Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Türkü Sanatçıları

Gazi Murad Reis ölümü (1609), ikinci Osman’ın öldürülüşü (1622), İran şahı birinci Abbas’ın Bağdat’ı zaptı (1623) ve dördüncü Murad’ın aynı şehri muhasarası (1630) hakkında söylemiş olduğu manzumeler, Kayıkçı Kul Mustafa’nın XVII nci asrın başında yaşamış bir şair olduğunu gösteriyor. Cezayir’e, Murad Reis’e dair söylediği birkaç şiir de Kul Mustafa’nın gençliğinde bu havaliyi dolaştığını anlatıyor. Şairin
Hacı Bayram’ın halifelerinden olup Melamet neşesini tam temsil eden, tekke, hırka, taç, zikir v.s. yi kaldırıp sülukte aşk ve cezbeyi esas kabul eden Emir Sikkini (880 H. 1575-1576) kolundan Hayrabolulu Ahmed-i Sarban’dan (953 H. 1545-1546) feyzalmıştır. Hal tercümesi hakkında bilgimiz pek azdır. Sarı Abdullah, “Semrat’ül-Fuad’da Ahmed-i Sarban’a müntesip olduğunu bildirmektedir. 970 hicride (1562-1563) vefat etmiştir;
1968 yılında Gazintep’te doğdu. İlk ve orta öğrenimini Kilis’te tamamladı. 1997 yılında Gaziantep Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarının Halk Müziği Temel Bilimler Bölümünü bitirdi. Bitirme tezini “Barak Uzun Havalarında Kullanılan Diziler ve Örnek Türküler” üzerine yaptı. Lise döneminden itibaren halk eğitim merkezleri ve özel dershanelerde bağlama ve Türk Halk Müziği dersleri verdi. 1998’de Güney Armoni
24.4.1955 tarihinde Yozgat Merkez Bayat Ören köyünde doğdu. Lise mezunu olan aşığımız, Ankara’da bir kamu kuruluşunda işçi olarak çalışmaktadır. Evli olup biri kız biri erkek iki çocuğu vardır. Aşıklık sanatında Gönüllü Coşkun’un belli bir mesafe aldığı, hemen hemen her şiirinde görülmektedir. Türkiye genelinde yapılan birçok yarışmalarda dereceleri vardır. Aşığımız genç yaşına rağmen yaşının üstünde bir
1954 yılında Erzincan’ın Kemah ilçesinde doğdu. Erzincan Eğitim Enstitüsünü bitirdi. Çeşitli okullarda öğretmenlik yaptı. Öğrencilik yıllarından beri Türk Sanat Müziği ile ilgilenen Gürses çalışmalarını amatörce sürdürmektedir.
Abdullah Sözen, 15 Mart 1956 tarihinde Kayseri vilayetinin, Yeşilpınar kazası, Keşlik köyünde doğmuştur. Gazi Üniversitesinin müzik bölümünden mezun olmuştur. TRT televizyonunda gösterilen “Bir Nefesçik Anadolu” programının müzik yönetmenliğini ve danışmanlığı yapan Abdullah Sözen, Ankara Radyosu Türk Halk Müziği Gençlik Korosu kurucularından olup, halen Ankara Radyosunda şef olarak mesleğini icra etmektedir.
1957 yılında Erzincan’da doğdu. Erzincan Eğitim Enstitüsünü bitirdikten sonra çeşitli okullarda sınıf öğretmenliği yaptı. Küçük yaşlardan itibaren müziğe ilgi duyan ve bağlama çalmasını öğrenen Eroğul 1985 yılında öğretmenlikten ayrılarak TRT Ankara Radyosuna girdi. Halen buradaki görevine devam etmektedir.
1932 yılında Ordu’da doğdu. 1949 yılında klarnet yapmaya başladığında, Türkiye’de bu alanda hiçbir ustanın olmadığını ifade ediyor. Önce çakı bıçağı ile kaval yapmış. Kavallara perde takmış. Ağaç perdeli klarnet yapmış. Önceleri çok güzel klarnet çalarken içki içip düğünlerde silah atanlara kızmış 1957’den itibaren düğünde çalmamış. Yurt içinden ve dışından birçok müşterisi olduğunu söyleyen Özdemir, Barbaros
1938 yılında Kayseri’nin Erkilet nahiyesine bağlı Mollahacı köyünde doğdu. İlkokulu orada, orta ve lise öğrenimini Kayseri İmam Hatip Okulunda yaptı. 1969 yılında İstanbul Yüksek İslam Enstitüsünden mezun oldu. Memuriyet hayatına başladı. Sırasıyla İzmir Seferihisar ilçe vaizi, Çankırı merkez vaizi, Bünyan müftüsü, İçel ve Nevşehir’de müftülük murakıbı olarak çalıştı. 1975 yılında Milli Eğitim Bakanlığına atandıktan sonra
1952 yılında Erzincan’da doğdu. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Coğrafya Bölümünü bitirdi. 1983 yılında Marmara Üniversitesinde Araştırma Görevlisi oldu. Daha öğrencilik yıllarından itibaren müzikle ve özellikle de halk oyunlarıyla ilgilenen Terzioğlu, ‘Türk Halk Oyunlarında Figürlerin Sembolik Anlamı ve Eğitimde Rolü’ konulu çalışmasıyla yüksek lisansını, ‘Türk Folkloru İçinde Halk Oyunları Oynayanların Psiko-Sosyal özellikleri ve Oyunların Şahsiyet Gelişmesinde
Davut Sulari 1925 senesinde Erzincan’ın Çayırlı ilçesinde dünyaya gelmiştir. Ana adı Cezayir, baba adı Veli olan Sulari, ailenin beş çocuğundan biridir. Soyu Kureyşanlı Seyyit Mahmudi Hayrani’den gelmektedir. Kökleri İmam Musa el Kazım’a, Hazreti Ali’ye, hatta Hazreti Muhammed’e kadar gitmektedir. Aslında ismi “Davut Ağbaba” olan Davut Sulari, ilkokul öğrenimini Çayırlı’da üçüncü sınıfa kadar tamamlayabilmiştir. Bundan sonra
1938 yılında Erzincan’da doğdu. Orta öğrenimini Erzincan’da tamamladıktan sonra İstanbul’a gitti. Burada Beşiktaş Belediyesi Konservatuvarı Türk Halk Müziği Bölümünü bitirdi. Daha sonra tekrar Erzincan’a dönerek Musiki Derneğinin çalışmalarına katıldı. Bir süre de bu derneğin başkanlığını yaptı. 1961 yılında yayına başlayan Erzincan Lisesi Öğrenci Radyosunda müstakil solo programlar yaptı. Çeşitli okulların halk müziği korolarını çalıştırdı, yönetti.
