Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Aşık Daimi

Sakın meyil verme dünya malına Yanıltır izinden şaşırtır seni Sakın girme bencilliğin yoluna Bir ıssız vadiye düşürür seni Kişinin nefsidir kendi şeytanı Maddenin özüsün kendini tanı Gerçeği bilenle yürüt kervanı Korktuğun bellerden aşırır seni Gerçektir Daimi gerçektir bu yol Ak nehirler gibi denizlere dol Gayet sakin yürü gayet engin ol Dar kapta kaynama taşırır seni
Gezip şu alemi seyran ederken Arayıp hemdemim buldu gönüller Makamı vuslatta cevlan ederken Muhabbet nuruyla doldu gönüller İçtik aşk elinden abu kevseri Mevlam çektirmesin gamı kederi Sırrı hakikatten aldık haberi Hal hale aşina oldu gönüller Hiç geçer mi ele böylesi bir gün Zannettik ederiz toy ile düğün Asla unutulmaz bu sohbet bu ün Anlatılmaz bilmem
Güzel seni gördüm dağlar içinde Dedim işte budur mahı çıhanın Beni helak etti bir kez bakışın Anladım ki sensin şahı cihanın Senin’çün göründü sırrı evedna Hakikat nurusun kandım emenna Hep melekler sana eder temenna Hep senin üçündür ahı cihanın Nebiler serveri güzel Mustafa Lütfeyle bizlere çektirme cefa Mahşer günü senden umarız vefa Uğrar divanına rahı
Ben aşkımı yare ettim aşikar Dertli gönül nazlı yardan ayrılmaz Gece gündüz durmaz eyler ahuzar Deli gönül nazlı yardan ayrılmaz Candan meftun oldum o nazlı yare Değişmem bu aşkı devlete vara İstersen çeksinler özümü dara Gine gönül sevdiğinden ayrılmaz Gördüm ben o yari bağlar içinde Hiç yüzüm gülmedi çağlar içinde Mecnun olsa gezse dağlar içinde
Şol alem üstünde mahi tabanız Ama olan görmez enverimizi Aşıklar bezminde kutbü devranız Her kişi alamaz gevherimiz Almak isterisen eğer bir murat Bağlan pendi yare eyleme inat Kimin abat eyler kimini berbat Her aşık içemez kevserimizi Meftunem sevdiğim kaşında yaya Cemalin benziyor gökteki aya Yüzümüzü sürdük ol haki paya Hamdülillah bulduk rehberimizi İlmi hakikatte amil
Kanlı Maraş’ın düzünde Sandım Kerbela’yı gördüm Körpe kuzular dizinde Fatma’yı Zehra’yı gördüm Ezelidir o ezeli Fidanlar döktü gazeli Şah’ı Merdan gerçek Veli Ali Murteza’yı gördüm Gerçek aşıkların varı Şehitlerin tek serdarı Şehriban ananın yari Hüseyin fedayı gördüm İmam Hasan çekti kahrı Muaviye sundu zehri Ehli Beytin ilim şehri Zeyneli Abay’ı gördüm İmam Bakır’dır tacımız İmam
Nazar kıldım şu illere Gülleri solmuş da geçmiş Hakikatin bahçesine Kargalar dolmuş da geçmiş Tuttum mürşidin elini Çekmem nefsin emelini İkrar iman temelini Fareler delmiş de geçmiş Gel nadan gezme yabanda Kalma şek ile gümanda Senin gibi şu cihanda Nicesi gelmiş de geçmiş Aşık olan içer dolu Sürer erkan ile yolu Beslediğin gonca gülü Bir
Gümüşhane ili Şiran ilçesi Potik dede derler birini gördüm Müsbet düşüncesi asrın tümcesi Devrimci gençliğin pirini gördüm Deli Tacım dede kılmış himmeti Ne çiftliği vardı ne bir serveti İbrahim dededen ilmi kudreti Halkın arasında yerini gördüm Potik Daimi’de oldu aşama Çekerdi gençleri sosyal yaşama Çizdim tasvirini gönül köşeme Sözünün özünün erini gördüm
Asla konmam muhannetin yurduna Muhannetin yeli eser kış gibi Ben de düştüm bir cananın derdine Dolaştım bir zaman başıboş gibi Öyledir öyledir canlar öyledir Aşkın beni bülbül gibi söyledir Ta ezelden tecellimiz böyledir Bağban isen gonca gülün yoldurma Aşık isen sırrın ele bildirme Üç günlük dünyaya meyil aldırma Gelir geçer hayal gibi düş gibi Öyledir
Ben beni bilmezdim hatır kırardım Meğer ilmim noksan imiş bilmedim Ben insandan başka ilah arardım Meğer kamil insan imiş bilmedim Tüm vadiler gibi sahralar gibi Sıradağlar gibi yaylalar gibi Akan sular gibi deryalar gibi Cümle alem bir can imiş bilmedim Daimi’yim benliğime kanardım Kendimi görmezdim eli kınardım Kişiyi kendime düşman sanardım Nefsim bana düşman imiş
