Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Aşık Daimi

Deli gönül figan edip ağlama Bir gün bahar olur yaz olur imiş Coşkun çaylar gibi coşup çağlama Gönül sevdiğine naz olur imiş Muhannetin derdi belimi büker Aşık maşuk için cefalar çeker Sevdiğim kan olmuş diller döker Şu gönülde öter baz olur imiş Yaz gelir şenlenir yaylalar dağlar Gönlümün ırmağı durmadan çağlar Sesime ses katıp benimle
Açıldı canlar meydanı Dostlar sefa getirdiniz Sohbet bürüdü her yanı Dostlar sefa getirdiniz Dostadır temennilerim Sağlık esenlik dilerim Bacı kardeş emmilerim Dostlar sefa getirdiniz Dosttur gönüller yücesi Dilimden düşmez hecesi Bu gece sohbet gecesi Dostlar sefa getirdiniz Dostlarımın bakışı bir Gönüllerde akışı bir Yüzlerdeki nakışı bir Dostlar sefa getirdiniz Daimi’yim kelam ile Sevgi ile selam
Tükenmez aşıkın derdi belası Yine gamdan gama düş oldu gönlüm Kimsenin kimseye yoktur vefası Çileye mihnete eş oldu gönlüm Yar boynunu eğmiş mahzun duruyor Her gelen bizlere bir taş vuruyor Adular her yandan tuzak kuruyor Uçar daldan dala kuş oldu gönlüm Daimi’yim kan karıştı yaşıma Dost sandığım zehir döktü aşıma Ağustosta karlar yağdı başıma Esti
Yar senden ayrı olmazsam Dara layık olsam bile Sırrını yad’a açmazam Derdin ile ölsem bile O yar bana nazı eder Münkür olan bize nider Yari görsem gamım gider Sararuben solsam bile Aşkın halinden bilirem Ben bu dert ile ölürem O yar var iken gülürem Nice derde dalsam bile Ah çeküben ağlamazam Coş eyleyip çağlamazam Yad’a
Bir sözüm vardır alana Birlik olur dirlik olur Kulak asma sen yalana Birlik olur dirlik olur Evladıyız bir vatanın Torunuyuz bir Ata’nın Düşmanıyız safsatanın Birlik olur dirlik olur Cumhuriyettir yolumuz Anayasadır kolumuz Böyle söyledi ulumuz Birlik olur dirlik olur Nedir sünni ne kızılbaş İnsanlıktır cümleye baş Hep olur isek bir gardaş Birlik olur dirlik olur
Sineme hançer çakıyor Telin senin Gülsüm Hanım Bülbül olmuş da şakıyor Dilin senin Gülsüm Hanım Baktım gerdanda halına Dönmüş ol kudret balına Benziyor servi dalına Belin senin Gülsüm Hanım Ben seni kanden bulayım Hem sararıp hem solayım Kalıp yanında olayım Kulun senin Gülsüm Hanım Hayalin gelir gözüme Kastetme tatlı özüme Cennet görünür gözüme İlin senin
Aşkın hikmetinden ne bilsin nadan İçtiğim doluyu su imiş sanar Yanında desem ki can ile canan Can ile cananı du imiş sanar Kalbi taş olanın hali nicedir Yolları karanlık hem de gecedir Desem ki hak rahı gayet incedir Sırat Köprüsü var mu imiş sanar Daimi aşk ile eder savaşı Çok bulunur ariflerin kallaşı Saklar mücevheri
Çadır kurdum yüce dağlar başına Yarin yaylasını yaylayamadım Düştü gönlüm dalgasına coşuna Derin göllerini boylayamadım Ferhat gibi koyaklarda ünledim Yankılandı kayaları dinledim Yar yanında inim inim inledim Ben aşkımı ona söyleyemedim Daimi’yim gam doldurdum testime Göçtü canan eremedim mestime Ben kaçtıkça dertler geldi üstüme Ben bu dertlerimi paylaşamadım
Bir nasihatim var faşist olana Dinle faşist dinle sonundur senin Faşistin aklı yok bize inana Dinle faşist dinle sonundur senin Acınacak kara günündür senin Sanma emperyalist seni destekler İktisaden kalkınmanı köstekler Nice boş vaatler dolu istekler Dinle faşist dinle sonundur senin Acınacak kara günündür senin Faşist uydu emperyalist sözüne Cehalet perdesi inmiş gözüne En sonunda
Divane gönlümü eyler gezerken İşim bülbül gibi zar oldu yine Kendi ahvalimde okur yazarken Dünyalar başıma dar oldu yine Benim ela gözlü ruhi revanım Günbe gün artıyor derdi hicranım Göğe direk direk oldu dumanım Şu özümü yakan nar oldu yine Yar sineme türlü yareler açtı Du çeşmimden kanlı yaşımı saçtı Kalmadı bahçede bülbüller uçtu Hakikat
