Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Karacaoğlan

Her sabah her sabah seher yerine Çıkıp dertl-olmadan çıkmam neyleyim Dediler ki nazlı yarin geliyor Görüp dertl-olmadan görmem neyleyim Dostumun bağında alma var m’ola O da benim gibi intizar m’ola Yarimin köyünden gelen yar m’ola Sorup dertl-olmadan sormam neyleyim Hele bakın şu salınan geline Benim olsa vermem dünya malına Bir bülbül dadanmış dostun gülüne Varıp
Arzularım kaldı bir Arab atta Koyma kadir Mevla’m gamda firkatta Düğünde bayramda ağır ziynette Anar m’ola emmi dayı il bizi Getir oğlan ben geyeyim postumu Kimse bilmez garezimi kasdımı Gurbet elde koydum geldim dostumu Geri dönsem kınar m’ola el bizi Dost elinden içtim içtim mat oldum Kahpe felek güldü ben de şad oldum Emmiden dayıdan
Yamacımdan gelen dilber Eğri bağlar başlarını Küstünse gel barışalım Sil gözünün yaşlarını (Bağlantı) Evlerinin önü kuyu Kuyudan çekerler suyu Küçücüksün biraz büyü Hesap ettim yaşlarını Kara çalıda gül bitmez Dalında bülbüller ötmez Gündüz hayalımdan gitmez Gece böler düşlerimi Bağlantı Karac’oğlan işlerinin Bağışladım suçlarının Yar gelecek yollarının Ayıklarım taşlarını Bağlantı
Nazlı yardan geldi bana bir name Eğer doğru ise kırdı belimi Dediler ki yarini yad iller almış Kadir Mevlam nasib eyle ölümü Bülbüle söyleyin gülüne konsun Beni yardan eden Allah’tan bulsun Sabreyle sevdiğim ilkbahar olsun Terkedeyim vatanımı ilimi Ak yari gördükçe ağladım coştum Al elinden dolu badeler içtim Kötüler sandı ki ben yardan geçtim Ölmeyince
Rakka’dan beriye gelen gaziler Sual etmen bana nerden gelirim Tutmuşum yükümü lal-ü güherden Sam-ı Şerif derler şardan gelirim Sensin gönül şu dünyadan farıdan Ah çekiben yüreğimi eriden Cansız dıvarlara binip yürüden Hünkar Hacı Bektaş pirden gelirim Dostun bahçesinin gonca gülüyüm Yitirdim aklımı şimdi deliyim Yaz bahar ayında paşa seliyim Akar boz bulanık kardan gelirim Karac’oğlan
Bakın dostlar felek beni neyledi Büktü belim kaddim kemend eyledi Hasta iken dilim bunu söyledi Yol ver ecel ben sılama varayım Duman çöktü göremedim yolumu Kim soldurdu benim gonca gülümü Ne güç olur bu gurbetin ölümü Yol ver ecel ben sılama varayım Girem bülbül girem yarin bağına Çift hamaylı takmış iki yanına Doyamadım bu gençliğin
Hey ağalar ben bir hayrette kaldım Tanrı’nın ödüncü verilmez oldu Olanca malımı döksem mezada Erenler yanında bilinmez oldu Ustalar yapıyı tersine yapar Esnaflar işine hiyleler katar Zemane kadısı altına tapar Doğru hak şeriat sürülmez oldu Şimdiki beylerin sazı çalınmaz Az rüşvet versem o da alınmaz Boynumuza farzdır beş vakıt namaz Tanrı’nın namazı kılınmaz oldu Karac’oğlan
Yatar gül harmanı gibi Canımın dermanı gibi Her yanında çiçek açmış Binboğa ormanı gibi Nesine yar nesine Ölürüm ben sesine Bir daha vursa idi Nefesim nefesine Canım sese mi geldin Kadem basa mı geldin Sağ olsam gelmez idin Öldüm yasa mı geldin Nesine yar nesine Ölürüm ben sesine Bir daha vursa idi Nefesim nefesine Saçın
Şu yalan dünyaya geldim geleli Tas tas içtim ağuları sağ iken Kahbe felek vermez benim muradım Viran oldum mor sünbüllü bağ iken Aradılar bir tenhada buldular Yaslandılar şıvgalarım kırdılar Yaz bahar ayında bir od verdiler Yandım gittim ala karlı dağ iken Farımaz da deli gönül farımaz Akar gözlerimin yaşı kurumaz Şimden geri benim hükmüm yürümez
İndim gittim yaylasına iline Hayran oldum ben bir taze geline Kadir Mevla’m nice öğmüş yaratmış Gümüş tasma takmış nazlı beline Göğsü telli turna gibi dölektir Gözler kara dolgun beyaz bilektir Kuraş yayla şirin yeri gölektir Kendi melek benzer yayla geline Karac’oğlan der ki gönül eğlerim Benim olsa böyle dilber neylerim Gurbet ilde yanık yanık söylerim
