Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Ali Ekber Çiçek

Geldi güz ayları hava soğudu (soğudu) Benim nazlı yarda meylim çoğudu El ayrılık vardı bize yoğudu (yoğudu) Esti acı rüzgar (poyraz) ayırdı bizi Odada yaslandım ben bir direğe (direğe) Ah ettikçe kan damlıyor yüreğe Bilmem neylemişim kanlı feleğe (feleğe) Dünyamı başıma zindan eyledi
Kırma gönül şişesini Yapan bulunmaz bulunmaz Yıkma hakkın binasını Ören bulunmaz bulunmaz Güzel şah nerden gelir salını salını Gelir Hüsey’n’in göçü dolanı dolanı Aşk perişandır şaşkına Hak yardım etsin düşküne Kerem gibi yar aşkına Yanan bulunmaz bulunmaz Güzel şah nerden gelir salını salını Gelir Hüsey’n’in göçü dolanı dolanı
Böyle ikrarınan böyle yolunan Vefalı yar bana lazım değilsen Deli gönül sevmiş vazgeçmek olmaz Cefalı yar bana lazım değilsen Ölüm geldi dört yanımı bağladı Gönül kalk gidelim sılaya doğru Bülbülün davası hep güllerinen Senin şirin dilin yad ellerinen Çık zalim sevdiğim engellerinen Görünme gözüme lazım değilsen Ölüm geldi dört yanımı bağladı Gönül kalk gidelim sılaya
Ey erenler akıl fikir eyleyin Dağlara da duman ne güzel uymuş Yaradan Allah’a şükür eyleyin Müminede iman iman ne güzel uymuş Ezeli gamımdır kara bağlamak Ciğerimi aşk oduna dağlamak Yakub’unda işi gücü ağlamak Yusuf’a da Kenan Kenan ne güzel uymuş Kul Hüseynim yeşil giyer eğnine Hiçbir hile getirmezdi göynüne Kurdu kuşu bendeylemiş kendine Mülke de
Erenler cemine her can giremez Edep ile erkan yol olmayınca Her kamberim diyen kamber olamaz Şahın kanberine kul olmayınca Arama uzakta vardır yakını Gerçek olan talip bulur hakkını Yüklemezler sana yolun yükünü Bükülü kametin dal olmayınca Şah Hatayim eder bu sırrı beyan Kamil midir cahil sözüne uyan Bir baştan ağlamak ömüre ziyan İki baştan muhip
Ben de döndüm Mecnun ile Leyla’ya Gelsin sağ yar ile gidek yaylaya Şükrolsun bizi yaradan Mevla’ya Cemi toplamanın zamanı geldi Ben bu derdi çeke çeke giydim yasını Doldur ver içeyim dolu tasını Ta Bağdat’ta işitirsem sesini Canımı canına katasım geldi Hüseyni’yem bir kez geldim cihana Mürşidimi buldum yoktur bahane Bir sahrada kavuşursak can cana Taze
Çatılmadan yerin göğün binası Muallakta iki nura düş oldum Birisi Muhammet birisi Ali Labın-i kelamide bire düş oldum O derya yüzünde gezdim bir zaman Yoruldu kanadım dedim el aman Erişti carıma bir ulu sultan Şehin Şah bakışlı ere düş oldum Adem ile balçık olup ezildim Bir noktada dört burufe yazıldım Ademe can olup Şile süzüldüm
Bir güzel methedem bari cihan yanmasın Pervaneler gibi bari halim yanmasın Hüsnüne mağrurlanma Yusuf u Kenan mısın Mah yüzüne bir nikap çek ben yandım el yanmasın Ey Fuzuli yeter eyledin bunca cefa Serimi yoluna koydum senin gelmedin safa Güzellerin padişahı ya Muhammet Mustafa Mah yüzüne bir nikap çek ben yandım el yanmasın
On dört bin yıl gezdik pervanelikte Sıdkı ismin duydum divanelikte İçtim şerbetini mestanelikte Kırkların ceminde dara düş oldum Kırkların ceminde Haydar Haydar Haydar Haydar Haydar Haydar Haydar Haydar Haydar dost dara düş oldum Güruh-i Naci’ye özümü kattım Adem sıfatında çok geldim gittim Bülbül oldum firdevs bağında öttüm Bir zaman gül için zara düş oldum Bir
