Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Arguvan Türküleri

Yar yolum uğradı kışa borana Bilemedim bilinmez ki bilemem Derdim nedir diye bana sorana Bilemedim bilinmez ki bilemem Yalan dünya garip başa dar oldu Bülbül gibi işim ahüzar oldu Bu dünyada gülmek bana ar oldu Gülemedim gülünmez ki gülemem Kul Hüseyin’im yare (dosta) eğer başını Çünkü o yar (dost) bilir gönül işini Ilgıt ılgıt akan
Ah aman aman aman Salını salını da le le yanımdan geçti ah Aman aman aman aman aman aman Yaktı beni de Arguvan’da bir güzel Amman amman amman amman De güzelim amman amman amman amman Ah belalım amman amman Bir akşam üzeri de gönül köşküne ah Aman aman aman aman aman Çekti beni de Arguvan’da bir
Gide gide yollar senden usandım Ayağıma diken battı gül sandım Ben de seni bir vefalı yar sandım İşin gücün düzen imiş nazlı yar Şu dağların arkasını bilirim İflah olmam ben bu dertten ölürüm Benim vadem yarden evvel yeterse Dertli yazın mezarımın taşına Gökteki yıldızın biri piyade Büyük derdim hepisinden ziyade Niye benden yüz çevirdin nazlı
Ayın ortasında parlıyı yıldız (yar gurban olam) Gece vakti nere gidiyin yalınız (Hünkar yıldızı ayırdı bizi) Seni sevdim başkasını sevmedim (yar gurban olam) Yardan ayrı duramıyım yalınız (yari yolladım döndüm ağladım) Garlı dağlarından aşırdın beni (yar gurban olam) Türlü dertlerine düşürdün beni (Hünkar yıldızı ayırdı bizi) Madem güzel bende gönlün yok idi (yar gurban olam)
Nazlı yardan bana bir haber gelmiş Eğer doğru ise büktü belimi Duydum ki nazlı yari de yad eller almış Kadir Mevlam nasip eyle ölümü Dağlar harami harami açma yarami Dağlar kışımış kışımış yavrum üşümüş Sabah yıldızı ayırdı bizi dost ikimizi Bülbüle söylen de dalına konsun Bizi böyle edenler de Allah’tan bulsun Sabreyle sevdiğim ilkbahar gelsin
Çekilmiyen dertlerimiz bölüşek Ne el bize ne biz ele garışak Felek gülme dedi biz de gülüşek Alları sen gey de karalar bana (belalar bana) Bahçenize üç gül ektim biterse Şakıyıp dalında bülbül öterse Benim vadem gurbet elde yeterse Dertli yazın mezarımın taşını (ölem taşını) Aşağıdan gelen develer m’ola Devenin boynunu eğerler m’ola Sahapsız olanı döğerler
Su da gelir akmayınan N’olur güzel bakmayınan Çirkinler de güzel m’olur Sarı altın takmayınan Su da bir akmak bellemiş Bendini yıkmak bellemiş Şu benim zalım sevdiğim Hep gönül yıkmak bellemiş Su da gelir taşa değer Kirpikleri kaşa değer Merak etme sen sevdiğim Bir gün de baş başa değer
Bilmem seni kime şekva eyliyem Akıttın gözümden yaşımı felek Yaz bahar ayımı da kışa çevirdin Ne yaman getirdin de kışımı felek Felek senin bir gününü görmedim Baharımda dem-i devran sürmedim Açılmış bahçende gülü dermedim Vurdun yüreğime hışımı felek Eğile de selvi boylum eğile Yel vurdukça da zülüfleri dağıla Güzel olan nerde olsa sevile Çirkin sevilir
Bir bülbülüm gül dalında öterim Ağlama sevdiğim senden beterim Eğer içinizde dertli yoğusa Ben dertliyim hepinize yeterim Aman oy oy oy oy oy oy Yüce dağdan bir yol iner Gelir dolanı dolanı Bizim elin coşkun çayı Akar bulanı bulanı Gelin oy gelin oy gelin oy oy oy Yandı yürek derin oy oy Aman oy oy
