Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Pir Sultan Abdal

Usul boylu sevdiğimden ayrıldım Arada bir kelam söz olmayılan İşitenler hayran oldu zarıma Ateşim yanuban köz olmayılan Kimi al geyinmiş kimi beyazı Gerçek erenlere eylen niyazı Dostun dosta bir almadır ayvazı Kusurun yazar mı az olmayılan Ali’nin duası arşa direktir İnanman gaziler dünya kalleştir Ben gördüm dersen görücüler çoktur Münkir de görür mü göz olmayılan
Muhammed’in üç beni var yüzünde Biri sabır biri şükür bir dua Kudretten yanar anın çırağı Biri sabır biri şükür bir dua Şükür imiş her işleri bitiren Mümin kulu rahmetine yetiren Sabır imiş şu dünyayı götüren Biri sabır biri şükür bir dua Sabır imiş şu dünyanın temeli Verdiği nasibe şükür demeli İsteyen kullara hayır ameli Biri
Batın erlerinden Sultan Server Geldi dergahımız oldu münevver Yanında rehberi Hazret-i Kanber Heman bir dem geşt-ü güzar göründü Bir ulu dergaha varıp eriştim Erenler elinden bir dolu içtim Aklımı zay edip hal olup düştüm Kuruldu bir ulu pazar göründü Gönüller tahtının bülbülü geldi Elinde bir dolu gül rengi geldi Önümde bir sini dopdolu geldi Bu
Banaz’dan sürdüler bizi Sıvas’a Erler himmet edin ben gidiyorum Garipçe canıma kıldılar cefa Erler himmet edin ben gidiyorum Gidi kafir gelir dedim imana Kuzular ağlıyor hem yana yana Getirip de hapsettiler zindana Erler himmet edin ben gidiyorum Gidi dideceğim (…) olmadı Güzel Şah’a gelir dedim gelmedi Pirimizden bize himmet olmadı Erler himmet edin ben gidiyorum
Yükseklerden alçaklara indirdi Felek şol kanadım kıraldan beri Aklım aldı divaneye döndürdü Kudret oku ile vuraldan beri Şu dünyaya gelen bir bir gitmede Hiç eksilmez derdim her gün artmada Tur Dağı tutuşmuş yanıp tütmede Hakk’ın dizarını görelden beri Musa söyler idi bin bir kelamı Kudret eli ile çaldı kalemi Öküze yükletti cümle alemi Dünyanın temelin
Bana gül diyorlar neme güleyim Ağlamak şanına düştü neyleyim Elin gülü açmış al ile yeşil Şu benim güllerim soldu neyleyim Kolumdan aldırdım nerre bazımı Arşa çıkarlar ah-u suzumu Elimden aldırdım yavru kuzumu Firkatı bağrımı deldi neyleyim Haberin alayım seher yelinden Ördekler kalkar mola kendi gölünden Korkum ayrılıktan fikrim ölümden Geldi çattı beni buldu neyleyim Ulu
Eğer dost ırmağın gözün ararsan Serçeşme’den gelir suyun durusu Ali Muhammet’tir Muhammet Ali İkisi de bir elmanın yarısı Ali’m engür ezdi kırklar da içti Kırkı da mest oldu kendinden geçti Muhabbetin kapısını kim açtı Cümlesi de bir ikrarın çerisi Ali’m yola gider menzili keser Sofi nerde olsa yalanı basar Bir kale yaptırmış on iki hisar
Güzel aşık cevrimizi Çekemezsin demedim mi Bu bir riza lokmasıdır Yiyemezsin demedim mi Yemeyenler kalır naçar Gözlerinden kanlar saçar Bu bir demdir gelir geçer Duyamazsın demedim mi Çıkalım meydan yerine Gidelim Ali seyrine Can-u başı Hak yoluna Koyamazsın demedim mi Pir Sultan’ım Ali şahımız Hakk’a ulaşır rahımız On İki İmam penahımız Uyamazsın demedim mi ***
Kazanıp kazanıp verme havaya İletmez eksilmez iletmez seni Hak’tan olmayınca ağlayan yüze Ona gül dememiş güldüremezsin Ona melhem eyleme azmış yaraya Düşürmektir şol düşkünden çaresi İnkar işitmiştir benlik sadası Dirilmiş kurdunu öldüremezsin Gelin zikredelim gani Hüda’yı Müminler kılar beş vaktın edası İkrar işitmiş dürür İblis sadası Onu Hakk’a doğru döndüremezsin Gaziler sözümüz rızasız soru Müminler
Sabah olur koyun kuşluğa gelir Her koyun arar da kuzusun bulur Ağca koyun meler arada kalır Gel koyun meleme vazgel kuzundan Benim kuzum kuzuların beyidir Ağca koyun yüreğimin yağıdır Anın gideceği Yıldız Dağı’dır Gel koyun meleme vazgel kuzundan Koyun meler kuzusun adı yok Sıra sıra küleklerin südü yok Kuzusuz yaylanın hiçbir tadı yok Gel koyun
