da Görüldüm ararım Aslı Hanımı
Kervan gitti biz uyuya kalmışız Haydi ey tamburam biz de gidelim Tatvan kenarından Nemrut dağından Haydi ey tamburam biz de gidelim Gidelim tamburam gayrı sılaya Gidenler var katılalım alaya Yarimiz göç etmiş arş-ı alaya Haydi ey tamburam biz de gidelim Has bahçeler açılmıştır girmeye Hazırlamış güllerini dermeye Ana baba eşi dostu görmeye Haydi ey tamburam
Diyar diyar belde belde gezdiğim Yollar hüngür hüngür ağladı bana Ekmeksiz katıksız susuz kaldığım Çöller hüngür hüngür ağladı bana Zalim ayrılıktır içim dağlayan Çevreleyip yanım yolum bağlayan İlkbaharda boz bulanık çağlayan Seller hüngür hüngür ağladı bana Dilerim kurusun zalimin kökü Aldı yarimizi çektirdi çeki İhsani vurdukça sazda on iki Teller hüngür hüngür ağladı bana
Duydum Tanrı dağbaşında Verdi aldı aşk Yunus’u Odun kesti ipin yere Serdi aldı aşk Yunus’u Ah eyledi yana yana Kırk yıl bekledi uyana Bin o yana bir bu yana Sürdü aldı aşk Yunus’u Ezeli bir aşık gibi Ol aşka alışıp gibi Karanlıkta ışık gibi Gördü aldı aşk Yunus’u İhsani’yem çevre yönden Yandım aşkın alevinden Yaklaşıp