Bizi Sosyal Medyada Takip Edin

Batıni Doktrinler ve Alevilik

30 Aralık
Batıni Doktrinler ve Alevilik için yorumlar kapalı
Batıni Doktrinler ve Alevilik

Alevilik Kadim’den beri ezoterik ögrütlenme ile günümüze kadar ulasan Batini bir inanctir.

Alevi inancinin kökleri kadimden beri süre gelen ezoterik bilgilerle, sirlanmis mitolojik hikayelerle gizemlestirilmis, sembollerle, edebiyatiyla, inanc ritüelleriyle,semah ve müzigi ile donatilmis bir batini inanctir.

Ezoterizm nedir?

Ezoterizm’in karsiligindan biri de batinilik olup,“icyüz“ icteki anlam, türkce karsiligi ise icrek’dir.

Ezoterik bilgiler denildigi zaman, herkeze aciklanmayan ancak belli egitimlerden gecip o bilgileri almayi hak kazanmis kisilere verilen bilgilerin usulü ile kisiye aktarilisini icermektedir.
Ezoterik bilgilerin en önemli yönü yazili olmaktan cok bir yol gösterici (mürsid) tarafindan ögrenciye (talib) belli bir sistem dahilinde ögretilmesidir.
Bu yönteme Inisisasyon da denilmektedir yani talib’in bir mürsidin eteginden tutmasi veya ondan el almasi ile gelisen bilgilendirme, ergenlestirme, kamillestirme asamasidir
(Bir mürside baglamazsan özünü hakkin huzurunda var olamazsin) sözü bunu cok güzel ifade etmektedir. Amac kamil insan kamil toplum yaratmaktir.

Ezoterizm’in tersi olan sisteme ise Egzoterizm denilmektedir.buda harici demektir. türkce karsiligi „disrak“ dir.
Egzoterik bilgiler herkesce bilinen ansiklopedi bilgileri yani siradan baslangic bilgileri oldugundan, ezoterik bilgilere ulasabilmek icin ögrenci egitimine egzoterik bilgiler ile baslamak zorundadir.
Zaman icerisinde gösterdigi cabalar ile yükselerek daha derin olan ezoterik bilgileri almaya hak kazanir. Ezoterik ögretinin verildigi hicbir okul ve sistemde; harici bilgileri eksik olan adaylara ezoterik bilgiler aktarilmaz. Bunun nedeni de insanin mükemmele ulasabilmesi icin ic ve dis alemin tam bir bütünlük icerisinde olmasi gerektigindendir.

Ezotorik sistem, yaradilisi ve tanri’yi tanimlamaya calisan dinler ile aslinda celismekle birlikte, yillarca dinleri bir sömürü ve hükmetme sistemi olarak kullanmaya calisan tutucu, radikal kesimlerin hedefi ola gelmistir Anadoluda ve cesitli cografyalarda görülen katliamlar bundan dolayidir.
Tek tanrili semavi dinlerin sistemlerinde kosulsuz bir inanma duygusu vardir.Insanin yasaminin sadece dünyadaki bedensel yasayisiyla sinirli olmayip bir ruhun varligi kabül edilirken; bu ruhun aslinda bedensel yasayisi sona erdiginde ahiret denilen bir baska mekana giderek bir baska boyutta, eger mükafatlandirilirsa iyi kosullarda, cezalandirilirsa kaynar kazanlarda sonsuza dek yasayacagi kabul edilir.Bu nedenle ikinci yasamin huzur ve mutluluk icinde gecmesi icin dünyadaki yasamin aci ve izdirapla gecirilecek bir imtihan dönemi olmasi gerektigi kabul edilmistir.Bu durum karsisinda insanin hayati boyunca ölüm korkusu icinde ölümü düsünmesine, ahireti kazanmak icinde dünya nimetlerini tepmesine sebebiyet verdigi gibi insanlar arasina ayrilik tohumunuda ekmeye sebebiyet vermistir.Gercekte tek Allah’a inanan cesitli dinlere mensup olanlar, mabetlerini,kitaplarini, bayramlarini,tatilerini inanc günlerini,kiyafetlerini, farklilastirdiklari gibi mezarlarini hatta ahiretlerini bile ayirmis, senin cennetin, benim cennetim veya cehennemini bile parsellemeye calismislardir.hatta daha da sevaba girmek icin Allah adina inanc adina ortaligi kana bulayip tarihde sayisiz savaslar yapmislardir.