Şeyda bülbül kondu bizim bağlara Onun muhabbeti gül olur gider Mecnun olan elbet düşer dağlara Yar için meskanı çöl olur gider Heves olup bahri muhite dalan Alemel Esmadan dersini alan Nefsin askerine zülfikar çalan Mürşidi Kamile kul olur gider Hakikata uygun bir hali olan Zatı sürurunda kemali olan Rahı marifete ameli olan Dosta doğru tozlu
Bir niyazım vardır pirler pirine Yetiş Hacı Bektaş sen imdat eyle Gerçek erenlerin hüsn ü nuruna Yetiş Hacı Bektaş sen imdat eyle Horasan elinden Uruma gelen Cümle düşmüşlerin eynini alan Cümle evliyaya hem rehber olan Yetiş Hacı Bektaş sen imdat eyle Şimdiki insanlar yoldan azarlar Haktan korkmayıp da ahkam bozarlar Adem düşürmeye kuyu kazarlar Yetiş
Bir seher vaktinde indim bağlara Öter şeyda bülbül gül yarelenir Bakmaz mısın şu sinemde dağlara Derdim söylesem gül yarelenir Boş geçirmeyelim gel bu çağları Dolaşalım sahraları çölleri Bir gün gazel döker ömrüm bağları Eser sam yelleri dal yarelenir Daimi’yem yanar aşkın çırağı Dostun muhabbeti cennet otağı Ancak şu dünyada derdim ortağı Sazım figan eder tel
Turist gittim Almanya’ya Türkiye’mi çok özledim Ta içimden duya duya Türkiye’mi çok özledim Yaylasını ovasını Bülbüllerin yuvasını Mis kokulu havasını Türkiye’mi çok özledim Denizini ırmağını Zümrüt gibi yaprağını Güneşini toprağını Türkiye’mi çok özledim Yalçın kayalı dağımı Şevkat tüten ocağımı Milletimi bayrağımı Türkiye’mi çok özledim Daimi aşıktır sana Kurban olayım vatana Edirne’den Ardahan’a Türkiye’mi çok özledim
Dostun bahçesine bir hoyrat girmiş Korudur hey benli dilber korudur Gülünü dererken dalını kırmış Kurudur hey benli dilber kurudur Bu meydanda serilidir postumuz Çok şükür Mevla’ya gördük dostumuz Bir gün kara toprak örter üstümüz Çürüdür hey benli dilber çürüdür Abdal Pir Sultan’ım başından başlar Eyileri kor da kötüyü taşlar Bin çiçekten bir kovana bal işler
Gelir misin benim ile Gezelim bahçe bağları Sevişelim senin ile Hoş geçirelim çağları Yar dişlerin meknun gibi Akar yaşım ceyhun gibi Dertli gönlüm mecnun gibi Dolaşır yüce dağları Gam efkar geldi bürüdü Yaşım sel oldu yürüdü Kalmadı her an eridi Şu yüreğimin yağları Hak nefesin dinler gezer Bilir misin kimler gezer Hasta olan inler gezer
Ben müminim diye dava edersin Canını canana ver de gel dostum Bu bahri vahdete dalmak dilersin Muhabbet gülünü der de gel dostum Gönül Musa olmuş gezer turunu Seyreyledim dostun vechi nurunu Dört kapıyla kırk makamın sırrını Mürşidi kamilden sor da gel dostum Bülbül konmak için bir gonca bitir Yanına mürebbin al bile getir Gönlün ikilikte
Biz aşıkız saz çalarız Anlayamaz sofu bizi Hiçbir zaman ırgalamaz Ham sofunun lafı bizi Sofu bizde karar etmez Karar etse zarar etmez Aksettirir inkar etmez Aynaların safı bizi Kırılası hain eller Daimi’yi kim engeller Kendi özü gibi beller Kör cevizin kofu bizi
Sual etmen bizim hikmetimizden Ezelden didarı gördük de geldik Çok mana açılır ülfetimizden Adem’le cennete girdik de geldik Şit olduk İdris’e geldik eylendik Hakikat rumzunu orda söylendik Be bir nokta ile pünhan eylendik Bir olduk birlikte durduk da geldik Evvel yetmiş iki babdan seçildik Aşkın hızarına düştük biçildik Pir elinden dolu olduk içildik Mektebi irfana
Ersem muradıma gülsem şad olsam Alıp şu sineme sarsam yar seni Başım koyup dizlerine uyusam Bir tenhacık yerde görsem yar seni Tükendi dermanım bir şikest oldum Çok aradım nazlı yare rast oldum Gonca mısın reyhan ile mest oldum Dallar arasında dersem yar seni Sevdan girer bu fakirin kanına Aşığı ağlatmak düşmez şanına Her gece uyusam