1962 yılında Erzincan’da doğdu. Yöresinin türkülerini söyleyerek müzik hayatına başladı. Daha sonra nefesli sazları çalmayı öğrendi. Ardından bağlama çalmaya başladı ve sevilen bir mahalli sanatçı oldu.
Baba tarafından, Isparta Senirkentli olup, 4 Aralık 1972 yılında İstanbul’da doğdu. Henüz yedi yaşında iken bağlamaya ilgi duydu. On bir yaşında özel dersler aldı. Yurt içinde ve dışında bir çok program, konser ve festivale iştirak etti. İstanbul’daki türkü barlarda sahne çalışmaları yaptı. 2000 yılında “Yalan Dünya” adlı, türkülerden oluşan başarılı bir albüm hazırladı. Başkal halen
Erzurum’un Oltu ilçesinin Aşağı Çamlı köyünde 1960’da doğdu. İlkokul mezunu olup evli ve bir çocuk babasıdır. Geçimini aşıklık geleneğini sürdürerek sağlamaktadır. Mahlasını ustası Mevlüt İhsani vermiştir. Saz çalabilen aşık, makam ve halk hikayesi konularında bilgilidir. Çırağı Özcan Yavuz’dur. Yurt içinde festivallere katılmıştır.
Pir Sultan Abdal – Cahit Öztelli kitabından; Pir Sultan’ın yaşadığı XVI. yüzyıldan çok önceleri, daha Selçukoğulları zamanında İran ve Türkistan’dan pek çok sofi Anadolu’ya gelmişti. Çeşitli mezhep, tarikat ve inançlara karşı, Selçukoğulları hükümetleri hoşgörü ile davranmışlardır. Bu tarikatların çoğu Batıni bir karakter taşımakta idi. Yani, din kurallarının dünya düzeni için konduğu, dinin iç yüzünü bilen
1945 senesinde Divriği’de hayata gelen Abdullah Papur, 1989 senesinde Hakk’ın rahmetine kavuşmuştur. Çocuk yaşlarında saz çalmayı öğrenen Abdullah Papur, usta malı türküler söyledikten sonra kendi eserlerine ağırlık verdi. Yurdun birçok şehrini gezdi. 1970 senesinden sonra toplumsal meselelere ağırlık veren Abdullah Papur, bu alanda da birçok eser meydana getirdi. Abdullah Papur’un evladı Ercan Papur da halk
Jandarma başgediklisi olan evladı Kemal Poyraz, gönderdiği mektupta babasının hayatını şöyle özetliyor: “Babam, H.1288 senesinde Divriği’nin Kesme köyünde doğdu. Babasının adı Abdullah Bey, anasının adı Sırma Hanım’dır. Poyrazoğulları adlı eski bir aileye mensuptur. Sekiz yaşındayken anne ve babasıyla birlikte İstanbul’a gittiler. Tahsiline İstanbul’da başladı. On beş yaşındayken babası vefat etti. Anasının karşı çıkmasına rağmen, Fatih
Celali, Bayburt civarındaki Tahsini köyünde XIX uncu asrın ortasında doğdu. Asıl adı Ahmet’ti. Celali, ömrünü çobanlık ve rençberlikle geçirdi. Erzincan, Erzurum, Tercan, Bayburt çevresindeki köyleri dolaşan Celali 1915 yılında öldü.
Aslen Eğinli olup, 1957 yılında İstanbul’da doğdu. Ticaret Lisesini bitirdi. Mehmet Özbek, Yavuz Top, Halil Atılgan, Hüsnü Aydoğdu gibi ustalarla müzik çalışmaları yaptı. 1978 yılında İstanbul Türk Müziği Konservatuvarına girdi. İstanbul’da çeşitli kurum ve kuruluşların korolarını çalıştırdı. 1986 yılında Kültür Bakanlığı Ankara Devlet Türk Halk Müziği Korosuna katıldı. Halen bu görevine devam etmektedir.