Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Pir Sultan Abdal

Yedi yıldır hasta düştüm yatarım Var git arap var git bende nen kaldı Okurum ayeti virdim dilimde Var git arap var git bende nen kaldı Anama babama hata mı dedim Pirim rehberime öte mi dedim Musahipten uğrun lokma mı yedim Var git arap var git bende nen kaldı Haramilik ettim beller mi kestim Nefis mi
Karşı karşı karlı dağlar İndi Şah’a secd’eyledi Mülk iyesi ulu beyler İndi Şah’a secd’eyledi Benim istediğim kendi Gerçekler ikrara kandı Muhammet Mirac’a indi İndi Şah’a secd’eyledi Benim istediğim asıl Canım kurban Şah’a beşir Şehcivan’da Hasan Mansur İndi Şah’a secd’eyledi Yer yüzünde biten otlar Cana kıyar koçyiğitler Ela gözlü arap atlar İndi Şah’a secd’eyledi Pir Sultan’ım
Uyurken üstüme gelen erenler Gafil aç gözünü uyan dediler Serseri kalma bu cihan içinde Yürü bir mürşide hey can dediler Uyandım gafletten açtım gözümü Erenler payına sürdüm yüzümü Hak buyurdu ben söyledim sözümü Gizlice sırlara boyan dediler Bu derd-ü belayı çeken Eyyub’dur Erenlerin yolu hoş acayiptir Her yerde açma sırrını ayıptır Gizlice sırlara boyan dediler
Sabahtan uğradım dedem göçüne Dedem beni talip alsan olmaz mı İbrişim uydurmuş siyah saçına Dedem beni talip alsan olmaz mı Var git yezit var git takılma bize Bizden binbir lanet okunur size Sen aşık olmuşsun geline kıza Var git yezit var git talip olmazsın Dedem bu sözlerin her demler olsun Önümüzde dönen boz atlar olsun
Döndün mü sen benden yüzü dönesi Verdiğin ikrara saldım ben seni İkrarı boynuna kement olası Verdiğin ikrara saldım ben seni Zemheri de yağan karlar erimez Aşk atına binen gönül farımaz İkrar birdir iki yere verilmez Verdiğin ikrara saldım ben seni İkrar verdim ikrarımı güderim Senin gibi ikrarsızı n’iderim Varır ikrarlıya hizmet ederim Verdiğin ikrara saldım
Karga konsa gülistana Gülün kadrin ne bilir Kendi kadrin bilmeyen Elin kadrin ne bilir Hal olunca örgüm işler Yollara bezirgan işler Karada yayılan kuşlar Gölün kadrin ne bilir Sofra kıyısın bükmeyen Meydana ekmek dökmeyen Hakk’ın korkusun çekmeyen Kulun kadrin ne bilir Koyun kuzudur meleyen Yapışacak dal olmasa Pir Sultan Abdal olmasa Şalın kadrin ne bilir
Güzel Şah’ım çok yerlerden görünür Aslı nedir neye verdin Bağdad’ı Akıl edemedim senin sırrına Aslı nedir neye verdin Bağdad’ı Yazık değil mi müminle müslime Ne getirdin Yezid’i Bağdat üstüne (…) Aslı nedir neye verdin Bağdad’ı Yok mu bunda erenlerin yardımı Ne çekersin bu cevrin derdini Yiğide ar değil mi vermek yurdunu Ah Hünkar’ım neye verdin
Şah-ı Merdan Ali kurdu bu yolu Hazret-i Fatıma cihanın gülü Evvel Seyyit Ali aldı yürüdü Kırkların serdarıdır Kızıl Deli Tanrıdağ koruna çökmüş oturur Yıldızları ayağına getirir Bir avuç toprakla hudut geçirir Kırkların serdarıdır Kızıl Deli Pirim etini kendi defn eyledi Çaldı taşı pare pare eyledi Pirim Ali bu kelamı söyledi Kırkların serdarıdır Kızıl Deli Gör
İsa Peygamber’i Hakk’a buyurdu Mürşide teslim ol yolda kalırsın Cebrail Ahmet önünce yürüdü Mürşide teslim ol yolda kalırsın Tabii ol nutku Kur’an’da bula Mürşit gelip bizim kalbimiz yuya Öğüt dinlemezsen kalırsın tana Mürşide teslim ol yolda kalırsın İlm-i zahirin menzili cennettir Dolaşık bir yoldur gayet zahmettir Pir Sultan’ım senin yolun vuslattır Mürşide teslim ol yolda
Yine tamam oldu senenin başı Aktıkça akar gözümün yaşı Mümin olanlara veriyor cüşu Münkir Yezit kıymetini bilmedi İnşallah Yezid’in nesli kırılır Mümin olan Hak cemine derilir Bir orucun bin bir hacca yazılır Oruç tutan ebed mahrum olmadı Peygamberin vasisin kodular Alnına Mervan adın dediler On İki İmamı bir bir yediler Mazlumların ahı yerde kalmadı Hasan