Kadir Mevla’m seni öğmüş yaratmış Kemalini bulmuş o gül memeler Bürüncek göğnek altında kar gibi Kimden kime kısmet o gül memeler Tunus fes altında kekil eğmesi Kudretten çekilmiş gözün sürmesi Zalım sıkça dikmiş göğsün düğmesi Ne yaman sıklette o gül memeler Her sabah her sabah gelir geçersin Yar elinden dolu bade içersin bir tenhede de
Gece gündüz dalıyorum ben fikre Vallahi sevdiğim del’olacağım Korkarım ki nazlı yarin öcünden Adım altın iken pul olacağım Kaş eğip de bakar beni yakmağa Ne çok heves eder hatır yıkmağa İftihar m’eyledin beni yakmağa Yanıp ateşine kül olacağım Destan olmak kolay değil dillere Kurban olam koynundaki güllere Nazlı yarin geçticeği yollara Döşeyip özümü yol olacağım
Yüce dağlar ne kararır pusarsın Aştı m’ola kömür gözlüm başından Azacık derdime dert mi katarsın Alem sele gitti gözüm yaşından Ey Karadağ melil melil kalasın Ataş düşe cayır cayır yanasın Dilerim Allah’tan bana dönesin Ayrılasın gül memeli eşinden Zalım taşçılar da taşını delsin Başında da kızgın samyeli essin Evvel benim idi dert senin olsun İnlesin
Üç güzel oğlu der şöyle bir yiğit Söylediği sözü yola getirir Yiğit olan sırrın kimseye demez Kötü kalbindekin dile getirir Yalnız git yoldaş olma yüzsüze Selam verme erkansıza yolsuza Komşu olma namussuza arsıza Akıbet üstüne hile getirir Dilberin koynuna girsem görmese Bir dilbere öğüt versem almasa Bir yiğit kendi mıktarın bilmese Akıbet başına bela getirir
Deniz kenarında yerler hurmayı Kılavuz katarlar telli turnayı Ak göğsün üstünde yalaz düğmeyi Çağlar gider yaylasına bir gelin Ayağına geymiş telli yemeni Kaldıralım aralıktan gümanı Ak topuk üstüne atlas tumanı Döker gider yaylasına bir gelin Ataş yanmayınca tütün mü tüter Ak göğsün üstünde uban mı biter Vakti gelmeyince bülbül mü öter Öter gider yaylasına bir
Eğer benim ilen gitmek dilersen Eğlen güzel yaz olsun da gidelim Bizim iller kıraçlıdır aşılmaz Yollar çamur kurusun da gidelim Erisin dağların karı erisin İniş seli düz ovayı bürüsün Türkmen ili yaylasına yürüsün Ak kuzular melesin de gidelim Irak derler Karaman’ın ilini Köprüsü yok geçemedim selini Kervan yaylasını Perçem belini Lale sümbül bürüsün de gidelim
Kalktı m’ola Koç dağının dumanı Bitti m’ola çayır ile çimeni Gönül Şam’ı arzular bir de Yemen’i İkisin bir ara getiremedim Nettim hey ağalar ağu mu içirdim Yapılmış yuvadan yavru m’uçurdum Avlanırken ben bazımı kaçırdım Ün ettim ünüme getiremedim Bana bir hal oldu beyler gaziler Bir od düştü ciğerciğim sızılar Anasız kalmış da meler kuzular Anasız
Dağlar geçit verin konup göçeyim Bir daha bu ile gelmeyesiye Bağrıma hançerin salan illeri Bir daha dönüp de görmeyesiye Eller göçün çekti ben göçemedim Yar elinden dolu bad-içemedim Yar bana gücenmiş kusur işledim Hesabın us yetip vermeyesiye Kavlim doğru benim demedim yalan Garip candan geri nem var ki kalan Bir avuç topraktır gözüme dolan Murada
Evvel baştan medh edelim Sevdiğim firenk güzeli Zahmanımız terk edelim Sevdiğim firenk güzeli Açup gönlümün kaygusun Mushafı ver de okusun Bülbül gibi şakısın Sevdiğim Bosna güzeli Bendesi oldum kul gibi Göz yaşı akar sel gibi Açılmış gonca gül gibi Sevdiğim firenk güzeli Hergiz aşıklar gülmedi Gözün yaşını silmedi Ahdine vefa kılmadı Sevdiğim Çerkes güzeli Dilberin
Kadir Mevlam budur senden dileğim Kondur beni mor sünbüllü koruya Alırsan da ikimizi birden al Koyma beni nazlı yardan geriye İkimiz de okuyalım yazalım Yükümüzü tenhalara çezelim Bu yıllık da melül mahzun gezelim Ara yerde engeller de farıya Arab atı olan iştahlı biner Aşireti olan yaylağa konar Aşnası olan da yolları döner Belki sevdiceğim döner