Ezoterik düsünce’de bunlarin hic birine rastlanmaz. Rastlanmadigi gibi de, kurali, kitabi , peygamberi,ahireti olan dinlerle ve sistemlerle inanc nezninde bilim, ilim nezninde sürekli
cakisir olmustur. Ilim her zaman sistemlere ve resmi görüs dogrultusundaki inanclara ters düsmüstür
Yöneticiler yönetilenleri herhangi bir inanc anlayisinin cemberi icerisinde kutsal bir ilah adi altinda emirvaki yönlendirdikleri sürece hep basarili olmuslardir. ayni zamanda da bilimle ilgilenen insanlarin buluslarini ve icad edenlerini hor gördükleri gibi sonradan da o yeni bulunan icad olgularina da hipotek koyarak tanri buyrugu ve tanrinin insanlara lütfu niteliginde insanlara sunmuslardir .Yani tanri olmasaydi veya istemeseydi bütün bunlar gerceklesmezdi deyip noktayi koymuslardir.

Bu anlayisi kabullenmeyenler, kadim inanclarini ve akil iliskilerini, kadercilikten ve kulluk anlayisindan uzak tutup korunabilmek icin herhangi bir dinin altinda ezoterik örgütlenmelerini sürdürmüslerdir.
Iste bu yüzden saltanatinin sallanmasindan korkanlar.kendi din ve tanri anlayislarini baski yöntemi ve zor kullanarak hayata gecirmisler.Tarihde de sayisiz örnekleri vardir.

(Batini) ezoterik ögreti ile kendisini gelistiren inanc temsilcileri dünyanin var olusundan süzülüp gelen tarih icerisindeki köklerini Mu günes tanrisina kadar uzatabilmek ve Naacalar’in inanc anlayislarina kadar tasiyabilmek mümkündür. Günümüzden 15 bin yil önce yasadiklari tahmin edilen Naacalar’in civi yazilari 19yy.’da yasamis olan Ingiliz arastirmaci James Churchward’in incelemeleri ile desifre edilmis ve bes ciltlik bir eser geriye birakilmistir.

Aleviligin icindeki batini ögeler:

Naacalar’da görünen inanc ögeleri aleviligin icerisinde bulunan bir cok batini degerlerle örtüsmektedir.

_ Ilk kardeslik örgütü, onlarin zamaninda uygulamaya gecirilmistir.(Alevililigin degistirilemezi olan müsaiblik kurumu) ile benzesmektedir.

– Devriye inanci olan varolus felsefesi onlarda da hemen hemen aynidir. Yeniden dogusa inanmaktadirlar. Ruhun yeniden bedenlenecegine yada hakka ulasacagina inanmaktadirlar. Alevi inanciyla bire bir örtüsmektedir.

-Aleviligin Anasir-i erbaa dedigi dört ana element toprak, su, hava, ates Naacal inancinin degistirilemez olan köse tasidir.

Bunlara benzer bir cok degerlerin birbirleriyle örtüsmesi bizlere sunu göstermektedir.

Birincisi ezoterik olusu,

Sembollerle ve resim gibi sanat dali icerisinde gizlenerek ögütlenmeleri.15 bin yil öncesinde bile, bilimi terk etmeyisleri ve bir sonrakilere aktarma bilinci dogrultusunda hareket etmeleri. Geometri ile ugrasmalari, ücgen ve üc köseli iki ücgenin üst üste capraz bir sekilde konularak sivri ucun birisi yukariya digerinin ki ise asagiya dogru bakmasi ile olusturulan inanc sembolünü anlatan geometrik sekiller ve sayisal anlamlar da bizlerdeki ücleri, dörtleri,besleri animsatmaktadir. Yine oniki sayisi ile asamali olan ibadet türleri ve yaratilmak istenilen kamil insan ugrasi ,bizlere aleviligin köklerini co uzaklarda aramamiz gerektigini isaret etmektedir.