Eksiğim aldım da meydana geldim Ben günahkar kulum erenler mürvet Kabahatim andan cürmümü bildim Ben günahkar kulum erenler mürvet Erenler yerdeki yüze basmazlar Can olanlara derinden küsmezler Bir suç ile bir kardaştan geçmezler Ben günahkar kulum erenler mürvet Erenler bağlı kapılar açarlar Müşkülü de müşkülünden seçerler Kan edenin günahından geçerler Ben günahkar kulum erenler mürvet
Giden kimdir kimden haber alayım Er hak nedir geda nedir kul nedir Eğlen hocam eğlen haber sorayım Tarik nedir erkan nedir yol nedir Aşık ile ma’şuk bir yere gelse Aşkın kitabını ellere olsa Sual olunursa cevabın verse Ağız nedir dudak nedir dil nedir Gönlümde bir mana yazıp dururum Aşkın gemisini düzüp dururum Arab’ı Acem’i gezip
Gitdim seyreyledim felek içini Bunda aşıklara seyran kalmamış Elinden aldırmış gevherin Hüseyn Bunda dertlilere derman kalmamış Evlerinin dıvarları delinmiş Harami girmiş kumaşı alınmış Aliminden gayn alim bulunmuş Üstat yapısından yapı kalmamış Burca vermiş çiçek gibi yetmişsin Varmış muhabbete gönül katmışsın Varmış da sonra inkarın etmişsin Pirler ceminde de yerin kalmamış Kahr-eylemiş de yanma bakmazsın Şeytan
Yine gönül havalandı za ile Beni İmam Hüseyin’e gönderin Medet merhamet olmasın za ile Beni İmam Hüseyin’e gönderin Kutlu günde pirden doğup aşmada Ceset gerip olup aklım şaşmada Dağlar ıssılanıp soğuk coşmada Beni İmam Hüseyin’e gönderin Yüklendi purçunum develer ile Yoldaş olmuş kardaş livalar ile Büyük küçük kardaş dualar ile Beni İmam Hüseyin’e gönderin Pir
Gidi Yezit eyi kirdin elime İmam Hüseyin’in kanı nicoldu İk’ellerin bileğinden kesdiniz İmam Hüseyin’in kanı nicoldu Ak ceriye geyip horan teptiniz Güzel İmamları şehit ettiniz Kellesini top yerine attınız İmam Hüseyin’in kanı nicoldu Derilip kasıt ettiniz canına Buz ettiniz İmamlar sultanına Yüzü kara varırsız divanına İmam Hüseyin’in kanı nicoldu Geyikler meleşti erler sağmadı Yerde insan
Cennetten Ali’ye bir nida geldi Ali’ye terceman gelen elmalar Ali kokladı hem yüzüne sürdü Ali’ye terceman gelen elmalar Elma’sın elma’sın seni aşlarlar Meyveni yerler de dalın taşlarlar Sultan olan kulun bağışlarlar Ali’ye terceman gelen elmalar Elma’sın elma’sın rengini boya Cümle melaikler donunu geye Kadrini bilmeyen kabuğun soya Ali’ye terceman gelen elmalar Elma’sın elma’sın misk ile
Hak nasib eylese nura batmaz mı Kalkıp arzulayıp ceme gelenler Cümle boş gelenler dolu gitmez mi Kalkıp arzulayıp pire gelenler Muhammed Ali’nin düştük peşine Mevla’m uğratmasın gönül tişine Pek sevap yazılır adem başına Kalkıp arzulayıp ceme gelenler Muhammed Ali’yi buldum burada Mevla’m ayırmasın beri arada Muhammed Ali diyen erer murada Kalkıp arzulayıp pire gelenler Tecelliyi
Sabahınan kalktım ezan okunur Ezan sesi kulağıma dokunur Duyar düşmanlarım kına yakınır Uyan Mehemmed’im sinem bülbülü Mehemmed’in atı tavlada bağlı Ananın babanın ciğeri dağlı Mehemmed gideli boynumuz eğri Uyan Mehemmed’im sinem bülbülü Mehemmed’in atı bağdan boşandı İndi ak göğdeler yere döşendi Kılıcın kalkanın eller kuşandı Uyan Mehemmed’im sinem bülbülü Mehemmed’in atın saza koydular Sinne taşlarını
Çok ağlatma beni derdim böyüktür Derdimin dermanı coşmadan gel gel Benim ciğerciğim delik deşiktir Aşıklar muzundan şaşmadan gel gel Gel bizim bağçeyi edelim seyran Bülbüller mest olmuş güllere hayran Seni benden ayırır bir gün devran Araya ayrılık düşmeden gel gel Şunda bir üç beş gün vaktını ettik Emanet sahibi gel dedi gittik Aldık pazar ettik
Alay alay olmuş gelen turnalar Kanadı kolları vardır turnanın Silkinip uçamaz menzil görenler Gök yüzünde yolları var turnanın Silkinip uçar da kanadın çatar Seçer kılavuzlar önüne katar Hasan Hüseyin’in semaın tutar Kerbela’da mekanı var turnanın Sesleri naziktir medhi okunur Avazı bağrımı deler dokunur Yalabık yalabık tüyler takınır Eğrim eğrim telleri var turnanın Pir Sultan yardımcın