Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Aşık Daimi

Ey zalim ne düştün benimle hale Aşk kırıcı olma cihanda gardaş Özünü düşürdün bu kalmakale Bulasın belanı Mevla’nda gardaş İyi düşün kelamını at kemi Gerçek olanların olur hal demi Velaket keremna gözle ademi Ancak baykuş öter viranda gardaş Okumak istersen ilmi hikmeti Gönülden def eyle zulmü gafleti Aşık olanların olur izzeti Cem bozucu olma irfanda
Ben yareliyim zarımdan şu bütün cihan ağlar Bülbül oldum efkarımdan bağ ile bağban ağlar Ben bir bahtı kareliyem kara bahtım şen olmaz Yar değil bana yar değil bu çarkı devran ağlar Daimi tabibe vardım yaremi sarmak için Saramaz yaremi tabip derdime lokman ağlar
İlahi mürüvvet senden Gel derdime derman eyle Cemalin gizleme benden Gel derdime derman eyle Alemler sultanısın sen Hem keremler kanısın sen Rahmeti bol ganisin sen Gel derdime derman eyle Rahim sensin Rahman sensin Gönüllerde mehman sensin Dertlilere derman sensin Gel derdime derman eyle Mahitabım sensin ezel Döküldü dalımda gazel Mürüvvet kıl şah Lemyezel Gel derdime
Hakikat nazar kıl efkarımıza Şah İmam Hüseyin bendegahiyem Yad iller giremez pazarımıza Şah İmam Hüseyin bendegahiyem Yüce dağ başları duman kar oldu Şu geniş dünyalar başa dar oldu İşim bülbül gibi ahüzar oldu Şah İmam Hüseyin bendegahiyem Ne kara yazılmış alnım yazısı Asla yüreğimden çıkmaz sızısı Fadime Ana’nın körpe kuzusu Şah İmam Hüseyin bendegahiyem Defettim
Ey nazlı sevdiğim mestane gözlüm Ne müşkül haldeyim bil insaf eyle Şahin kırdı kanadımı kolumu Bunaldım çöllerde gel insaf eyle Bu aşkın ateşi gizli tendedir Damardadır iliktedir kandadır Derdin bende ise derman sendedir Elimi eline al insaf eyle Doldurmuş testiye yayla suyunu Selviler kıskanır usul boyunu Türkmen misin öğreneyim soyunu Çatma kaşlarını gül insaf eyle
Söyle dilber söyle dilen dolanım Sen söyle ki ben uykudan uyanım Nece bir de cefalaran dayanım Gündüzüm bir hoştur gecem iniler Sabahın sehrinde ürüzgar eser Üç güzelin kahrı sinemi keser Birisini sevsem ikisi küser Hangisine yad eyleyim gönlümü
Duman aldı şu karşıki dağları Nazlı dost iline varamaz oldum Bülbül cevlan eyler gezer bağları Dostun güllerini deremez oldum Yarelerim vardır dertliyim dertli Bu aşkın elinden dertli firgatli Gözlerim kan ağlar gönlüm hasretli Şadolup murada eremez oldum Geçtim şu dünyada külli varımdan Taş olsa da erir ahu zarımdan Ayrıldım ağlarım nazlı yarimden Bir daha yüzünü
Gönül kuşum pervaz eder Dost iline varmak için Bülbüllerim avaz eder Dost gülünü dermek için Ben o dosttan uzak kaldım Hasret deryasına daldım Bugün dosta haber saldım Huzuruna durmak için Kızıyorum emelime Savaş açtım engelime Aldım engeli elime Taştan taşa vurmak için Dost devrimci coşa coşa Engelleri aşa aşa Ben öleyim sen çok yaşa Ereğine
Ben aşıkım diye girme meydana Aşık olanlardan nişan isterler Oturmak istersen ceme erkana Özünden sözünden irfan isterler Şeriat diyorsun şerri attın mı Tarikat diyorsun teri kattın mı Marifette bir mürşide yettin mi Hakikatte inci mercan isterler Aşık Daimi’nin haktır niyeti İlimsiz sofuyla etme ülfeti Her gün kurban kessen nedir kıymeti Bu meydanda seni kurban isterler
Berdar oldum nazlı yarin Zülfü teline teline Bülbül oldum vardır zarım Gonca gülüne gülüne Bir akar pınar olaydım Yarim testine dolaydım Bir gümüş kemer olaydım İnce beline beline Dünya başa zindan gibi Yanan gönlüm suzan gibi Dalgam vardır umman gibi Aşkın yeline yeline Ol gıllugıştan boşandım Aşk libasını kuşandım Turap oluben döşendim Doğru yoluna yoluna
