Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Alevi Türküleri

Güzel sevdim Gümüşhacıköyü’nde Ona gelenlerin dizi yorulmaz Hüseyin kokuşlum Ali bakışlım Sevdiğini kıramaz da kırılmaz Yıllar yılı gitmez benden bu vebal Geçmiş yıllar olmaz ki bize masal Ona kusur değil ayağı topal Onu sevmekten hiç aşık yorulmaz Mahzuni Şerif’im kendini tanı Bir dağda rast geldim dostuma yani Bana bu sevgili Hakk’ın İhsan’ı Ulaşılmaz kolay kolay
Bir ah olsam hükmeylesem cihana Kilise mescidi yıkar giderdim Okullar yapardım bütün insana Cehaleti kökten söker giderdim Fabrikalar kurar idim her yerde İkiliği kovar idim bu serde Ayrı gözle bakmaz idim bir ferde Cihana bir gözle bakar giderdim Gerçek insanları bilirdim Allah Ondan gayrısına tapmazdım billah Ne Kabe kalırdı ne de Beytullah Yerine bir arpa
Alevi anne babadan doğduktan sonra, bilinçli olarak yola girmek, müsahip tutmakla başlar. Buna yol kardaşlığı da denilmektedir. Bu yol kardeşliği, alevi erkanında karın kardeşliğinden daha ileri gelir! Bundan “dolayı öl ikrar verme, öl ikrarından dönme” deriz. Alevilikte yola girmek rehber tutularak, pir huzurunda ikrar cemi ile başlar. Özellikle ikrar verecek canların evli olmaları önemsenir. Yarın
Danimarka Alevi Federasyonu eski Başkanı Feramuz Acar Avusturyada Mahkemelik olan Alevilik Davasını ve bu serece nasıl gelindiğini değerlendirdi.. “Daha Allah ila Cihan Yok iken” diye, kendi tarihini VARLIĞA, VAROLOŞ felsefesine dayandıran Aleviliğin, somut inanç öğreti köklerini, yukarı Mezopotamya/Anadolu’da 12 bin yıldan bu yana Urfa Göbeklitepe ’den bu yana, Aleviliğin diyalekttik evrimini adım adım sürmek mümkündür.
DÜĞÜNE İLK ADIM Köyümüz Malatya Arguvana bağlı Kızık Köyü  ve çevre Arguvan Köylerinde evlenme yaşı eskiden 19-20 idi. Küçük yaşta evlenme geleneği, gençlerin kendi tercihlerinden ziyade ailelerinin kararına bağlıydı. Aileler bir taraftan çocuklarının mürüvvetini görmek için, diğer taraftan da evliliğin aileye katacağı iş gücünü hesaba katarak çocuklarını erken evlendirirlerdi. Hatta yörede “Erken kalkan yol alır;
Türkü kimin söylediği belli olmayan, ağızdan ağıza dolaşarak git gide zengin içeriğe, değişikliklere uğrayan ve bir ezgiyle söylenen halk şiirleridir. Anadolu’nun değişik yerlerinde türkü yerine, Hava, Deyiş, Ezgi, Nefes gibi farklı tanımlamalarda kullanılabiliyor.  Konularına göre türküleri bu bölümlerde incelemek mümkündür. Hasretlik Türküleri, Sevda türküleri, Gurbet türküleri, Yas türküleri, Deyişler, Nefesler, Ezgiler, Bozlak türküleri, Doğa türküleri,
Öz oğuz boyundan gelen köylülerimiz Orta Asya’dan kendileri ile birlikte taşıdıkları ve Anadolu’ya yaydıkları geleneklerimizden biri olup kışın yarı olduğunu ve köylülerin kendi yiyecekleri ve hayvanlarının yemlerini buna göre belirledikleri eğer kış iyi giderse memnunluklarını dile getirirler. Bu etkinlik köylülerimizin barış içinde yaşamasını ve sosyal bir gelenek olarak bunun işbirliği içinde sürdürülmesini sağlamaktadır. Kış mevsimi
Arguvan’ın ne gibi özellikleri var? Yer altı zenginliklerine mi sahip? Hayır… Endüstri kuruluşları mı var? Hayır… Denizi, kıyısı mı var? Hayır… Ormanları mı var? Hayır… Tarihsel yapılara, eski yapıtlara mı sahip? Hayır… Ülkenin toplumsal yaşamına yön veren siyasetçileri mi var? Hayır… Ve daha birçok sorumuza “hayır” diyeceğiz… Ancak söylenecek bir şey var; Türküleri var! Arguvan
Kahpe felek sana nettim neyledim Attın gurbet ele parelerimi En sonunda beni sılamdan ettin Kestin mümkünü mü çarelerimi * Gurbetteyim pek çok Arguvan’lı gibi. Eskiden çalışmaya gidilirdi gurbete illere, benim kuşak artık okumak için de gidiyoruz. Okuyup kendimizi kurtaracağız, hele kız isek tek çaremiz okumak. Gurbette sorduklarında; “Nerelisin?” diye, “Malatyalıyım” dediğimde; “İnönü’nün memleketi” derlerdi, hoşuma
Bizim türkülerimize Arguvan Havası derler Bu türküleri bilenler İçten söylerler Gurbet vardır Özlem, sevda vardır İlenç, üzünç vardır Bizim havalarda Ekin tarlasında Damlarda, yaylalarda Bir isyandır yükselir Bağlamanın tellerinden Ya da bir dostlar sofrasında Oysa isyan Sözcüklerde saklıdır Yaşamdır isyan edilen Sızıltıyla inleyen Bağlamanın telleridir Bizim türkülerimize Arguvan Havası derler Bu türküleri bilenler İçten söylerler
İslam asimilasyoncuları Alevi terminolojisindeki kelimelere başka anlamlar ve şahıslar yükleyerek Alevileri özünden koparmayı hedefliyorlar. Bu kelimelerden en fazla kullanılanı Ali kelimesidir. İslamda Ali, peygamber Muhammedin amca oğlu dördüncü halife ve islam cihatçısıdır. Alevilikte Ali varoluşun kökenidir varedendir varlığın kendisidir. Ondan başka nesne yoktur. Şimdi pir nefesiyle bu Alinin hangi Ali olduğuna bakalım. Yoğ iken yer
Anamdan, belki de duyduğum, ilk sözcüktür “Sere Cogi”. Yani sevgisini, yeminini Cogi Baba üzerine ant içerek gösterirdi Anam ve o Koçgirinin tüm anaları… Peki kimdi, neydi, neye benzerdi Cogi Baba? Bilmiyordum. Ne zaman yaşamıştı, nerden gelmişti, ne yapardı Cogi Baba? Bilmiyordum. İnsan mıydı Tanrı mıydı Cogi Baba? Bilmiyordum. Ama çocuk beynim onun iyi olduğunu biliyordu.