Ey Yezit sen neden yeldin kastıma Erdebil’de Şah Safi’den buyruğum İlettin Urum’a çoban eyledin Sırtımdaki alet midir çağlığım Mağripten de çatal nurlar doğarsa Mümin kula Hak rahmeti yağarsa Hasan Hüseyin bana sahip olursa Yanımdakine çok olur eyliğim Ol İmam Zeynel’e merdan uyarsa İmam-ı Bakır’dan içer ayarsa İmam Cafer buyruğunu duyarsa Anın için Hak yanında baylığım
Mihman olmuşum gelmişim Hakk’a bağlamışım özüm Ev sahibi iki gözüm Gönder bizi safa ile Gelin örselemen bizi Hakk’a ısmarladık sizi Ayağın tozuna yüzü Sürdür bizi safa ile Sürüye katılan koçlar O da Hakk’ın emrin işler Yiyip içtiğimiz kardaşlar Gönder bizi safa ile Hey dedeler hey babalar Yerde gökte hü diyenler Rıza lokmasın yiyenler Gönder bizi
Ben gayrı nesne bilmezem Allah bir Muhammed Ali Özümü gayra salmazam Allah bir Muhammed Ali Bir mum yanar bir şişede Bülbül eğlenmez meşede Yedi iklim dört köşede Allah bir Muhammed Ali İki kuş gördüm yuvada Döner muallak havada Dağda deryada ovada Allah bir Muhammed Ali Yaktıcağım bir çırağdır Bindiceğim bir Burak’tır Yerden göğe bir direktir
Be sevdiğim seni benden ayıran Din iman bulmaya diyelim Allah Şu sinemi aşk oduna dağlayan Bekası olmayan diyelim Allah Bir münafık sebep oldu bu işe Umarım başına hem taşlar düşe Kör yılanlar ura cesedi şişe Eriye döküle diyelim Allah O da benim gibi yana kuruya Kısmeti tükene başı çürüye Seyit Vakkas bir ok ura devire
Kalbi kara kallaş sofi Şu cihana gelse gerek Adı Helal Zade konmuş Helal haram yese gerek Helal haram yiyen kişi Hakk’ınan yoktur bir işi Oturmuş da sallar başı Zikrullahım dese gerek Görmez amma gönül katar Çıkmaz yataklarda yatar Ödünç alır ödünç satar Karı ziyan olsa gerek Hem pirinden gülbank alır Nasihata kulak urur Nefis için
Meyil verme nasa murdar olursun Dünya kadar malın olsa ne fayda Tutulur dilin söylemez olursun Bülbül gibi dilin olsa ne fayda Bir gün olur çıkarırlar evinden Allah’ın ismini koyma dilinden Kurtulamazsın Azrail’in elinden Dünya kadar fendin olsa ne fayda Yalan söyler kov gıybette sözün var Güvenir gezersin oğlun kızın var Şunda senin üç beş arşın
Karşıda görünen ne güzel yayla Bir dem süremedim giderim böyle Ala gözlü Pirim sen himmet eyle Ben de bu yayladan Şah’a giderim Eğer göğerüben bostan olursam Şu halkın diline destan olursam Kara toprak senden üstün olursam Ben de bu yayladan Şah’a giderim Bir bölük turnaya sökün dediler Yürekteki derdi dökün dediler Yayladan ötesi yakın dediler
Evvel baştan bu dünyaya Tanrı’nın Aslanı geldi Yüz döndürmez yüz bin erden Kuşağına dolu geldi Ali’dir gazilerin başı Hızır Nebi’dir yoldaşı Ali manendi bir kişi Sultan Seyyit Gazi geldi Yusuf’u kuyuya attılar Hem aldılar hem sattılar Kurtlara bühtan ettiler Mısır’ın sultanı geldi Halil Kabeyi yapınca İslam dinine tapınca Gökten Muhammed kopunca Nur aleme dolu geldi
İsm-i azam duasıdır Hergiz usanılmaz imiş Uçtu bülbül kafesinden Göçen canlar dönmez imiş Alay göçmüş yurd’uğradım Bir acıkmış kurd’uğradım Bir acayip derd’uğradım Çekmeyenler bilmez imiş Ezelidir gönül ezel Olur bahçelerde gazel Gel ahımı alma güzel Bir ah yerde kalmaz imiş Cevrilüben konan iller Yaylamızdır Çamlıbel’ler Bülbülün arzusu güller Hüb açılan solmaz imiş Pir Sultan’ım Emirzade
Yanlış fetva ile yola gidilmez Arif isen bu manadan fark eyle Eğri hacet ile metah dokunmaz Üstat isen endazeni derk eyle Maşuk olan aşıkına düş gelir Aşıkın başına olmaz iş gelir Her dem böyle kalmaz bir gün kış gelir Yapı yap da üzerini berk eyle Kulak ver de dinle arşta horoza Belki erişesin ilm-i arıza