Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Aşık Mahzuni Şerif

Duracak zaman değildir Yürüyün zalim üstüne Ölen ölsün kalan yeter Yürüyün Kıbrıs üstüne Gemimiz derine dalsın Uçağımız ıslık çalsın Türk ulusu öcün alsın Yürüyün zalim üstüne Hasan-Tahsin Yavuz-Adem Bu uğurda öldü dedem Düşmandan kaçanı nidem Yürüyün düşman üstüne Mahzuni der Türk milleti Kim oluyor Rum’un iti Son bulsun savaş illeti Yürüyün zalim üstüne
Vurun beyler vurun meydan sizindir Bizim de olacak zamanı vardır Uykudan uyandım görmez gözlerim Şimdilik başımın dumanı vardır Bizim tarlamızın tezeği serttir Ezilmez büzülmez dert oğlu derttir Yiğit meydanından dönen namerttir Yiğidin mazluma amanı vardır Hey bre Mahzuni ah bizim beyler Ah bre yandığım imanım köyler Ölen öldü artık el bize neyler Nice yahşilerin yamanı
Günah ne Sivas’ın ne Sivaslı’nın Bin yıllık pusuda yatanlarındır Hayvan sürüsünün günahı olmaz Onları elinde tutanlarındır İslam’ı koz edip Kur’an yırtanlar Hak dostluğu azaldıkça artanlar Taşı taşa çalıp gizli fırtanlar Bir masada keyif çatanlarındır Yurtta demokrasi dedik tutturduk Küçücük düzene yılan yutturduk Akrep yavrusunu çok avutturduk Günah şimdi çalım satanlarındır Mahzuni biter mi bu hegemonya
Kervan ile şu dağları Aştık deneye deneye Kim akıllı kim delidir Şaştık deneye deneye Kimi alim kimi softa Şöyle bir toplandık safta Kaplumbağaları çifte Koştuk deneye deneye Buharlandık bile bile Gök yüzünden çıktık yola Sel olduk dolduk bir göle Taştık deneye deneye Bakın hey erenler bakın Ne işleri vardır Hak’kın Kör gözünen ay’a yakın Ulaştık
Ah neyleyim düşkün oldum dünyada Ateşle tığ ile şişleyin beni Sevda dedikleri yaman belaymış Gelmeyin yanıma boşlayın beni Yiğit olan yiğit durur ahtında Çünkü bu dert gider bulur lahdinde Şeytana oy verdim Ali tahtında Lanet edin bana haşlayın beni Mahzuni Şerif’im hal beyan eder Müslüme düşmanım elimde teber Bilmem ki bu yol nereye gider Ben
Birbirinden farkı yoktur Tanrı’m dünyayı korusun İnsanoğlu mübarektir Tanrı’m dünyayı korusun Kökü gelmiştir derinden Adaletin bol yerinden Atom şeytanın şerrinden Tanrı’m dünyayı korusun Dinler benim için iyi Dilim varmaz kötü deyi İsevi’yi Musevi’yi Tanrı’m dünyayı korusun İster ayrı olsun dili İster sürsün başka yolu Bütün kullar Hakk’ın kulu Tanrı’m dünyayı korusun Mahzuni Şerif’im emi Düşün
Eşi mi vurulmuş karalar giymiş Kucağı kundaklı ağlar bir gelin Ceylan bakışını yerlere eğmiş Kucağı kundaklı ağlar bir gelin Mahzuni Şerif’im ağlar bu deme Zalım felek artık ömrümü yeme Adını sordum da adı Fadime Kucağı kundaklı ağlar bir gelin
Güzel Maraş sana nazar mı değdi Ahır dağı neden gamlı gamlısın Mor kayada yiğit canlar gezerdi Ahır dağı niye gamlı gamlısın Köyler de yakıldı yanmadı dağlar Yavrular ezilmiş analar ağlar Deniz’ler tükenmez damlalar çağlar Mahir’ler hiç bitmez doğar Sinan’lar Maraş halkı niye gamlı gamlısın Allah deyip tespih çekip gittiler Hakkın binasını yıkıp gittiler Camilerden gelip,
Ey Erenler akıp gitsem Ben o pirin sellerine Bana bir selamı gelmiş Kurban olam dillerine Gözüm görmez elim ermez Hatırına düşüp sormaz Göndersem o şaha vermez Desem seher yellerine Aşkile Pirime yasam Varıp divanına dursam Yüzümü dizine sürsem Niyaz etsem ellerine Mahzuni derdim tabibi Sultanım Gönlüm sahibi Bir eskimez kamer gibi Sarılayım bellerine
Öyle bir sülb-i köpeğe çattırdı felek beni Hak bilir ki her tüyünde yirmi bin şeytan yatar Dev halimde kel kirpiye yutturdu felek beni Burnunda leş kokar itin bıyığı kaytan yatar Ayrılmaz memusu milletin bir yudumcuk yal için Ovuşturur pis elini ar’ında duman yatar Pezevenklik şiarıdır para için pul için Avradı yatmasa yere kendisi gene yatar