Sakın meyil verme dünya malına Yanıltır izinden şaşırtır seni Sakın girme bencilliğin yoluna Bir ıssız vadiye düşürür seni Kişinin nefsidir kendi şeytanı Maddenin özüsün kendini tanı Gerçeği bilenle yürüt kervanı Korktuğun bellerden aşırır seni Gerçektir Daimi gerçektir bu yol Ak nehirler gibi denizlere dol Gayet sakin yürü gayet engin ol Dar kapta kaynama taşırır seni
Gezip şu alemi seyran ederken Arayıp hemdemim buldu gönüller Makamı vuslatta cevlan ederken Muhabbet nuruyla doldu gönüller İçtik aşk elinden abu kevseri Mevlam çektirmesin gamı kederi Sırrı hakikatten aldık haberi Hal hale aşina oldu gönüller Hiç geçer mi ele böylesi bir gün Zannettik ederiz toy ile düğün Asla unutulmaz bu sohbet bu ün Anlatılmaz bilmem
Güzel seni gördüm dağlar içinde Dedim işte budur mahı çıhanın Beni helak etti bir kez bakışın Anladım ki sensin şahı cihanın Senin’çün göründü sırrı evedna Hakikat nurusun kandım emenna Hep melekler sana eder temenna Hep senin üçündür ahı cihanın Nebiler serveri güzel Mustafa Lütfeyle bizlere çektirme cefa Mahşer günü senden umarız vefa Uğrar divanına rahı
Ben aşkımı yare ettim aşikar Dertli gönül nazlı yardan ayrılmaz Gece gündüz durmaz eyler ahuzar Deli gönül nazlı yardan ayrılmaz Candan meftun oldum o nazlı yare Değişmem bu aşkı devlete vara İstersen çeksinler özümü dara Gine gönül sevdiğinden ayrılmaz Gördüm ben o yari bağlar içinde Hiç yüzüm gülmedi çağlar içinde Mecnun olsa gezse dağlar içinde
Şol alem üstünde mahi tabanız Ama olan görmez enverimizi Aşıklar bezminde kutbü devranız Her kişi alamaz gevherimiz Almak isterisen eğer bir murat Bağlan pendi yare eyleme inat Kimin abat eyler kimini berbat Her aşık içemez kevserimizi Meftunem sevdiğim kaşında yaya Cemalin benziyor gökteki aya Yüzümüzü sürdük ol haki paya Hamdülillah bulduk rehberimizi İlmi hakikatte amil
Kanlı Maraş’ın düzünde Sandım Kerbela’yı gördüm Körpe kuzular dizinde Fatma’yı Zehra’yı gördüm Ezelidir o ezeli Fidanlar döktü gazeli Şah’ı Merdan gerçek Veli Ali Murteza’yı gördüm Gerçek aşıkların varı Şehitlerin tek serdarı Şehriban ananın yari Hüseyin fedayı gördüm İmam Hasan çekti kahrı Muaviye sundu zehri Ehli Beytin ilim şehri Zeyneli Abay’ı gördüm İmam Bakır’dır tacımız İmam
Nazar kıldım şu illere Gülleri solmuş da geçmiş Hakikatin bahçesine Kargalar dolmuş da geçmiş Tuttum mürşidin elini Çekmem nefsin emelini İkrar iman temelini Fareler delmiş de geçmiş Gel nadan gezme yabanda Kalma şek ile gümanda Senin gibi şu cihanda Nicesi gelmiş de geçmiş Aşık olan içer dolu Sürer erkan ile yolu Beslediğin gonca gülü Bir
Gümüşhane ili Şiran ilçesi Potik dede derler birini gördüm Müsbet düşüncesi asrın tümcesi Devrimci gençliğin pirini gördüm Deli Tacım dede kılmış himmeti Ne çiftliği vardı ne bir serveti İbrahim dededen ilmi kudreti Halkın arasında yerini gördüm Potik Daimi’de oldu aşama Çekerdi gençleri sosyal yaşama Çizdim tasvirini gönül köşeme Sözünün özünün erini gördüm
Asla konmam muhannetin yurduna Muhannetin yeli eser kış gibi Ben de düştüm bir cananın derdine Dolaştım bir zaman başıboş gibi Öyledir öyledir canlar öyledir Aşkın beni bülbül gibi söyledir Ta ezelden tecellimiz böyledir Bağban isen gonca gülün yoldurma Aşık isen sırrın ele bildirme Üç günlük dünyaya meyil aldırma Gelir geçer hayal gibi düş gibi Öyledir
Ben beni bilmezdim hatır kırardım Meğer ilmim noksan imiş bilmedim Ben insandan başka ilah arardım Meğer kamil insan imiş bilmedim Tüm vadiler gibi sahralar gibi Sıradağlar gibi yaylalar gibi Akan sular gibi deryalar gibi Cümle alem bir can imiş bilmedim Daimi’yim benliğime kanardım Kendimi görmezdim eli kınardım Kişiyi kendime düşman sanardım Nefsim bana düşman imiş