İsmini sevdiğim saadetli dostum Özüm senin ile bir değil midir Bu aşkın elinden yandım kül oldum Beni Mecnun eden yar değil midir (Yar değil midir) Her andıkça aşkın beni coşurur Dalgaların gelir başdan aşırır Tuzak kurmuş aşığını düşürür Siyah ebrulerin yay değil midir (Yay değil midir) Velim der ki hayran oldum bakmadan Kaşların hükmeder canım
Gönül gel seninle muhabbet edelim Araya kimseyi alma sevdiğim Ya benim kimim var kime yalvarayım Kaldır kalbindeki karayı gönül Solmazsa dünyada güzeller solmaz Bu dünya fanidir kimseye kalmaz Yalan dolan ile sofuluk olmaz Mümin olan bekler ferahı gönül Derviş Ali’m öğüt verir özüne Gönül lutfeyledi kendi sözüne Azrail konunca göğsün düzüne Bekleme o zaman sırayı
İlahi dostun bağına Girmek diler can bülbülü Külli varım dost uğruna Yapmak diler can bülbülü Bakmadı dost hiç yüzüme Aşık oldum cemaline Külli varım dost uğruna Yapmak diler can bülbülü
Hazin hazin esen seher yelleri Hiç bülbül öter mi gül olmayınca Her aşık dünyada murad alamaz Yanıp ateşlere kül olmayınca Aşık isen dost bağından nuş eyle Arif ol daima gönül hoş eyle Her an enginlere akıp coş eyle Ummana vanlmaz sel olmayınca
Nasıl yar diyeyim (yar yar) ben böyle yara Mecnun edip çöle (çöle) saldıktan sonra Alemin bağına (anam) bülbüller konmuş Nidem benim gülüm (gülüm) solduktan sonra Coşkun sular gibi (yar yar) çağlama yar yar Gönlümü gönlüme (yar yar) bağlama yar yar Benim şu halime (anam) ağlama yar yar Daha ağlamazsın (anam) öldükten sonra
Gül yüzlü sevdiğim nemden incindin Araya söz gatan eldir efendim Kul oldum kapına mürvete geldim Göster cemalini güldür efendim Kulun işi daim günah işlemek Adettir fidanı kesip aşlamak Bir mürvete yüz bin can bağışlamak Ta ezelden kadim yoldur efendim
Bu dervişlik bir dilektir Bilene büyük devlettir Yensiz yakasız gömlektir Giyemezsin demedim mi Haydar Haydar Haydar Haydar Haydar Haydar Yensiz yakasız gömlektir Giyemezsin demedim mi Haydar Haydar Haydar Haydar Haydar Haydar Haydar Haydar Haydar Haydar Çıkalım meydan yerine Erelim Ali sırrına Can ü başı Hakk yoluna Koyamazsın demedim mi Haydar Haydar Haydar Haydar Haydar Haydar
Derdim çoktur hangisine yanayım Gine tazelendi yürek yarası Ben bu derde nerden derman bulayım Meğer dost elinde ola çaresi Efendim efendim benim efendim Benim bu derdime derman efendim Türlü donlar giymiş gülden naziktir Bülbül cevreyleme güle yazıktır Çok hasretlik çektim bağrım eziktir Güle güle gelir canlar paresi Efendim efendim benim efendim Benim bu derdime derman
(of of) Bir yıldız doğdu nur ile Alemi yaktı nar ile Küsülüyem ben yar ile Niye doğdun sarı yıldız mavi yıldız Aman aman evler yıkan yıldız Yıldız yıldız yıldız yıldız yıldız yıldız Evler yıkan beller büken Kanım döken kervan kıran Dön dön dön dön dön yare doğru dön Gine bugün efkarlandım İndim etrafı dolandım Tatlı