Öyle bir zalımla ortaklık ettik Dolu ona düştü boş bana düştü Bir ulu defterde hesaplar tuttum Beş bin ona düştü beş bana düştü Bir deryaya girdik daldık dolaştık Ulu bir mecliste güldük gülüştük Vücudumu parça parça bölüştük Gözüm ona düştü yaş bana düştü Mahzuni denizle açtık arayı Arayı arayı buldum karayı Beraber çalıştık yaptık sarayı
Hakim olmak kolay değil Hak bulunmak isterken Öyle bir arayıştır bu balık umman içinde Gündüz kadar belli olsa bir insanın günahı İnanmak istemez gönlüm gene güman içinde Şu alemi yaratan var Hakk’a sırdaş kal gönül Doğruluk dost kapısıdır dostça gardaş ol gönül Yüz milleti bir canda gör Hacı Bektaş dol gönül Mahzuni özün yargıla bunca
Dünya dedikleri çukur hanımış Kalana mı durana mı yanayım İnsanlıktan geri ölen öldüren Ölene mi vurana mı yanayım Oy kırasım gelir böyle kalemi Kitap kitap doldurdular çilemi Tezekli tandırda düğün alemi Düğüne mi törene mi yanayım Mahzuni Şerif’im yanan yanana Babam diye göz diken çok anama Benliğini sevenlerden banane İnsanlığı yorana mı yanayım
Bu ne biçim adelettir Öldürecek zam fakiri Açlık en büyük nahlettir (lanettir) Öldürecek zam fakiri Dert mi yesin fakir hamal Aman paşa bu nasıl hal Boynunuzdan gitmez vebal Öldürecek zam fakiri Fakir kimden alsın murat Karnı açtır asık surat Senin karnın toktur kırat Öldürecek zam fakiri Zam zengine dokunmaz ki Zerrece içi yanmaz ki Böyle
Sana hasret sana vurgun gönlümüz Neredesin mavi gözlüm Nerde nerde nerdesin dost Bu gemi bu karadeniz Sarı saçlım mavi gözlüm Nerde nerde nerdesin dost Ararım izini Dolmabahçe’den Bir daha dönmez mi bu yola giden İçimde sen gözümde sen Sarı saçlım mavi gözlüm Nerde nerde nerdesin dost Kurban olam yürüdüğün yollara Kara peçe yakışmıyor kullara Uyan
Belki gelmezsin bu ile Yolcu güle yolcu güle Sakın ha düşmeden dile Yolcu güle yolcu güle Veren alacaktır canı Toprakta kalırdın hanı Sakın ha unutma beni Yolcu güle yolcu güle Usanmadın mı gezmeden Böyle okuyup yazmadan Sakın gülleri üzmeden Yolcu güle yolcu güle Mahzuni’yim yoldan kalma Arayıp belanı bulma Sakın sözüme darılma Yolcu güle yolcu
Ben de bir insanoğluyum Bırak beni konuşayım Bir başım bir beynim vardır Bırak beni konuşayım Ve insanca danışayım Senin dilin benim dilim Yakışmaz insana zulüm İnsanım hayvan değilim Bırak beni konuşayım Ve insanca danışayım Düşünen cahil olamaz Cahil kendini bilemez Can ölür fikir ölemez Bırak beni konuşayım Ve insanca danışayım Mahzuni halk (hak) için ölsün
Yürü bre Kızılırmak Bu akışın nere böyle Buna can dayanır mı Çok yıkılır dere böyle Şubat gelince çağlarsın Niye yolcuyu bağlarsın Dertli misin çok ağlarsın Kaderin mi kara böyle Bunca yiğitleri n’ettin Kıvrılarak aktın gittin Yüz beş asır hizmet ettin Bizim ağalara böyle Kızılırmak deniz dibin Ya kimdir senin sahibin Sanki rengin gibi rengin gibi
Gönül nerden aldın sen böyle çalımı Haberin yok poz içinde pozun var Kimin olur kötü sözün gelimi Ne habersiz ayrı ayrı izin var Cahiller kamilin sözünden bilmez Çürük pabuç ile Şam’a gidilmez Koyun sürüsünde hınzır güdülmez Bu hal ile poz içinde pozun var Bir damlan bulunmaz denizim dersin Hayal kaplarından çok pilav yersin Böyle gitme
Bir elinde kadeh var nerden gelirsin canım İçip de ağlamayı derman bilirsin canım Dünya fani bahçedir bir gün ölürsün canım Adam olamadın gitti zevzek Beni bilemedin gitti zevzek Yürü be yürü be yürü be yürü be insan değilsin Kendini bilmeyen canım eli ne bilsin Halkı halkı halkı halkı Hakkı ne bilsin Hele bak şu aynaya