Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Pir Sultan Abdal

Çoktan beri yollarını gözlerim Hatırım sormaya yar sen mi geldin Gönlümün yemişi bağı bostanı Ayva ile turunç nar sen mi geldin Gelip şu yanımda oturan mısın Serimi sevdaya yetiren misin Ağır yüklerimi götüren misin Katar maya ile dür sen mi geldin Yüzünde benlerin hindidir hindi Bilmem melek midir arştan mı indi Bir su ver içeyim
Gerçek aşıklara sala denildi Aşkı olan gelsin dermanı buldum Ahilen vahilen cevlan ederken Canımın içinde cananı buldum Açılmış dükkanlar kurulmuş pazar Canlar mezat olmuş tellalda gezer Oturmuş ümmetin beratın yazar Cevahir bahş olan dükkanı buldum Aşıklar sadıklar doğru varırlar Anda cem olmuşlar verip alırlar Cümle enbiyalar divan sorarlar Hakk’a karşı olan divanı buldum Akardı gözümden
Olsa bir yar olsa meyil katsayız Bari çıksa yüreğimden bir acı Yare bekleseyiz ikrar gütseyiz Haniya bana bir sınık sarıcı Dostundan ayrılan hiç gülmez imiş Akar gözü yaşı silinmez imiş Kişinin dediği ulunmaz imiş Salar imiş bir yanına salıcı Aşk elinden ciğerciğim delindi Gönül incindiğin yerde kalındı Her nerede olsa bize bulundu Gıybet edip yüzümüze
Gel seninle ahdı iman edelim Ne sen beni unut ne de ben seni Bağlanılım bir ikrarda duralım Ne sen beni unut ne de ben seni Gözlerim yolunu yar yaman yaman Sürmedim sefasın oldu bir zaman İrfan meclisine vardığın zaman Ne sen beni unut ne de ben seni Bir yare mailem bir de sıfata Yar odur
Sabahtan uğradım ben bir figana Bülbül ağlar ağlar güle getirir Bakın şu feleğin çürük işine Her bir cefasını kula getirir Depreştirme benim dertlerim tamam Muhabbet şirindir vermiyor aman Üstümüzde dönen çark ile devran Felek bizi halden hale getirir Pir Sultan Abdal’ım sözlerim haktır Hakk diyen kullardan hiç şüphem yoktur Cehennemde ateş olmaz nar yoktur Herkes
Gitme giden gitme sual sorayım Ya ne bu dünyanın üstünde durur Vallahi billahi ben onu gördüm Dünya Sarı Öküz’ün üstünde durur Gitme giden gitme bir dahi soram Ya bu öküz neyin üstünde durur Vallahi billahi ben onu gördüm Öküz de bir salın üstünde durur Gitme giden gitme bir dahi soram Ya bu sal da neyin
İki turnam gelir (de) Bağdat elinden Gül alır gül verir kendi elinden Aşığın verdiğini (de) koymaz dilinden İnip gider (de) turnam dost diye diye İki turnam gelir (de) birisi yavru Yavrunun kanadı sepirdek benli Yönünü döndürmüş (de) ol Hakk’a doğru İnip gider (de) turnam dost diye diye Pir Sultan Abdal’ım (da) aylemeyelim Aşığın verdiğini söylemeyelim
Hey gaziler mürvet kaldı mı şunda Güzel Şah’a giden yollar bu mudur Gönlüm arzu edip çekinir anda Hanedana giden yollar bu mudur Yolumuz aşıp Hama’dan Mardin’den Yandı ciğer kebab oldu derdinden Erzurum’un Köse dağın ardından Güzel Şah’a giden yollar bu mudur Hanedandır yine Şah’ın illeri Taze açılmış tomurcuk gülleri Sabah sabah eser seher yelleri Güzel
Gün tutuşur canım gece tutuşur Zindanlarda tutsak canlar tutuşur Gülüm toprak olur yele karışır Yürür gelir canlar yollar tutuşur Sıvas ellerinde sazım tutuşur Söz tutuşur canım türkü tutuşur Teller bizi söyler diller yarışır Özgürlüğü yazan kalem tutuşur Canlar can olur da eller tutuşur Dost evnide canım sevda tutuşur Pir Sultanlar ölmez binler yetişir Akar gelir
Gel gönül Allah diyelim Tevekkel-tü teal-allah Kudret lokmasın yiyelim Tevekkel-tü teal-allah Mürşid ile bir olalım Dost bağından gül alalım Hakk dergahına dalalım Tevekkel-tü teal-allah Sözü sözle bağlıyalım Sözün hükmün sağlıyalım Kür deyip de çağlıyalım Tevekkel-tü teal-allah Açalım yeşil sancağı Tütsün Erdebil ocağı Gelsin Eba Msülüm çağı Tevekkel-tü teal-allah Sofu olan Urum gezer Kür nehrine kılsın