Ikincisi evrensel degerde olusu;
Ayni zamanda da bu inanci bütün dünya ya yaymalari, oldukca düsündürücüdür.
Batik uygarlik olan atlantik deki adalar batmadan once Meksika’ya ulastiklarida bilinmektedir
Cünkü üc ada’dan olusan batik adalar bogazlarla birbirlerine bagli idiler. Arastirmaci Churcward Tibet deki bir takim eksik tabletleri Meksikada bulunanlarla
tamamlamistir.Ayrica Naacallarin inancinin Mezapotamya’ya Misir’a kadar uzandigi da tesbit edilmistir.Kaygususuz Abdal’ in türbesi Misir’dadir. Alamut kalesinde örgütlenebilen kök salabilen Hassan Sabah’ta Misir’i Suriye’yi ziyaret etmistir.H. Bekttasi Veli’de büyük bir ihtimal’le Alamut kalesin’de veya o bölgeye yakin cografya’da yetismistir.Iran’in kuzeyindeki Hazar denizine sinir olan bu bölgedeki daglarin yüksekligi 6000 metre’dir
H. Bektasi Veli’nin, Ahmet Yesevi ögretisi ile iliskisinin olup olmadigi süphelidir. Ismaili batinisi’de degildir.Ismaililer yedinci imama kadar inanirlar.Oysaki alevi deyisleri oniki imami pespese dizerek deyislerini söyler.Büyük bir ihtimalle Ismaililer Alamut kalesine ve o cografya ya Emevi saldirilarindan dolayi siginanlardir. Mogollarin Alamut kalesini dagitmalari ile birlikte Ismaililer Hindistan’a göc etmistir.Halen de sayilari 20 milyonu bulan bir nüfusla orada yasamaktadirlar.

Alamut’un bulundugu bölge’de Horasan sinirlari icerisindedir. Anadolu’ya gelen H. Bektasi Veli önce Kürdistan bölgesine ugramistir. Kürtlerle erbain cikarmistir.Bu bilgiler Velayetnamede gecmektedir.Alabaliklar selama durmustur.Büyük bir ihtimalle Munzur suyu’nun kenarlaridir.Erbain cikartmak nefsin terbiye edilmesi diye aciklanir ama özü itibariyle bugünkü biyoloji’de o terime gen motivasyonu denir. Insan vücudundaki kanin enzimlerle terbiye edilmesinin orjinal uygulanisi olan Erbain cikartma kirk günde tamamlanmaktadir.Bu uygulamanin yerine getirildigi yerde dergahlardaki halvethanelerdir.(Velayetname) H.Bektasi Veli’nin büyük oglu Mahmut’un vecbe gelip öldügü Velayetname’de gecmektedir.Büyük bir ihtimalle erbain cikarma esnasinda ölmüstür.
Cünkü oldukca tehlikelidir.Bioloji kitaplarinda gen motivasyonu ölümle sonuclanabiliyor.
Süresi’de yine asagi yukari 40 gün (3,5 ay) dir.

H. Bektasi Veli inancini bilimle birlestiren büyük bir bilim adami idi. Zaten Velayetname bastan sona dikkatlice okununca karsimiza bioloji cikiyor.( bag,bostan, tahil,tohum, bugday, arpa )

Genetik yapilanma Avrupa da 19.yy’da basariya ulasabildi. Aradaki zaman farkini düsününce ve Türkiye’nin bugünü ile kiyaslayinca tarim’in, ciftci’nin bitik hali, köylünün yoksullugu Anadolu halkina yapilan ihanetlerin boyutu ile insanin kanini donduruyor.

