Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Yaşar Kemal

Anşam gelir kopa kopa Kulağında altın küpe Anşa kızım can veriyor Ak kolların ata ata Mor beliği yelep yelep Bana kara yazmış felek Anam demiş kaçmış kızım Kurtaramamış teyzem Melek Hükümetten atlı bindi O kızın keşfine indi Anca ben yanmadım kızım Dağlar taşlar toprak yandı Şaşmış kızcağızım şaşmış Yalımdan ciğeri pişmiş Kasım edem evde diye
Seni doktora götür’rüm Misisten gideriz öte Bu yaradan ölünmez ki Yalınız ocağı bata Seni Adanaya eletdim Orda gönlünü eğledin Gözü körolası doktor Yüzüme karşı söyledin Seni doktora götürdüm Döşemeyi aşa aşa Evlatsızsın kul olduğum Ha bir sene daha yaşa Şafak attı horoz öttü Sise kefenliğe gitti Evlatsızsın kul olduğum Yenice ocağın battı Kardeşim ağlama diyor
Sabah bize ağ’sız derler Amanın gidici güce Kaş çekildi göz süzüldü Yasini bitirdi mi hoca Bir küçücek oda tutmuş Benzer çardağın yurduna Ağam Maraş’a varırsa Derman ararım derdime Sabah beni salıcılar Hey heylesin garik anam Kadanı alam bacım Mevlam verir m’ola sabır İlahi başın kesile Bunu da eyledin kabul Ali Kenan evlenirken Bacı çaldırırım davul
Pire gelir takır makır Sanırım bir nallı katır Kalk avrat baltayı getir Öldüm pirenin elinden Tuttum pirenin beyini …üne kurduk düğünü Altmış batman çöz yağını Geçen pazarda satmadık mı Tuttum pirenin birisini …tim ölüsünü dirisini Çadır kurdum derisini Alt’ ay bir güz içinde kışladım Hele şu bitin işine Kendir taktık dişine Bir tepik vurdu döşüme
Karısı (çocuğuna) Yayladan mı aldın suyu Sabiden mi aldın huyu Küçücükten öksüz kaldın Uyu bebeğim uyu Bacısı Kapa kapa gidiyordum Araba geldi karşımdan Açınca kardaşım yüzünü Aklım gitti başımdan Kadan alam Arzu Yanıldım kılmadım farzı İntizar mı etti ola Elbisesin’ diken terzi Otursam görmüyor gözüm Dinelsem tutmuyor dizim Ana kardaş ölük dedi Kendi de ölesice
Cemalönü’nün yazısı Yalınız kaldı kuzusu Vezir emmim ava gider Kadife çullu tazısı Ali ergen Memed ergen Ankara’dan gelir ferman Kalk gidelim vezir emmim Çektiğimiz kalsın sergen Keşfçi gelmiş varılmıyor Emmim bana darılmıyor Kurban olam vezir emmi Yaran azgın sarılmıyor Vezir emmim şehit düşük Başucunda yanar ışık Bebeğe adını vurmuşlar Vallahi sallamam beşik Kan bulaşmış bileğine
Gani oğlancığım gani Üzengiden akmış kanı Doğru söyle körolası Düşman heyleyledi seni Elimde yok kolumda yok Yapışacak dalım da yok Taşoluğa giden geldi Dığrak atlı delim de yok Mavi şalvar ışıl ışıl Kaçma kıçına dolaşır Çeke tut atın başını Emmilerin tez ulaşır Tahta üstünde yatarken Çuha yorganı örterken N’ola o zaman öleydi Al atı ceren
Halil Ağ’nın Ahmet oğlu Belinde kılıcı zağlı Elli atlıya karşı gelir Küçük cura babam oğlu Bacısının adı Emiş Arkasında dolu gümüş Gavur musun gavur Çerkes İp takın da sürün demiş Kapıya minnetçi geldi Davran Ahmet oğlum davran Bin atına sarı yavrum Gezbelden aşıyor kervan Çadır görünmez atlıdan Yemeği çıkar tatlıdan Düşmana yatak yazmışlar Safi ibrişim
Atı ardımdan ulaştı Siğim siğime dolaştı Bir kılıçla vurunca da On beliğim birden düştü Çoban davarı yayar mı Çağırsam anam duyar mı Bir babanın iki evladı Kardeş bacıya kıyar mı Anam ateşimi yakma Gözünden kanlı yaş dökme Ben bu yaradan ölürüm Yalınıza hor bakma Hele bakın el oğluna İki elin sokmuş koynuna Dünyada kavuşamadık Ahrette
Yaslan koca konak yaslan Seslen sürmel’ eşim seslen Sürmel’ eşim yasa gider Altında da arabistan İncemağ’ranın deresi Yıkılıp viran kalası Kurban olam sürmel’ eşim Nerende kurşun yarası Kürtler tuttu beliğinden Yürümedim imekledim Sürmel’ eşim gelir diye Yedi gün ahır bekledim Belimde de bir top kutnu Ben onları n’ediciğim Koyuverin beni Kürtler Ben anama gidiciyim Kardaşlarım
