Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Abdullah Papur

Karlı dağlar gibi senin başından Kalkmasın hiç kör dumanın sevdiğim Sevda boranından sevda kışından Solsun çiçeklerin gülün sevdiğim Poyraza bakıyor yarin kapısı Yarim orta boylu krem kutusu Senin olsun şu dünyanın tapusu Birgün öleceksin inan sevdiğim Papur bu dert ile sanma gülecek Ben neler çekerim yar ne bilecek Birgün o vücudun toprak olacak Olmasın ki
Niceler dünyaya gelir de gider Üç beş gün dünyada kiralanmalı Birden bir insanı alır da gider Derde derman bulup çarelenmeli Küçükler boy alır büyükten kapar İnancı ne ise hep ona tapar Bir kere affetsen bir daha yapar Suçlu suçu ile karalanmalı Papur sazı ile beraber gezer Gurbet hasretliği bağrımı ezer Duygusuz yaşamak gaybete benzer Ayış
Sen ademi hakir görme Adem hürdür nurdur hoca Bu dünyaya gelen herkes Hak yanında birdir hoca Kimde ne var kimse bilmez Evvel ölen sonra ölmez Aşikar etmeye gelmez Bu konumuz sırdır hoca Şu adamda neler saklı Cahillerin ermez aklı Sen mi haklı ben mi haklı Elbet bilen vardır hoca Senin aklın buna ermez Gözün bakar
Bu yıllık da gidemedim sılaya Zalim gurbet elde kışa tutuldum Derdinle başımı koydum belaya Hasretlik bağrımda taşa tutuldum Yara aldım güzellerin kaçından Usandım da gerdanından saçından Geçti ömrüm çıkamadım içinden Bitmez tükenmez bir işe tutuldum Papur görmedim ki yardan cefayı Aşkı ile çektirdi bana cefayı Ben sevdim de eller sürdü sefayı Ben de bu sevdaya
Duru cevher satıyorum Parasızdır al sevdiğim Mektup ile selam olmaz Az beriye gel sevdiğim Selimiz aşkın seli mi Gönlümüz sevda yolu mu Kadehimiz mey dolu mu Biraz bana sal sevdiğim Dökülecek siyah saçın Yaslı yaslı gider göçün Yalan dünya benim için Bir kuruşluk pul sevdiğim Aşık maşuksuz dinlenmez Arısız kovan ballanmaz Dertli Papur hiç sallanmaz
Gaflet uykusuna dalmış gidiyor Seslerim saz ile yarim uyanmaz Perihan gözlerin güle benziyor Seslerim saz ile yarim uyanmaz Uzundu usuldu endamı boyu Yuvarlak gözleri yanaklar sarı Konuşur dillerim cennet misali Seslerim saz ile yarim uyanmaz Tatlı tatlı uyku girmiş gözüme Kaşlarım çatmış bakmaz yüzüme Yalvarırım sana küsme sözüme Seslerim saz ile yarim uyanmaz Şu mahzun
Yine bahar geldi yayla zamanı Yürüdü de bizim yurtlar yürüdü Üçlerin başını kaplamış duman Varıdı da lale sümbül varıdı O yar bugün göçmüş farkedemedim Bu sevdayı başta garkedemedim Boş kalmış bahçemi herkedemedim Kuru da bizim bahçe kurudu Gurbetin yanına çektim göçümü Dert ağarttı başımdaki saçımı Yara sarmış ciğerimin içini Eridi de benim ömrüm eridi Papur