Anadolu’ya gelen H.Bektasi Veli’nin yerlestigi yer, Kapadokya sinirlari icerisinde olup ezoterik bilgilerin kadim tarihden beri yayildigi Hermes’in(Idris) tapinagi olan Sulucakaracahöyük’deki eski tapinaktir.Bahcedeki mezar taslarinin üzerindeki günes tanri’sinin kabartmalarinin halen durdugunu sayin Erdogan Cinar resimlerle son yazdigi kitapda aciklamistir.H. Bektasi Veli’nin Oraya yerlesmesi de öyle tesadüf veya saklanma mahiyetinde degildir.Yikilmaya yüz tutmus olan duvara elini sürerek artik bu duvar yikilmaz diye söyledigi, dilden dile dolasmaktadir.Buradan cikartilacak olan izah; eski inanc okulunun tekrar hayata gecirildigine dair gönderme’dir. Yine ezoterizm’in kendisi ile izah edilisidir.

Bütün erenlerin, evliyalarin masalimsi anlatimlarinin icerisinde bir gercek gizlidir.
Inancimizin dogrulari ve yanlislari hikayelerin,ve deyislerin icerisindeki sifre ve anahtar sözcüklerin manalarini anlamakla anlasilan özdesliklerde sirlanmistir.Yada anlatilan hikayelerin icerisindeki manalarda gizlidir.
Aleviler kendi özlerini kendi yol önderlerinin söylemlerinin icerisinde aramalidirlar.kendi dillerinde aramalidirlar.Kuran da alevilik arayanlar, ters istikamete gidiyorlar.Insanin sag eli ile sag kulagini kasimasi dururken ,sag elle sol kulagi kasimaya kalkismak evrimini
tamamlayamamis olan maymun’un ugrasidir.

Hey arabca okuyanlar
Allah türkce bilmiyormu
Ingilizce, Fransizca
Size hitap kilmiyormu (Asik Mahsuni Serif)

Bütün yeni uygarliklar eskilerin her alanini, boyutunu icerisinde besleyerek devam ettirmistir.
Uygarliklarin, iktidarlari degisince eski degerlerdeki birikimlerde bir anda yok olmamisdir.Bir baba’nin ogluna 20 bin yillik bilgi aktarimini geceklestirebilecegi kadar gelismis olan insan beyninin algilama gücü evrimini gelistirmistir.
Ama hayvanlarda bu evrim asamasi henüz olgunlasmamistir.

Iste tam burada insanin aklina sitki’nin bir eseri olan ve günümüzde AliEkber Cicek’tarafindan bestelenen ve kendisinin bile tamamladikdan sonra sasirip kaldigi ve ben ne yaptim yahu… dedigi Haydar haydar isimli eser geliyor.

Ondörtbin yil gezdim pervanelikde
Sitki ismin duydum divanelikte
Ictim sarabini mestanelikte
Kirklarin ceminde dara düs oldum.
Kirklarin ceminde Haydar dara düs oldum.

Güruhu Naciye özümü kattim
Insan sifatinda cok geldim gittim
Bülbül oldum firdevs baginda öttüm
Bir zaman gül icin zara düs oldum
Bir zaman gül icin Haydar zara düs oldum

Aciklama; Ondörtbinyil bunun izahini alevileri bindörtyüz yillik islama yapistirmaya calisanlar versin.
Pervanelik:
Oniki hizmet’den semah hizmeti ayni zamanda da, Dünyanin günes etrafinda dönüsü. Kadin kendi ekseni etrafinda tam dönerken daire ekseninde de dönmeye devam ediyor.Dünya’yi sembollüyor. Erkek yarim ve öne dogru egilerek kendisini kadindan daha kücük boyuta indirgiyor ve yarim dönüs yaparak, kadininin yaninda uydusu gibi Ay’i sembollüyor.Bu kadin erkegin yan yana dönüsleri Günes etrafinda dönüsü ve ilimi inanca sembolle izah edislerinin kirklar semahi adi altinda cem ayinlerinde sergilenisidir.
Anadoluya özgüdür Saudi Arabistan’a degil. Islamin yasak ve haram olan sarabini da deliyor ve kirklarin ceminde iciyor.
Güruhi Naci’ ye özünü katmis, insan sifatinda gelip giden tanrisal insani yeniden doguslari izah ediyor. Bülbül oluyor gül dalinda cennet denilen firdevs bahcesinde evrimleserek Bitkinin ve en güzel sesli hayvan katagorisine giren kus sesiyle öterek cektigi zorluklari ve sevdasini anlatiyor.Hayvanlar alemi ,bitkisel alem canli cansiz mahlukat alemle gecirdigi evrimi izah ediyor.