“Unuttum din diyanet kalktı benden Bu ne mezhepdürür dinden içeri“ Yunus Emre Dersim Kerbela’dan çok daha vahimdir. Çok daha ağır sonuçları olmuştur. Alevi halk kırılmıştır, dağıtılmıştır. Ancak Aleviler Dersim için ağlamazlar. Göz yaşı dökmezler. Dizlerine vurmazlar. Çektikleri acıları dile getirmezler. Korkarlar. Onlar Hüseyin için ağlarlar. Döşlerini döverler. Yas tutarlar. Oruç tutarlar. Karalar bağlarlar. Sakallarını kesmezler.
Mitolojik alevi izahinda „Kirklar meclisi“ ONLAR RAHMET DERYASINDA SIR IDILER SU MAYALANDI BIRI NACI IDI DIGERI NACIYE IDI ONLAR ICIN YASAM HAKTIR HAK SUDUR SU DA SIRDIR… Asagidaki izahlar alevilerin büyük sirri (damlanin icerisindeki gercek) isimli Yazar, Ünsal Öztürk’ün kitabindan alintilar ve gözlemlerimin birlestirilmesinin, özetlenmis halidir. Aleviligin dört kapi ve kirk makamindaki asamalarinin mana anlaminda
Ne gerekli bende insan demeye Toru topu sen bir memur Fikri Bey Hakkın var mı senin tatlı yemeye Baklavaya layık amir Fikri Bey Ona da baklava artandan kalmış Bilir misin asıl tadı kim almış Üzülme gardaşım olanlar olmuş Bundan sonra zordur tamir Fikri Bey Yedi büklüm daireden çıkarsın Bir bakkala bir kasaba bakarsın Tek çareyi
Alevilik mitolojisi, felsefesi ve ritüel dünyası İslam dahil birçok dinle ayrışır: Biz Aleviler olarak; – “Âdem ile Havva” mitolojisine inanmaz ve kendimizi “Güruhu Naciye” olarak görürüz. İnancımızda “cennet- cehennem” yoktur. Ölümsüzlüğe inanır ve sürekli “don değiştirildiği”ne, daima bir devr-i daimîlik içinde olunduğuna inanırız. Bu nedenle de “günah” kavramımız yoktur. Yaşamımızı rızalıklar üzerine kurarız ve öyle
Aleviler toplumsal yapılarını ve inançlarını korumak için İslam Şeriatının egemen olduğu topraklarda yüzyıllarca mücadele etmiş, İslam’ı kabul etmedikleri için katledilmişlerdir. Bu nedenle Aleviler İslam’ın egemen kurumlarından uzak kalarak yaşama savaşı vermişlerdir. Tarihinin hiçbir döneminde İslam Şeriatı ile yargılanmayı kabul etmeyen bir topluluk olarak Aleviler, kendi toplumsal adaletini sağlayan bir hukuk ve yönetim yapısı kurmuştur. Alevilik
Dostlar ben Allah’ı inkar etmedim Bu şekilde hayvan kalana çattım Şeriat’ı sevdim yere yatmadım Gösterişe namaz kılana çattım Arapça değildir Allah’ın dili Allah evi yapmaz Allah’ın kulu Camiden geçer mi cennetin yolu Burda cehennemlik olana çattım Ne sakal ne bıyık dosta yetirir Ne dua ne telkin canlar bitirir Ne muska ne divit Hakk’a götürür Ben
1936’da Devlet Konservatuarı’nda opera sanatçısı olarak başlar. 1945 yılında Opera Kanunu çıkınca öğretmenliği bırakmak zorunda kalır. 1952 yılına kadar pek çok operada rol alır: Bastien Bastienne, Madam Butterfly, La Boheme, SatılmışNişanlı, Fidelio, Maskeli Balo, Yarasa, Figaro’nun Düğünü, Rigoletto, Aşk İksiri. Devlet Operası’nda çalışmaya başladığı yıllarda eşiyle anlaşmazlık nedeniyle ayrılır. “Konsolos” operasının provasındayken gözaltına alınır ve tutuklanır. Opera
Ozan Emekçi’nin oğlu Fırat Bender’in Alevilere ve Dost Alevi Haber sitesine yönelik alçak ve aşağılık saldırısını kınamak ve Dost Alevi Haber sitesi emekçileriyle dayanışmak adına AleviHaber.com sitesinin Haberini olduğu gibi yayınlıyoruz. …. AleviHaber.com – Babası hakkında yaptığımız eleştirisel bir Habere tepkisini Alevilere ve bizlere Küfür ve Hakaretlerle cevap verdi. Cengiz Özkan’a destek vermek amacıyla Facebok