Beş oğlum var beş taburda Silahı dolu kuburda Sabreyle kızım sabreyle Çok keramet var sabırda Oğlum gitti güle güle Gelmedi el ile bile Biri nergiz biri nevruz Biri sümbül biri lale Geçiyor gavurun sözü Padişah kırıcı bizi Din İslam elden gidiyor Ulaş bari Battal Gazi Tabur taburu karşılar Talim eder onbaşılar Yağmur yağıp gün değince
Ahacıka davul öttü Hayriyem düğüne gitti Kadan alırım ninesi Kuzum da muratsız gitti Kadan alırım da tarak Bende de kalmadı yürek Ne olurdu Kadir Mevlam Bir anaya bir kız gerek Öteye git kör olası Bu da başımın belası Tel vurun o da gelsin Andırın’da Emiş halası Salını yüce götürün Gitsin görünü görünü Bu kimin nesi
Adana’da, ameliyat olmak üzere Cevap yazdım sözüne Düştüm bu derdin izine Kusuruma hiç bakmayın Dünya karanlık gözüme Okudum eyledim nazar Bu sözlerin beni üzer Gönlüm bir kelebek oldu Aman dokunmayın tozar Mektup yazdım karalı Yüreciğim oldu pareli Çocukları düşünemem Hayat hepsinden ileri Söylersem doluyor içim Söyleyemem onun için Kanadım yok uçup gelsem Yollar bağlı benim
Kır ata biçtirdim keçe Emeklerim gitti heçe Ben oğluma gelin aldım Sarı lira saç saça Kır at kapıda kişner Ellahama çayır dişler Kör olası Sisli kızı Oturmuş da aya işler Atına binmiş geliyor Emmisi çalar maşallah Ağlaşman kızlar ağlaşman Düğün kuracık inşallah Merdivene attım ayak Ağ konağa vurdum suvak Ben kardeşten izin aldım Geline vuralım
Gidin kardeş güle güle Hak size yardımcı ola Ne şerefli Türk gençleri Bayrak açtı düştü yola Maşallah deyin maşallah Şen oldu Ceyhan’ın yolu Sesiniz arşa duyulsun Kırılsın düşmanın beli Çifte davul çalınıyor Türk gençleri düğün kurdu Bu düğünün şerefi var Böyle kurtarırlar yurdu Bayrağını açan gider Kanlarını saçan gider Böyle ne’tsin Türk gençleri Her şeyinden
İreşit Ceyhandan gelir Abidine alır kundura İki elimde iki ıklık Biri saz biri dambıra Bana verin kırbacını Kardeş de tosun topluyor Kürt elinden bir at almış Altında atı hopluyor Bebek ağa bebek ağa Ardımızı verdik dağa Biz oraya gideceğiz Yol vermiyor karşı dağ İreşit Ceyhandan gelir Arabası kıcır kıcır Hele görsen Ak Yusufu Gavurun yüreği
Hasan Dede at oynağı Gitti elimin değneği Yalnızlık benden kalmayacak Bu taa dedemin gömleği Kele Zeynep sana n’oldu Senin de kardeşin m’öldü N’olduysa bana oldu Evim malım öyle kaldı Gel hele ya Sisli kızı Gene düzenledim sazı Ben oğluma nişan taktım Bilemiyom kimin kızı Tez gelir buranın yazı Yayılır ördeği kazı Bu yıl buraya geldi
Size ziyarete geldim Ağlarım ciğerim bölük Güllü karalar giymişsin Yoksa kocanız mı ölük Geç geldim de darıldın mı Ağladın da yoruldun mu Dört bir başa senin Güllü Can verirken sarıldın mı İsmail Ağa düğün kurmuş Ne telaşlı bayla bayan Yarpuzdan gelir akşama Beş yüz atlı beş yüz yayan Kaymakam Bey Binbaşı Bey Ortak olmuş kara
Askerlikten ben de kaçtım Kanat bağladım da uçtum Nazlı Döndümün yüzünden Tatlı canlarımdan geçtim Değirmen tersine dönse Her dileğim kabul olsa Beş on kişi daha vur’rum Nazlı Döndüm geri gelse Derelerde biter kamış Kakülüne kan bulaşmış Kadanı alayım anam Ölüyorum yetiş demiş Mezarına bir dut diktim Kul olayım dallarına Döne döne can veriyor Bak Döndünün
Andırın düzünde parlar konağı On sekiz deve yüz altmış ineği Can satın alınmaz Mal Hösün Ağa Ne bir gün hasta da ne bir gün sayrı Yollarım bağlı da gidemem gayrı Yerini tutmuyor kardeşin Hayri Bunu da böylece bil Hösün Ağa Mahkemede verir koç gibi sözü Kanun dağında yayılır yazı Ağlayıp gülmesin şu Çerkez kızı Bunu
12