Naacallarin tanrisal etkin güc diye adlandirdiklari isime de Alacallar
denilmektedir.

Anadolu’nun yerlesim merkezlerinin köylerinin isimlerini sehir planlamalarindan arastirin karsiniza yüzlerce köy ismi Alacallar veya Alaca olarak cikar.Su saydiklarim benim internet sayfalarindan iki dakika icerisindeki bulduklarimdir. Daha baska yörelerde de olacagindan hic kuskum yok Maras, Ordu, Izmir,Balikesir, Aydin, Corum’un tarihi yeri Alacahöyük Hitit uygarliginin merkezidir.
Alevi inanac ögeleri, Sümerlerde, Hititler’de Luvi’lerde, Asurlar’da da gecmektedir.Eski uygarliklar ve cok tanrili dinler biraz arastirilinca sayisiz degerler ortaya cikmaktadir.Arkeolojik kazilardan ortaya cikan veriler, tabletlerdeki civi yazilari.bizleri kadim uygarliklara götürmektedir.

Ali`nin, batinilikteki anlami ve Tanri bilimi
Neden Alacallarin üzerine gidiyorum cünkü bana (Ala) sözcügü Kul Himmet’in ve daha bir cok alevi nefes ve deyislerindeki Aliyy-Ala’yi , Arsi- Ala’yi(Gökyüzünün en yüksek katmani) animsatiyor.Alevilik deki tanrisal olan Aliyy-Ala yani imam Ali degilde kadim den beri süre gelen tanrisal Ali’nin, Ala olusunu cagristiriyor.

Kul Himmet

Bir ismi Ali’dir bir ismi Allah
Inkarim yoktur hem vallah billah
Muhammat Ali’ye Allah eyvallah
Ben Ali’den gayri Ala görmedim.

Kul Himmet burada ezoterik bir izah uygulamis. Yani herkeze acik olan bir dil kullanmis. Batini bir dil oyunu ile taraflarina neyin ne oldugunu da sergilemis. Isteyen istedigi kadar alsin icinden. Iste bu sanat’dir , iste bu Alevi Edebiyat’idir. Bu bizim tasavvuf deyip de gecistirdigimiz ama özünü bir türlü iyice anlayamadigimiz. Ezoterik ve Egzoterik izahin sergilenisidir.

Ali; Hz.Ali’yi cagristiriyor,ama Hz. Ali degil. Allah olan Aliyy-Ala.
Hazreti Ali burada Egzoterik anlatimla herkeze acik ve hic kimseyi rahatsiz etmeyen sekli ile izah edilirken..
Aliyy-Ala Ezoterik izah olarak yani gizli mana, batini izah. olarak kadimden beri var olan tanri Ali olarak karsimiza cikiyor.
Bir gizlenme ve gizleme sergileniyor Kul Himmetin dörtlügünde.

Buradan hic kimse su izahida cikartmaya kalkismasin Islam daki Hz.Ali zaten tanrisallik sifatinda dir demesin Cünkü Islamiyetdeki Halife Ali tanrisal degildir. 1,5 milyarlik islam aleminde buna kimse inanmaz islamiyetin kendiside zaten bunu kabul edemez.Artik Alevilerin ve Alevi arastirmacilarin acik yüreklilikle ortaya cikip bu durumu izah etmek gibi bir tarihi sorumlulugu vardir.