Bir bülbülüm gül dalında öterim Ağlama sevdiğim senden beterim (de aman beterim oy oy) Eğer içinizde dertli yoğusa Ben dertliyim hepinize yeterim (de aman yeterim oy oy) Gemiler de gider suyun yüzünde Ne dibine batar ne de yol çeker (de aman yol çeker oy oy) Şu feleğin bana vurduğu daşı Ne yer kabul eder ne
Kırmızı güllerin sarı tohumu Yayla yüksek alamadım uykumu Eğer gurbet ele gider gelmezsem Bühtan edip alman benim uykumu Kırmızı gül yar elinde kurumaz Alem güzel olsa yare uyamaz Ben derdimi dağa taşa söylesem Derdim çoktur dağlar taşlar dayanmaz Kulak asmam iftiraya yalana Canım kurban olsun haldan bilene Yari benden beni yardan edenler Torba taka güz
Hasretim yavruma bir de yarime Görem dedim göremedim neyleyim oy oy Sıralanmış yüce dağlar yoluma Aşam dedim aşılmaz ki neyleyim oy oy Geçmiyor günlerim seneler doldu Bak Arguvan bile bana yad oldu oy oy Ayrılmazdık derken bize ne oldu Muradıma eremedim neyleyim oy oy
Malatya’nın eline serin dediler ne’dem dediler Kerneğin gölüne derin dediler ne’dem dediler Gelenden geçenden ben yarı sordum ben yarı sordum İkindiye doğru gelir dediler gelin ne fayda Halpuz’un altında harman yeri var ne’dem yeri var Sıkışmış kemere ince beli var ne’dem beli var Ben o yari nerde olsa tanırım dostlar tanırım Şekerden kaymaktan tatlı dili
Dereye aşağı döktüm söğüdü Güzel nerden aldın sen bu öğüdü Senin benden ayrılasın yoğudu Esti deli rüzgar ayırdı bizi Yüksektir eyvanı yola karşıdır Benim yarim oynadı mı ele karşıdır Bakman benim eğlenip de gülmeme Mecnun oldum yolum çöle karşıdır
Aşağı mahlenin kışı mı geldi Kınalı parmağın beşi mi değdi Kurban olam yalın olam ben sana Sana nazlı yarin dişi mi değdi Siviğin ucunda üşüdüm durdum Üşümedim sanki belamı buldum Bir seher vakti ben o yari gördüm Seherde uyanan güle benziyi
Düşmüşüm aşkına perişan halım Perişan halım halım halım Sağolasın gurban sen yerine ben ölüm Ben ölüm ölüm ölüm Ne dedim de küstün dutula Dilim kesile dilim dilim dilim Ne gadar ilvanlı da nazlısın geldin de gelin Derdo gelin gelin ölem gelin gelin Le gelin gara gelin öldüm nedim gelin Gözlerimden kanlı yaşlar dökülse Ağarsa saçlarım
Yorgun deli gönül yorgun Gönlüm o soysuza vurgun Böyl’olduğun bileydim Konuşurdum uğrun uğrun Sağ kolum başın yastığı Al kanım kaşın rastığı Nazlı yar bağdan geliyor Elinde üzüm bastığı
Aşağıdan bir yel esti Irgaladı dallarımı Ne dedim de niye küstün Kırdın yine kollarını Yaradana ben kurbanım El edi ediyi el ediyi Küçük gelin el ediyi Yeridikçe zilifleri Uzaktan gel gel ediyi Yaradana ben kurbanım Evlerinde çamdan direk Suyu da nerden indirek Yağmur yağdı yol kapandı Haberi nasıl gönderek Yaradana ben kurbanım
Şu gedikten aşırdılar yolumu Asker idim bağladılar kolumu Goymadılar aylar geçe yıl geçe İstediler Arguvan’dan yarimi Geldi geçti kapımızdan harınan Küsülüydüm konuşamam yarınan Hasta düştüm yataklarda yatarım Yanıma gelmedi çürük narınan
Körüklü çizmeyi giymeliyimiş Çırpınıp gır ata binmeliyimiş Çok yaşayıp cefa çekmekten ise Az yaşayıp sefa sürmeliyimiş Değme bana yanam yanam kül olam Ölenecek yar kapında kul olam Sen bahçivan ol ki ben bahçende gül olam O nazik ellerinle der beni beni