Mürşit huzurunda ayini Cem’de Sakiler badeyi sunar hu deyi Şakıyan bülbüller bağı gülşende Gülün çevresine konar hu deyi Muhabbet ehlidir başların tacı Gerçeğin özüdür hakkın miracı İnsanlar kıbledir varanlar hacı Yüz sürüp secdeye iner hu eyi Gerçek aşık olan gider yolunca Damla damla bir kaseye dolunca Bir Mevlana gibi Şemsi bulunca Pervaneler gibi döner hu
Baktım tabiatın sonsuz hikmeti Çarkı muallakta nizam ediyor Ay ve güneş yıldızların vahdeti Dönmüş bu nizamı seyran ediyor Baharda tabiat bir dilber taze Türlü renk bin hülya bir hoş endaze Her sabah gülşende bülbül avaze Goncaya meramı hicran ediyor Denizde karada cümle mevcudat Baharda ediyor safayı hayat Bir vücut misali cümle kainat Tanrıyı kendinde ayan
Seyyah olup diyar diyar gezdiğim Beni bu sevdaya saldıran vardır Aşkın hançeriyle bağrım ezdiğim Delip şu sinemi deldiren vardır Bir arzuhalim var Elifi Baya Aşk düşürdü beni bahri deryaya Müsemmai gönlüm sırrı sevdaya Bahri ummanlara daldıran vardır Ne haldir ne ahval bu bir hikmettir Bu ikamet bize büyük devlettir Terk ettiğim vardı aşka nisbettir Gönlümü
Benim şu ömrümün bahar çağında Bir soysuz gülümü talan eyledi Gam yükünü aldım gam otağından Sinem bülbülleri nalan eyledi Alemde devranım var olur diye Özüme hakiki kar olur diye Ben bir güzel sevdim yar olur diye Yıktı şu gönlümü viran eyledi Sandım şeker tatlı lebe bulaşık Siyah zülüf ak gerdana dolaşık Şu dünyada nice yaralı
Aşkına düşeli ey yar Sinem yareli yareli Söyleyemem çok derdim var Sinem yareli yareli Derdin ile ölem mi yar Ağlayıp ya gülem mi yar Bu hicranla kalam mı yar Sinem yareli yareli Merhametsiz zalim ey yar Hiç sormazsın halim ey yar İyi bundan ölüm ey yar Sinem yareli yareli Yar mısın ağyar mı ey yar
Demireller’in Yahya’sı Çaldı elli kuruşumu Ne edep var ne hayası Çaldı elli kuruşumu Acep ne diyelim buna Hayali ihracatına Taksim ettim kırk milyona Çaldı elli kuruşumu Ailemin geçiminden Üç buçuk liradır giden Utanmadan ar etmeden Çaldı elli kuruşumu Yoksul halkımın aşından Yetimlerin göz yaşından Emeklinin maaşından Çaldı elli kuruşumu Ninelerden ebelerden Doğurmamış gebelerden Kundaktaki bebelerden
Ben bir yar sevdim de söylemem yada Kalsın bu sevgimiz pünhanda kalsın Ömrümü eyledim yoluna feda Kalsın yareleri bu canda kalsın Yer oldu kalbimde nuri hakikat Sırrını saklamak imiş marifet Eğer ölür isem bir gün akibet Dedim ki eserim cihanda kalsın Ben bir yar sevdim de halimden bile Ağlarsam ağlaya gülersem güle Ararım o yari
Girdim otağına nazar eyledim Güller sıra sıra düzülmüş kalmış Üçlerle beşlerle pazar eyledim Pir elinden dolu süzülmüş kalmış Mümin olan uyar birlik göçüne Varlığıyla girer irfan içine Can gözüyle baktım güzel veçhine Dört kitap manası yazılmış kalmış Ağladım ağladım yaşım duruldu Yoldan azan kişi düştü yoruldu Polattan yapılan zincir kırıldı Ağyar yollarından çözülmüş kalmış Şeker
Hey aşıklar hey erenler Size elveda elveda Fakir halimi görenler Size elveda elveda Bunda gidip dönmemek var Gelip dostu görmemek var Dost babına ermemek var Size elveda elveda Hicran imiş aşık işi Pervaz eder gönül kuşu Bilinmez mevlanın işi Size elveda elveda Meftunum ahu gözlere Kebabım yandım közlere Elvedam olsun sizlere Size elveda elveda Esen
Senin aşkın ile ey melek sima Bülbül gibi ahuzare düş oldum Aşkına şahittir şu çarhi sema Pervan olup şemi nare düş oldum Aşık olan dolu içer ayılmaz Bir yumurta pişmeyince soyulmaz Muhabbetin lezzetine doyulmaz Hamdulillah lebi bale düş oldum Baran oldum enginlere çağlandım Pervaneyim şem-i aşka dağlandım Meyil verip bir dilbere bağlandım Çekilip de zülfü