Ayrica; alevilikdeki tanrisal Ali sadece Ali ismi icin gecerli degildir. Bu tanrisallik kavramini

Yeri geliyor, H.Bektasi Veli’nin kendisine yüklenmis olarak görüyoruz.

Hünkar Haci Bektas Ali kendidir.

Yeri geliyor, Kamil insan sifatindaki kisi’de görüyoruz.

Yeri geliyor, Pir sultanin kendisi Ali Oluyor

.Duymayanlar duysun beni /Ben Ali’yim Ali benim.

Yeri geliyor, canli cansiz evrenin kendisi Ali oluyor, tanrisal kilifla doga karsimiza tanri olarak cikiyor.

Yedi iklim dört köseyi dolandim/ ben Ali’den gayri Ala görmedim.

Evrim teorsinde bütün hücrelerin yasamsal fosillerinin o bizim cansiz dedigimiz kaya tas ve maden de de oldugu artik günümüzde isbat edilmistir. Yani proteinler bir tas’da da vardir.cevherde de vardir. Sadece bitkisel örtü ve hayvansal olanlar yasamiyor. Madenlerde yasiyor.Iste burada düsünmek gerekiyor…..Haci Bektasi veli’nin( bes tas)’i kendisine sahit olarak göstermesindeki gizli ezoterik bilgi tasin da canli oldugudur. Kaya’nin üzerine binerek kaya’yi yürüttügüde ezoterik bilgi kapsaminda kayanin da yasayan bir hücresel canli oldugunun izah edilisidir (Velayetname)
Öyle olmasa dahi bu bir keramet’tir.Bütün evliyalar mitolojik hikayelerinde keramet ve mucize sahibidir.Buradaki mesaj’da yine iyi anlasilmalidir.Islamiyet’te mucize sadece Allah’a aittir.Insan mucize gösteremez.Keramet sahibi olamaz.Bu tür davranis gösterenler büyücü olarak tanimlanir, hepsi cin, peri’dir.Sözün kisasi bizim Keramet gösteren dedelerimize, pirlerimize, islamin penceresinden bakilinca, İslam cemberinin disinda duruyor.

Alevi inancinda tanri bilimi (Teoloji)
Bütün bu izahlarla anlatilanlari bir kazana doldurdugumuz zaman da karsimiza Vahdet-i Vücut felsefesi cikiyor. Tanri- Evren-Insan üclemesinden olusan canli cansiz herseyin tanrisal görünüse cikisini görüyoruz. Merkezinde de insan oturuyor.Enell hakk kavrami.
Tanri insan dadir. Ben tanriyim.Tanri, bu sirri cözenlerin gönül gözü acilanlarin gönlündedir. Iste bu anlamda, kafasi bu kavrami algilayamayan ruhbanci alevilerin yada dört kapi kirk makam asamasinin birinci kapisinda bekleyenlerin diger tasavvufu kavramis olan alevileri ateistlikle suclamalari yanlistir. Dogru degildir. Haksizliktir.Alevi inancina ihanettir.

Su siir Kaygusuz Abdal’aittir.

Kaygusuz Abdal tek tanrili dinlerin tanrisi olan tanriya bakin nasil hitap ediyor.Bazilari diyorki kaygusuz burada tanri’ya latife ediyor. Bunu herkez anlamazmis.Hic alakasi yok resmen ne demek istiyorsa acik acik onu diyor.Ve alevilerin tanrisinin böyle bir tanri olmadigini net bir sekilde belirtiyor.Bu siiri aleviler hep sakladilar.Bazen de sadece ilk iki dörtlügü söylendi. Neden sakliyorsunuz, Biz kabugumuza saklandikca asimilasyoncular bizi baska kiliflara büründürüyor. Bütün bunlar yetmez gibi birde olmadik hakaretlre maruz kaliyoruz ,Ateistlik’le suclanniyoruz. Hic kimse Kaygusuz Abdal’dan daha iyi alevi degil. Dört büyük dergahtan bir tanesi Kaygusuz Abdal dergahidir. Kahire’de Misir’dadir.