Gel benim sarı tanburam Sen ne için inilersin İçim oyuk derdim büyük Ben anınçin inilerim Koluma taktılar teli Söyletirler bin bir dili Oldum ayn-ı cem bülbülü Ben anınçin inilerim Koluma taktılar perde Uğrattılar bin bir derde Ayn-ı cem gecesi nerde Ben anınçin inilerim Göğsüme tahta döşerler Durmayıp beni okşarlar Vurdukça bağrım deşerler Ben anınçin inilerim
Ey erenler evliyalar serveri Himmet eyle bize Şah Seyyit Ali Tarik-i Naci’nin sensin rehberi Himmet eyle bize Şah Seyyit Ali Sen bilirsin cümlemizin halini Yetişmiş meyvenin kırma dalını Düştük kaldır bizi uzat elini Gayret eyle bize Şah Seyyit Ali Erenlerin sağı solu sendedir Cümle tariklerin kolu sendedir Şah Hasan Hüseyn’in yolu sendedir Şefkat eyle bize
Yol içinde yol sorarsan Yol Muhammed Ali’nindir Yetmiş iki dil sorarsan Dil Muhammed Ali’nindir Kanı bizden evvel gelen Beş vaktını tamam kılan On parmağı pınar olan El Muhammed Ali’nindir Varma Yezid’in yanına Çirki bulaşır tenine Yazık değil mi canına Can Muhammed Ali’nindir Cennet kapısı açıldı Aleme rahmet saçıldı Bağ-u bahçeler açıldı Gül Muhammed Ali’nindir Söyler
Şu karşıki yayla ne güzel yayla Süremedim demi kalıyor şöyle Ala gözlü Pirim sen himmet eyle Bu yıl bu yayladan Şah’a gideriz Alınmış abdestin aldırırlarsa Kılınmış namazım kıldırırlarsa Sizde Şah diyeni öldürürlerse Bu yıl bu yayladan Şah’a gideriz Bir bölük turnayı sökün dediler Yürekteki derdi dökün dediler Yayladan ötesi yakın dediler Bu yıl bu yayladan
Emanet ademde adem bir güldür Geldi dost kokusu ol güle düştü Adem’e aşıklar cümle beli der Feryat ile figan bülbüle düştü İblis anlamadı Adem’de sırrı Açıldı vechinde Hakk’ın menşuru Geldi zuhur etti Muhammed nuru Yayıldı aleme gulgule düştü Hak deyip alemden tutmuşuz eli Sıtk ile ederiz Ademe beli Pirimiz bizim Muhammed Ali El ele el
Gelin özümüze sitem edelim Hile ile hud’a ile hal olmaz Hakk’ın divanına biz de gidelim Hak katında yalan söze yer olmaz Yine gerçeklerden açtık kapıyı Bir pirin önünde kıldık tapıyı El birliği ile yaptık yapıyı Birlik ile bitmeyende bal olmaz Erenler gafletten kalktı uyandı Gerçeklerin hünerine boyandı Bu yolun içine girdi de kandı Gaziler bu
Dağ yüzünde şah-ı kervan duruyor Onun katarından ayırma bizi Önünce Düldül’le Kanber gidiyor Onun katarından ayırma bizi Gün müdür ay mıdır Muhammet Ali Bizi irşat etti Bektaşi Veli Arap oğlu gelir eli develi Onun katarından ayırma bizi Gül kokusu Muhammed’in teridir Ah ettikçe karlı dağlar eridir Fatm’Ana on’ki imam katarıdır Onun katarından ayırma bizi Cebrail
Çektiğim cevr ile cefa Çekerim senden ötürü İkrar iman bir olunca Sen de çek benden ötürü İkrar imanı güderim Sensiz alemi niderim İşte geldim uş giderim Bir tatlı dilden ötürü Sevdim tatlı dilleri Koklarım gonca gülleri Sararım ince belleri Gittiğim yoldan ötürü Bana ne kıyak bakarsın Sinemi oda yakarsan Bana ne sitem edersin İkrarsız elden
Şu yalan dünyaya geldim geleli Kahbe felek bizi çarha çalıyor Ecel gömleğini takdim eğnime Aldayıp da yüzümüze gülüyor Gidi düşman uğrun uğrun gülersin Size sağlık bize ölüm dilersin Bir gün olur saçın başın yolarsın Nicesinin malı mülkü kalıyor Kahbe felek ne iş işler bizlere Sarıyorlarmış on arşın bezlere Şu dünyaya bakan ala gözlere Bir gün
Hakikat bir gizli sırdır Açabilirsen gel beri Küfr içinde iman vardır Seçebilirsen gel beri Şüphe getirme gönlüne Hak perde çeker önüne Oddan (Dondan) bir gömlek eğnine Biçebilirsen gel beri Ata ana kavim kardaş Olduk Hak ehline yoldaş Can ile baştan ey kardaş Geçebilirsen gel beri Pir Sultan’ım ere yettik Vardık pir damenin tuttuk Biz aguyu