Yücelerden yüce gördüm
Erbabsin sen koca tanri
Alem okur kelam ile
Sen okursun hece tanri

Asi kullar yaratmissin
Varsin söyle dursun deyu
Anlari koymus orada
Sen cikmissin uca tanri

Kildan köprü yaratmissin
Gelsin kullar gecsin deyu
Hele biz söyle duralim
Yigit isen gec a tanri

Yigit olanlar anilir
Filan oglu filan deyu
Ne anan var ne baban
Sen benzersin pice tanri

Kaygusuzum der yaradan
Günde ücyüzbin curadan
Kaldir perdeyi aradan
Icelim bilece tanri.

Simdi herkes egri oturup dogru konussun. Yukaridaki siir’de Kaygusuz Abdal tanri’yla sakalasiyormu? Yoksa ne? Kaygusuz gavur mu, Ateist mi, dinsiz mi , zindik mi ? Allah’sizmi?

Alevilerin Allah’i tek tanrili dinlerin Allah’i degildir

Sanki Dünya tek tanrili dinlerle birlikte kurulmus, ilk insanin tarihi de bes bin yil tek tanri’li dinlerin inancindaki Allah’indan, baska’da Allah inanci yok.Önüne gelen alevilik hakkinda yorum yapiyor.“Hepimiz bir Allah’in kulu degilmiyiz.Neden ayrim yapiliyor“ gibi sözler.

Sunu artik herkez iyi bilmelidir.Biz hic bir zaman o birilerinin tanimladigi korkutucu, cezalandirici, kaynar kazani olan , köprüleri olan, dört melegi ile habire sevap, günah yazan, can alan, can satan, haber getirip, haber götüren, cennete cehenneme gönderen terazilerde tartan, Allah’in kulu olmadik. Biz hic bir kimsenin kulu olmadik.

ASIK DAIMI

Kainatin aynasiyim
Madem ki ben bir insanim
Hakkin varlik deryasiyim
Madem ki ben bir insanim

Insan hakta hak insanda
Ne ararsan bak insanda
Hiç eksiklik yok insanda
Madem ki ben bir insanim

Bunca temenni dilekler
Viz gelir çark-i felekler
Bana egilsin melekler
Madem ki ben bir insanim

Tevrati yazabilirim
Incili dizebilirim
Kurani sezebilirim
Madem ki ben bir insanim

Ilim bende kelam bende
Nice nice alem bende
Yazar levh-i kalem bende
Madem ki ben bir insanim

Enelhakkim ismim ile
Hakka erdim cismim ile
Benziyorum resmim ile
Madem ki ben bir insanim

Daimi’yim harap benim
Ayaklara türap benim
Ask ehline sarap benim
Madem ki ben bir insanim

Biz örgütlü mücadelemizle Ali`mize sahip cikiyoruz:
Yukaridaki izahlari anlamadan , yani o bilge’lige erisemeden yüzeysel egzoterik olan ve herkes tarafindan bilinmesinde sakinca görülmeyen izahi öne cikartarak internet sitelerinde „Bin yillik alevi gelenegi yok sayiliyor. Ali’siz alevilik üretiliyor AABF aleviligi ve Ali’yi inkar ediyor” diye cigirtkanlik yapanlar aynaya baksinlar ne sifat ta olduklarini görürler. Bilgiden ve bilgelikten nasibini alamamis türkolog sifatli yada Evladi Resül edasinda ortalikta alevilik satmaya kalkisanlar aynaya bakin aynaya neyi yansitiyor.
Bütün bunlar sunu yansitiyor ya sizler yeterince bilgi sahibi degilsiniz yada art niyetlisiniz.

Aleviler gecmisini unutmadan yoluna yoldasina simsiki sarilarak kendi degerlerini inkar edenlerinde karsisina bilim’le ilim’le cikabilmelidirler.Haklarini her zeminde arayabilmelidirler. Dil uzatanin sesini nefesinide yine demokratik cerceveler icerisinde yanitlayabilmelidirler. Gerekli sahisa hak ettigi cevabi cekinmeden verebilmelidirler.

Artik gizlisiz saklisiz hic bir kilifa bürünmeden kirli örtüler cöpe atilip yeni tertemiz elbiseler giyinilmelidir.

Kizilbaslarin, Alevilerin, Bektasilerin,Nusayrilerin ve islam cografyasina yakin olan halklarin tarih boyunca katledilisleri ezoterik bir örgütlenme ile yapilanmalarindan kaynaklanmaktadir.

Bu ezoterik yapilanma artik takkiyeden vaz gecip aciga cikmalidir ki alevi sifatinda ortalikda boy gösteren din ve irk simsarlari girecek delik arasin.

Alevi sözlü kaynaklari, bize alevilerin kadimden beri sürüp geldiklerini izah etmektedir.Inanc ritüelleri,deyis, nefes, cem, semah, onikihizmet,devriye (varolus cemberindeki veriler), ve daha yüzlercesi su an elimizdeki kaynaklarda gözlemlenmektedir. Iste bütün bu veriler bizim yolumuzu diger var olan yasal haklari kanunlarla pekistirilmis dinlerden ayirmaktadir.

Alevilik sonuc itibari ile Anadolu’yu ve bazi cevresindeki cografya’yi da icerisine alan kendine özgü kadimden beri süre gelen bir inanc sistemidir.
Ve bizlerde o mirasin veraset ilanindaki hak talep etme hakkini elinde bulunduran hissedarlarinin ta kendisiyiz.
Alevilerin haklari toprak gibi,su gibi, hava gibi, insan yasaminda nasil ki bunlara acilen ihtiyac duyuluyorsa acilen verilmelidir.Verilmezse kendi cehennemlerinin ates’inde yansinlar.

(Hamdüllahi Siri)
Cihan var olmadan ketm-i ademde
Hak ile birlikte yektas idim ben
Yaratti bu mülkü cünkü o demde
Yaptim tasvirini nakkas idim ben

Anasirdan bir libasa büründüm.
Nar’i hak’ü, bad’ü, ab’dan göründüm (Ates,toprak,hava,su)
Hayrül beser ile dünya’ya geldim
Adem ile bile bir yas idim ben.

Ademin sulbünden sit olup geldim
Nuh-u Nebi olup tufana girdim
Bir zaman bu mülke ibrahim oldum
Yaptim Beytullah’i tas tasidim ben.

Var olus anlatiliyor. Islamiyetin baslamasi ile alevilik baslamadi.Alevilik kadim tarihden beri devam eden bir inanctir.Bunun son halkasida Anadolu’da ve su anda da Avrupa yasayan aleviliktir.Önümüzdeki yillarda yani 30 yil sonra bizim cocuklarimiz da almanca, ingilizce siirler yazip aleviligi devam ettirmeye kalkisirlarsa hic kimse sasirmasin.

Ali bizim pirimizdir. Alahin Arslanidir. Ebu Talib’in oglu degil. Mirac’daki Ali’dir.
Alevilikte Ali`nin yeri tüm ibadetlerde ve deyislerde bellidir. Yeni bir Ali degil, atalarimizin bize ilettigi Ali bizim pirimizdir. Bunun disindaki iddialar polemiktir, Aleviligi baska zeminlere cekmektir.
Bunu dikkate alarak; artik birilerinin yolunun gidisatina dur denilmelidir.
Bu insanlarin amaclari bellidir.Örgütlerin disinda kalip bireyci hirslari ile Aleviligi bölüp parcalayip örgütlü gücün önüne duvar örebilmek. Bunlarin pesinden giden dedelerde tarihin akisi ile eriyip gidecekler ve isledikleri sucun vebalinden kurtulamayacaklardir Alevi ögretisinde, hirsini yenemeyen, nefsine teslim olanlara verilen yer bellidir. Cem cemaaat disi, düskünlük. Iste bu kisiler de kendiliklerinden cem cemaat disinda kalmis düskünlerdir.

H. Yergezen

Reklam
BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
Yorum Yap

Bu konuya henüz bir yorum yapılmadı.